hormon.gen.tr https://www.hormon.gen.tr Hormon, Hormonların Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, hormon.gen.tr Thu, 10 Mar 2016 00:00:00 +0000 Wed, 18 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Acth Hormonu https://www.hormon.gen.tr/acth-hormonu.html Sun, 04 Nov 2018 16:35:08 +0000 Acth hormonu "Adrenokortikotropik" denilen ve vücutta kortizolun üretimini uyarmakta olan bir hormon olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hormonun üretimini uyardığı kortizol ise glukoz, protein ve lipit metabolizmasını düzenleme, Acth hormonu "Adrenokortikotropik" denilen ve vücutta kortizolun üretimini uyarmakta olan bir hormon olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hormonun üretimini uyardığı kortizol ise glukoz, protein ve lipit metabolizmasını düzenleme, bağışıklık sisteminin yanıtını baskılama ve kan basıncının korunması konusunda önemi olan bir hormon olarak tanımlanabilmektedir. Kortizol seviyesi düştüğü zaman acth seviyesinin yükseldiği, kortizol seviyesi yükseldiği zaman ise acht seviyesinin düştüğü görülmektedir. 

Acth hormonu hepofiz bezi tarafından üretilen bir hormondur. Hipofiz bezleri üzerinden etki yapan rahatsızlıkların acth düzeylerinde yükselme ya da düşme yapabilmesi mümkündür. Acth salgısının gün içerisinde değişiklikler yaptığını görebilmek mümkündür. Özellikle sabah 6 ile 8 arasında en yüksek düzeyde olduğu görülürken acth seviyesinin 18-23 saatleri arasında en düşük seviyede olduğu görülmektedir.

Acth HormonuActh Hormonu Testi Yapılmasının Nedenleri
  • Böbrek üstü bezleriyle ilgili sorunlar yaşanması 
  • Hipofiz beziyle ilgili sorunlar yaşanması 
  • Cushing sendromu tespit edilmesi 
  • Addison hastalığının tespit edilmesi
  • Kortizol düzeyinin anormal olması
Acth Hormonunun Normal Değerleri

Gün içerisinde acth hormonu seviyesinin değişiyor olması sebebi ile bu hormonun seviyesinin ölçüldüğü testler sırasında değişiklikler yaşanması söz konusu olabilir. Bu testlerin nerede yapıldığı, kullanılan metot ve testin yapıldığı laboratuvarda testlerde değişiklik yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu testler sırasında hormonun normal değerlerine baktığımız zaman ise sabah saatlerinde 80 pg-ml'nin altında olması normal kabul edilirken, akşam saatlerinde ise 50 pg-ml'nin altında olduğu zaman normal kabul edilmektedir.

Acth Hormonu Değerlerinin Yüksek Olmasının Nedenleri
  • Bir süre önce ameliyat olmak
  • Duygusal ve fiziksel stres altında olmak
  • Addison hastası olmak
  • Cushing hastası olmak
  • Vücutta acth üretimine neden olan tümörlerin olması
  • Hipofiz bezinde tümör olması
Acth Hormonu Değerlerinin düşük Olmasının Nedenleri
  • Kortizon kullanılması
  • Hipofiz bezinde hasar meydana gelmesi
  • Cushing sendromunun yaşanması
Hangi Durumlar Acth Hormonu Seviye Testinin Sonuçlarına Etki Eder
  • Hamilelik
  • Regl dönemi
  • Yaralanmalar
  • Duygusal ve fiziksel stres yaşanması
  • Bir hafta önce radyoaktif madde kullanımıyla gerçekleştirilen bir işlem
  • İnsülin, lityum, levodopa ve amfetamin gibi ilaçların kullanılması
]]>
Büyüme Hormonu Eksikliği https://www.hormon.gen.tr/buyume-hormonu-eksikligi.html Mon, 05 Nov 2018 01:40:45 +0000 Büyüme hormonu eksikliği, günümüzde çok sık karşılaşılan durumlardandır.. Büyüme hormonu eksikliği, çocuklara özgü bir hastalık olduğu için yetişkinlerde çok nadir olarak meydana gelir. Bu hormon, insan vücudunda büy Büyüme hormonu eksikliği, günümüzde çok sık karşılaşılan durumlardandır.. Büyüme hormonu eksikliği, çocuklara özgü bir hastalık olduğu için yetişkinlerde çok nadir olarak meydana gelir. Bu hormon, insan vücudunda büyüme için kullanılan bir kimyasaldır. Bu kimyasal sayesinde vücuttaki organlar ve diğer dokular, gelişerek kişilerde büyüme sağlanır. Bu hormonun yeterli olarak vücutta bulunması durumunda kişi sağlıklı bir şekilde büyür ve vücut yaşı ile kimlik yaşı birbirine yakın olur. Fakat büyüme hormonu eksik olan kişilerde, kişi olduğundan daha da küçük görünür ve çocuğun gelişimi duracak kadar büyür. Aslında bazı insanlarda eksik olan hormon seviyesi biraz daha az olduğu için sorunlar aşırı bir hal almaz. Fakat bazı çocuklarda bu hormon oldukça eksiktir ve fiziksel olarak çok ciddi belirtilere neden olur. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklarda büyüme işlemi son derece yavaş olacaktır. Normalde iki senelik bir gelişme, bu hormon eksikliği nedeni ile yaklaşık olarak 4 yılda tamamlanacaktır. Eğer kişide büyüme hormonu eksikliği yanı BHE sorunu var ise kişi normal bir erişkinin boyuna ulaşamayacaktır. Bu gibi örnekler, günümüzde çok sık karşılaşılan durumlardandır. Büyüme hormonu eksikliği görülen kişilerde bu durumun nedeni birçok zaman genetik olmaktadır. Yani annede ya da babada olmak üzere aile içerisinde bir kişide büyüme hormonu eksikliği olduğu zaman bu kişilerin çocuklarında da büyüme hormonu eksikliği görülür. 

Büyüme hormonu eksikliğinde tıp bilimi gelişmiş olan teknoloji sayesinde bazı tedavilere ve bununla bilikte bazı başarılara imza atmıştır. Günümüzde tıbbi olarak, büyüme hormonu eksikliği olan insanlara tedavi uygulanabilmektedir. Bu gibi durumlarda çocuklarda eksik olan bu hormonun tıbbi olarak özel yöntemler ile üretilmiş olanları vücuda enjekte edilir. Tabiki bu işlemler düşünüldüğü kadar basit değildir. Bu gibi durumlarda asıl önemli olan şey, kişilerde büyüme hormonunun eksikliğinin erkenden tedavi edilmesidir. Bu durum ilerledikçe, vücut bu eksikliğe alışacak ve yaş ilerlediği halde gelişim sağlanamayacaktır. Bunun için erkenden yapılan müdahalelerde geç kalınmadan sorun çözülmüş olacaktır. Sizlerde büyüme hormonu eksikliği şüphesi duyduğunuz çocuklarınızı doktora götürerek gerekli olan hormon testlerini yaptırın. Böylece gerekli olan tedavileri yaptırarak sorunları ilerlemeden çözün.

Büyüme Hormonu Eksikliği
Büyüme hormonu eksikliğinin nedenleri,

Aslında büyüme hormonu eksikliğinin birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Fakat bu durum tıbbi olarak üç ana sebepten dolayı görülmektedir. Bunlar;
  • İnsanlarda hormonların üretimini sağlayan hipofiz bezleri bulunmaktadır. Bu bezler kafa tasında gözün arka kısımlarında yer almaktadır. Bu bezlere alınan darbeler ve bu bezlerin bulunduğu bölgelerin yaralanması durumunda hormon üretimleri durabilir. Bu nedenle Büyüme hormonu da dahil olmak üzere birçok hormonun eksikliği görülebilir.
  • Bazı insanlarda büyüme hormonu eksikliği, bu hormonun vücuttaki diğer hastalıklar ya da kullanılan diğer tıbbi ilaçlar nedeni ile yeteri kadar üretilmemesi nedeniyle oluşmaktadır. 
  • Son olarak bir diğer temel nedense çocuklarda bu hormonun yeteri kadar salgılanmasına rağmen vücuttaki dokuların büyüme hormonuna yanıt vermemesidir. Bu gibi durumlarda tedaviler de değişiklikler gösterebilir. 
Büyüme hormonu eksikliği,

Olan insanlarda bu duruma müdahale edilmediği zaman kişideki kasların gelişimi olumsuz bir şekilde etkilenecek ve kişi oldukça güçsüz bir yapı alacaktır. Bunun yanı sıra vücuttaki yağlar ve diğer besinlerden enerji sağlanması yetersiz kalacağı için kişide sürekli hızlı yorulma durumları meydana gelecektir. Bu durumların haricinde en önemlisi de kemiklerin gelişimini sağlayan bu hormonların eksik olması nedeni ile çocuğun kemik gelişimi sağlanamayac]]> Büyüme Hormonu https://www.hormon.gen.tr/buyume-hormonu.html Mon, 05 Nov 2018 20:31:28 +0000 Büyüme hormonu, bu hormon beyinde bulunan Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar büyüme hormonu  gerçekleştirir. Bu hormon tıp dilinde growth hormonu olarak adlandırılır. Büyüme hormonunun salgılanması için hipotalamustan sa Büyüme hormonu, bu hormon beyinde bulunan Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar büyüme hormonu  gerçekleştirir. Bu hormon tıp dilinde growth hormonu olarak adlandırılır. Büyüme hormonunun salgılanması için hipotalamustan salgılanan Ghrh hormonu sayesinde bu hormon artarken; hipotalamus bezinden salgılanan somatostatin salgısı ile büyüme hormonun da azalmalar görülür. Ayrıca büyüme hormonunun salgılanması üzerinde seks hormonları ve bazı büyüme faktörlerinin de bu hormon üzerinde büyük etkileri vardır. Özellikle mideden salgılanan ve iştah üzerinde son derece etkili olan Grhelin adındaki hormonlar büyüme hormonunun salgılanmasını artırmaktadır. Bu hormon ghrh bağlandığı hormonlarla ve reseptörler ile bağlanır. Büyüme hormonu kana karışarak karaciğere gelir ve oradan da başka hormonlar ile salgılanır. Vücutta Igf hormonu fazla salgılanır ise büyüme hormonunun salgılanmasını azaltır ve karaciğerden başka böbrek ve kıkırdak dokusunda, bağırsaklarda yer alır. Bu sayesinde kemik büyümesi, kas ve kıkırdak büyümesi sağlanmış olur. Büyüme hormonun boyun büyümesini sağlar.

Büyüme hormonunu olumlu etkileyen faktörler,

Büyüme hormonunu salgılayan hormonlar geceleyin artarken; gündüz bu hormonun salgılanması azalır. Ayrıca büyüme hormonunu uyku, kan şekeri düşüklüğü, açlık, stres, kanda üre yüksekliği ve siroz gibi hastalıklar sebebiyle kanda bulunan faktörler büyüme hormonu artırır. Uyku esnasında büyüme hormonu salgılanması en üst düzeye çıkar. Büyüme hormonları kemikleri etkilediği için boyun uzamasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu hormonun salgılanması için özellikle çocukların düzenli bir uyku yapısının olması gerekir.

Büyüme Hormonu
Büyüme hormonunu olumsuz etkileyen faktörler,

 Bu hormonun yaşın ilerlemesiyle salgılanmasında azalmalar görülür. Kan şekerinin yükselmesi, kanda kortizol artması, şişmanlık, tiroid, hormon azalması büyüme hormonunun salgılanmasını azaltmaktadır. Büyüme hormonları yaş ilerledikçe azaldığı gibi yaşla birlikte azalmasında, kaslarında azalmasını tetikler. Ayrıca hormonların azalma miktarında olumsuzluklara neden olur. Yaşlılıkta büyüme hormonu fazlasının zararlı olduğu kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda büyüme hormonunun fazlalığı yaş ilerledikçe olumsuz etkilerin ortaya çıktığı görülmüştür. Büyüme hormonu tıp dilindeki adı ile growth hormonu çok az sayıda tedaviler ile uygulanmış ve yapılan tedavilerinde faydası olmadığı saptanmıştır. Bu sebepten dolayı büyüme hormonunun kullanılmasında ilerleyen yaşlarda tedavi edilmesi uygun görülmemiştir. Yaşlılarda yapılan büyüme hormonu çalışmalarında vücutta sıvı birikimi yaptığının ve tansiyon, kalp ve kalp hastalıklarının riskini artırdığı, şeker hastalığı çıkışını hazırladığı saptanmıştır. Ayrıca Yapılan araştırmada yaşlılarda eklemlerde ağrı ve karpal tünel sendromuna sebep olduğu görülmüştür. Vücutta büyüme hormonu yaşlılarda kanser hastalığını da tetiklemiştir. Büyüme hormonunun Anti Aging olarak kullanılması uygun görülmemiştir. 
Büyüme hormonunun vücutta az salgılanması durumunda boy kısalığı gibi problemler görülür ayrıca büyüme hormonu salgılanması ile akromegali gibi hastalıklara sebep olur. Vücutta bulunan büyüme hormonunun az olması halinde özellikle çocuklarda büyük etkiler görülür ve etkilerinin arasında en çok da büyüme yetersizliği gibi cücelik denilen boy kısalığına sebep olur. Büyüme hormonunun salgılanmasının azaltan etkenler arasında sigara kullanımı, alkol kullanımı ve kafein gibi yan etkileri bulunan ürünlerin kullanılması ile uyku kalitesinin bozulduğundan dolayı büyüme hormonunun salgılanmasında azalmalar yarattığı görülmüştür.

Büyüme hormonunu tetikleyen yöntemler,

Büyüme hormonu kullanılması için büyüme hormonu yetersizliği bulunan kişilerde endokrinoloji uzmanları tarafından gerek görüldüğü zamanlarda uygulanmıştır. Ayrıca büyüme ho]]> Böbrek Üstü Bezi Hormonları https://www.hormon.gen.tr/bobrek-ustu-bezi-hormonlari.html Tue, 06 Nov 2018 02:47:50 +0000 Böbrek üstü bezi hormonları, her iki böbreğin üzerinde yer alan ve sarımtırak renkte olan  adrenal bezlerden salgılanır. Adrenal bezler kan damarları açısından oldukça zengin olup, böbreklerle herhangi bir bağlantıları da Böbrek üstü bezi hormonları, her iki böbreğin üzerinde yer alan ve sarımtırak renkte olan  adrenal bezlerden salgılanır. Adrenal bezler kan damarları açısından oldukça zengin olup, böbreklerle herhangi bir bağlantıları da yoktur. Bezlerden salgılanan hormonlar iki yarı bölümden salgılanır. Bezlerin dış bölümü olan adrenal korteks daha fazla sayıda hormon üretmekte, iç bölümü olan adrenal medulla ise kalp damar sistemi açısından önemli adrenalin ve noradrenalin denilen iki hormonu üretmektedir.

Böbrek üstü bezi hormonları

Dış kabuk bölgesinden salgılanan hormonlar (Adrenal Korteks)

Kortizol: Organizmada özellikle karbonhidrat ve protein metabolizması üzerinde etkili bir hormondur. Vücuda alınan yağların ve proteinin hızlı bir şekilde glikoza dönüşmesini sağlamakta ve kandaki şekerin yükselmesinde etkili olmaktadır. Bunun yanında karaciğerdeki glikojen sentezini arttıran etkisi de bulunmaktadır. Tıpta tedavi amacıyla romatizmal hastalıklarda, iltihaplanmalarda, alerji tedavisinde yaygın olarak kullanılır.

Aldosteron: Vücuttaki görevi böbreklerde yer alan idrar tüpçüklerinin klor ve sodyum iyonlarının geri emilmesini sağlamaktır. Bu etki kan ile hücre dışı sıvıların iyon derişimde faydalı olmaktadır. Eğer adrenal bezlerden fazla salgılanırsa, kan basıncı yükselir, doku sıvısı artar. Ancak aldosteron hormonu üretilmezse, kişilerin ölümüne yol açar. Deniz suyu yutulursa, insanın vücudundaki aldosteron hormonu seviyesi düşer.

Adrenal eşey hormonları: Böbrek üstü bezlerde erkek ve kadınlarda eşeysel hormon az miktarlarda salgılanır. Eğer erkeklerde ergenlik döneminden önce fazla miktarda adrenal eşey hormonu salgılanırsa, ergenliğe daha erken dönemde girilir. Kızlarda ergenlikten önce bu hormonların fazla salgılanması halinde, ses tonunda kalınlaşma, yüzde sakal kıllarının çıkması ve kasların erkekler gibi gelişmeye başlaması gibi etkiler izlenir. Bu etkiler erkekler içinde erken dönemde söz konusudur.

Böbrek Üstü Bezi Hormonları
İç kısımdan salgılanan hormonlar (Adrenal Medulla)

Adrenalin: Hormonun salgılanması özellikle korku halinde, heyecanlanma durumunda, öfkelenme sırasında, üzüntüde, kullanılan bazı ilaçlarda artar. Adrenalin hormonu seviyesindeki yükselme kan basıncında ve kan dolaşımında yükselmeye yol açar. indirim yavaşlar, hücrelerdeki enerji üretimi yükselir. Kalp daha hızlı atmaya başlar, damarlar genişler, göz bebeklerinde büyüme meydana gelir. Bu esnada beyne giden kan miktarında artış olur, kandaki pıhtılaşma süresinde kısalma ve yorgunluk etkisine karşı direnç ortaya çıkar. Adrenalin hormonu tıpta duran kalbin çalıştırılması için ve düşük kan basıncının yükseltilmesi amacıyla kullanılır. Hormonun etkisiyle vücuttaki kılcal damarlarda daralma olur, korku hali varsa cilt sararmaya başlar. Heyecan ve korku duygularında ilk olarak hipotalamus uyarılır. Burada üretilen düzenleyici etkenler sayesinde hipofiz kontrol altında tutulur. Hipofizde ACTH üretimini yaparak, adrenal bezleri kontrol altına alır. Bu sayede adrenalin hormonu salgılanması sağlanır. Adrenalin hormonu vücudumuzdaki glikojenin glikoza dönüşmesini sağlayarak, kanda bulunan glikoz miktarını yükseltir. Pankreas ise insülin ve glukagon hormonlarını salgılamakta ve kanda bulunan glikoz miktarı ayarlanmaktadır. Vücudumuzda karaciğer, pankreas ve böbrek üstü bezleri kandaki glikoz düzeyini ayarlayan sistem içinde görev yapar.

Noradrenalin: Hormonun vücuttaki görevi kılcal damarların kasılmasını düzenlemek, kan basıncını yükseltmektir. Adrenalin hormonuyla beraber hareket ederek, vücutta otonom sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Vücudumuzda otonom sinir sistemi istek dışı çalışan bir sistemdir. Ani durumlar oluştuğunda, adrenalin ve noradrenalin hormonlarının etkisiyle]]> Hormon Bozukluğu https://www.hormon.gen.tr/hormon-bozuklugu.html Wed, 07 Nov 2018 00:32:05 +0000 Hormon Bozukluğu, çoğunlukla hormon bozukluğu denildiği zaman geniş anlam içermektedir. Yalnızca gebelik ve kadınlar ile alakalı olan hormonal durumu kapsamamaktadır. Ayrıca vücuttaki diğer bütün hormonlarda meydana gelen bozuk Hormon Bozukluğu, çoğunlukla hormon bozukluğu denildiği zaman geniş anlam içermektedir. Yalnızca gebelik ve kadınlar ile alakalı olan hormonal durumu kapsamamaktadır. Ayrıca vücuttaki diğer bütün hormonlarda meydana gelen bozuklukları da kapsamaktadır. Hatta erkelerde bile bazı hormonal bozukluklara rastlamak da mümkün olmaktadır. Fakat genel olarak hormon bozukluğu denildiği zaman kadınlarda ilk olarak akla gelen hormon bozukluğu adet dönemlerinde ortaya çıkan düzensizlikler, kısırlık ya da tüylenme ile alakalı olan hormon bozuklukları ilk akla gelenlerdir. Çoğunlukla kadınlarda en az hastalık olarak ortaya çıkan hormon bozukluğu sebebi ile gelişmektedir. Çünkü kadınlarda ortaya çıkan tüylenme, kısırlık ve adette meydana gelen düzensizliklerin sebebi olarak hormon bozukluğundan kaynaklanmamaktadır. 

Hormon Bozukluğu Belirtisi, aslında yaşanan bu durumların çok az olan kısmında hormon bozukluğu ile alakalı olarak meydana gelmektedir. Ayrıca hormon bozukluğu ifadesinin kullanıldığı en sık olan durumlar ise, kişinin henüz genç yaşta olmasına rağmen karşılaşmış olduğu kıllanma ya da aşırı derecede tüylenmede meydana gelen artış durumlarıdır. Bu durum genel olarak "hirsutismuz" ismi ile ifade edilir ve bu durumda kişinin hormon değerleri normal şekilde ortaya çıkmaktadır. Çünkü kişiye uygulanan tahlillerde genellikle hormon değerleri normal olarak çıkmaktadır. Toplum içerisinde bu durum çoğunlukla hormon bozukluğundan kaynaklı olarak ifade edilse bile, bu bilgi doğru değildir.

Hormon Bozukluğu Aşırı Tüylenme, bu durum özellikle kişide ortaya çıkan hormon bozukluğundan dolayı gelişebileceği gibi, aynı zamanda en çok yapısal olarak (esmer tenlilerde) görülmektedir. Fakat bazı ırktan olan kişilerde bu tüylenme durumu normal oranda iken, hastalarda ise, bu tüylenme miktarı fazla olarak rahatsız edebilir.Kadınların en sık olarak yaşadığı polikistik over sendromundan kaynaklı olarak aşırı tüylenme durumları görülebilmektedir. Fakat bazı aşırı tüylenme durumlarında ise, kişinin hormon değerlerinde artışlara rastlanılmaz. 

Hormon Bozukluğu
Hormon Bozukluğu Adet Düzensizliği, en sık olarak hormon bozukluğu ifadesinin kullanıldığı diğer bir durum ise, kişide meydana gelen adet düzensizliğidir. Çoğunlukla ortaya çıkan adet dönemindeki düzensizlik kadınlık hormonu olan (FSH, östrojen) hormonlarında ortaya çıkan bozukluklardan kaynaklı olarak gelişebilmektedir. Ayrıca bazı guatr (TFT, T3, T4) hormonlarında meydana gelen bozukluklar ile de alakalı olabilmektedir. Ancak çoğunlukla adet düzensizliği yaşayan kadınların yaklaşık olarak %80 -%90 civarında herhangi bir şekilde hormon bozukluğu durumu ile kesinlikle karşılaşılmamıştır. Çoğunlukla uygulanan tahlillerin sonuçları hep normal olarak çıkmaktadır. Bu nedenle kişide ortaya çıkan adet düzensizliğinde hormon bozukluğundan bahsedilmemelidir. Genellikle kadınlarda meydana gelen adet düzensizliğinin ilk sebebi olarak, stres, çeşitli kullanılan ilaçlar, emzirme ve depresyon durumları gibi pek çok neden adet düzensizliği durumuna yol açabilmektedir. Ayrıca diğer hastalıklardan dolayı kişide adet düzensizliği ortaya çıkabilir. 

Hormon Bozukluğu TSH, beyinde mevcut olan hipofiz bezinden salgılanmaktadır. Çoğunlukla boyun bölgesinde mevcut olan troid bezinin uyarılması ile (T3 -T4 ) hormonlarının salgılanmasını sağlamaktadır. Ayrıca troid hormonlarının özellikle vücut içerisinde pek çok görevi olmasından dolayı TSH'da meydana gelen bir bozukluk farklı şekilde etkilenmeye sahip olmaktadır. Hatta guatr hastalığından dolayı troid hormonlarında bozukluklar meydana gelmektedir.  
]]>
Kadınlarda Hormon Bozukluğu https://www.hormon.gen.tr/kadinlarda-hormon-bozuklugu.html Wed, 07 Nov 2018 11:31:34 +0000 Kadınlarda Hormon Bozukluğu, Üreme faaliyetlerinin meydana gelmesine zemin hazırlayan hormonların, normal sisteminde meydana gelen bir takım sorunlar hormon bozukluklarına sebep olmaktadır. Hormon bozuklukları genel Kadınlarda Hormon Bozukluğu, Üreme faaliyetlerinin meydana gelmesine zemin hazırlayan hormonların, normal sisteminde meydana gelen bir takım sorunlar hormon bozukluklarına sebep olmaktadır. 

Hormon bozuklukları genellikle, genç kızlık döneminde ve ergenlik çağında beyin, rahim ve yumurtalıklar arasında gelişir. Hormonlarda meydana gelecek olan bozukluklar kadınlık hormonları ve tiroid hormonlarından oluşabilir. 

Kadınlarda sık görülen hormon bozuklukları,

Kadınlarda en çok rastlanan hormon bozukluğu genellikle genç kızlık döneminde yaşanan, aşırı tüylenme problemine sebep olan ve yumurtlama faaliyetlerinin düzensiz olduğu Polikistik Over Sendromu dur. Polikistik Over Sendromu vücudun bazı yerlerinde oluşan tüylenmeyi artırarak adet düzensizliklerine neden olmaktadır.

Prolaktin hormonunun vücuda aşırı salgılanması,
  • Göğüslerden süt gelmesine  
  • Tiroid hormonlarında meydana gelen düzensizliklere 
  • Üreme faaliyetlerinde problem yaşanmasına sebep olur. 
Prolaktin hormonunu tedavi edilmezse, 

Vücutta oluşan tüylenmeler giderek çoğalır ve hormonal düzensizlik kadının fiziksel görünüşünü ve psikolojisini olumsuz anlamda etkiler.

Östrojen hormonu bozuklukları,

Kadınların adet düzenlerinde büyük bir görevi olan östrojen hormonu kadınlarda yumurtlama zamanlarında daha çok salgılanır. Östrojen hormonu bozukluğu kadınlarda birçok soruna sebep olmaktadır.
  • Cinsel ilişki sırasında vajinada hissedilen ağrılara
  • Memelerin küçülmesine
  • Vajinada kuruluk oluşmasına
  • Vajinanın sarkma durumuna
  • Saçların dökülmesine
  • Ciltte kırışıklık meydana gelmesine
  • Cinsel ilişkide isteksiz olma gibi problemlere sebep olabilir.
Vücutta östrojen hormonu eksikliğinde, kadınların erken yaşta menopoza girmesi, vücudun aşırı terlemesi ve ruhsal problemler yaşanabilir.
Östrojen hormonunun fazla salgılanmasında, yumurtalıkların faaliyetlerinde birtakım değişiklikler, aşırı şişmanlık, yağ dokusu oranında yükselme ve meme kanseri riski gibi durumlar yaşanır.

Progesteron hormonu bozuklukları,

Rahmi gebelik durumuna hazır hale getiren ve kadının yumurtalıkları tarafından salgılanan progesteron hormonu, kadının adet döneminin ikinci haftasında yükselme gösterir. Progesteron hormonu kadınların genital bölgesinde etkilidir.

Progesteron hormonu bozukluğu,
  • Kadının yumurtalıklarının yumurta üretilmesine engel olur
  • Östrojen hormonunun etkilerini azaltır vücutta östrojen hormonu ile beraber bazı farklılıklara neden olur.
Doğum sonrasında kadının memesinden süt gelmesini sağlamasından  dolayısı hormonda oluşacak olan bozukluklar bu görevin yapılmasına engel olur.,

TSH hormonu bozuklukları,

Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu tiroid hormonlarının çalışmasında büyük bir etkiye sahiptir. Vücutta oldukça önemli olan tiroid bezlerinin eksik olması kadınlarda birçok soruna sebep olabilir. TSH hormonunun da oluşan bozukluklar tiroit hormonlarını da etkiler.

Kadınlarda Hormon Bozukluğu
TSH hormonu bozukluğu,
  • Kadınlarda kısır olma durumuna
  • Guatr hastalığına
  • Adet düzensizliğine neden olabilir.
Androjen hormonu bozukluğu,

Vücutta oluşan adriojen fazlalığından kaynaklanan bu hormon bozukluğu kadının vücudunda birçok değişikliğe sebep olabilir.
  • Kadının ses sonunda meydana gelecek kalınlaşmaya
  • Kadının kol ve bacak kasları]]> Hormon Testi https://www.hormon.gen.tr/hormon-testi.html Wed, 07 Nov 2018 13:27:47 +0000 Hormon Testi kan ölçümüyle yapılan ve hastalıkların teşhis edilmesini sağlayan bir testtir. Hormon Testi tek bir test değildir ve bir çok testten oluşur. Diğer testlere göre bu yüzden daha maliyetlidir. Hormon Testi Hormon Testi kan ölçümüyle yapılan ve hastalıkların teşhis edilmesini sağlayan bir testtir. Hormon Testi tek bir test değildir ve bir çok testten oluşur. Diğer testlere göre bu yüzden daha maliyetlidir. Hormon Testi akla estiği zaman yapılabilecek bir test değildir. Yapılması gereken özel günler vardır. Bu testi eğer adet görmek ile ilgili problem yaşıyorsanız veya kıllanma ile ilgili problem yaşıyorsanız ve bu testi yaptırmak istiyorsanız. Adetinizin ikinci veya üçüncü günü aç karnına kan vermeniz gerekir. Kadınları aylık olarak hormonları değiştiği için hormon testinden en iyi sonucu bu zamanlarda alabilirsiniz. Tiroit hormonlarına bakılacak olursa onda gün ve saat çok önemli değildir. Fakat bu test içinde aç olmak gerekir. Kortizon için test yapılacaksa yine aç karnına özellikle sabah sekiz dokuz saatleri arasın kan verilmelidir.  

    Hormon Testleri,

    Sadece kadınlara yapılmaz. Erkeklere de yapılır. Erkeklerde hormonların eksi yada fazla üretilmesi vücutta olumlu veya olumsuz etkiler yaratır. Bunu fark ettiyseniz en kısa zamanda Hormon Testi yaptırmalısınız.  

    Hormon Testi
    Hormon Testinde AMH, FSH, LH, prolaktin,  testosteron ve DHEAS gibi hormonlara bakılır. FS ve LH hipofizden salgılanan bir hormondur. Eğer FSH hormonu yüksek ise menopoz; düşük ise ergenlik öncesi dönem olduğu anlaşılır. Adet döneminde bayanlarda LH hormonu çok yüksek çıkar. Prolaktin değerleri en yüksek değeri hamilelik dönemidir. Prolaktin süt hormonudur.

    Özellikle kadınlar hormonlarında bir problem olduğunu düşünüyorsanız Hormon Testi yaptırmalısınız. Gelecekte sıkıntı yaşamak istemiyorsanız Hormon Testi yaptırıp yapılması gereken tedavi yaptırmalısınız.
    ]]>
    Androjen Hormonu Nedir https://www.hormon.gen.tr/androjen-hormonu-nedir.html Thu, 08 Nov 2018 03:27:50 +0000 Androjen hormonu nedir, androjen hormonu kadın ve erkekte üreme sisteminin gelişiminde, büyümesinde ilk derecede etkili olan grup hormonlardır. Bu gruptaki hormonlarda en fazla etkili olan erkeklerin erbezlerinden salgılanan testosteron Androjen hormonu nedir, androjen hormonu kadın ve erkekte üreme sisteminin gelişiminde, büyümesinde ilk derecede etkili olan grup hormonlardır. Bu gruptaki hormonlarda en fazla etkili olan erkeklerin erbezlerinden salgılanan testosteron hormonudur. Bunun işlevlerini destekleyen öteki androjenler, böbrek üstü bezlerinin dış kabuk bölgesinde az miktarda salgılanır. Kadınlarda kan plazmasında ise androjen hormonu az miktarda salgılanır. Erkeklerde androjen üreten hücreler erbezlerinde sperm üretimini yapan borucukların çevresindeki bağ dokusunda yer alan boşluklardaki leydig hücreleridir. Üremeleri belirli dönemlerde olan hayvanların erkeklerinin üreme dönemi geldiğinde erbezlerinde fazla miktarda bulunan leydig hücreleri, bu sürecin ardından azalır. Leydig hücrelerindeki androjen üretimi hipofiz bezinden salgılanan lutein yapan hormonun kontrolü altındadır.

    Androjen hormonunun etkileri

    Erkeklerde üreme sistemindeki gelişim için androjen hormonuna ihtiyaç bulunmaktadır. Ergenlik döneminden ve cinsel olgunluğa erişmeden önce kısırlaştırılan erkeklere testosteron hormonu enjekte edilmezse, üreme organları işlevini yerine getirecek derecede gelişemez. Gelişimi normal olan kısırlaştırılmayan erkeklerde androjen hormonu üreme sistemindeki organların büyümesine yol açar. Ergenlik döneminde kısırlaştırılan erkeklerde, üreme sistemi organları büzülür ve işlevlerini yerine getiremez. Erkeklerde cinsel ilgi ve davranışların devamlılığının sağlanması, sperm üretiminin olması için, androjen hormonu gerekir.

    Androjen Hormonu Nedir
    Androjen hormonunun etkileri erkeklerin yüzünde, göğüs ve kasıklarda kıllanmayla, saçların dökülmesi, kellik gibi durumlarda da görülür. Ergenlik döneminde erkeklerin ses tellerindeki uzama, kalınlaşma androjen hormonu etkisiyle oluşur. Kemiklerdeki büyüme hızlanır, kas liflerinin sayıca artmasını sağlar. Böbreklerde gelişim, kemik iliğinde bulunan protein artışına, alyuvarların sayıca artmasına, ter ve yağ bezlerinin işlevlerini yerine getirmesine, ciltte pigment artışına neden olur. Androjen hormonu kadınlarda ve erkeklerde östrojen üretimi için gerekli temel etkendir. Vücut mekanizması oldukça özel bir sistem dahilinde işlemektedir. Herhangi bir etkenin bu sistemde bulunmaması düzenin sarsılmasına neden olur. Androjen hormonu içinde bu geçerlidir. Vücuttaki seviyesi olumlu etkilerinin görülmesi için, daima gerektiği oranda bulunmalıdır.

    Androjen hormonu kullanımı

    Androjen hormonu östrojen hormonuyla beraber kullanılırsa, kadınlarda menopoz sonrasında faydalı etkiler yapar. Bu tedavinin uzun süre uygulanması durumunda kadında aşırı kıllanma, ses tellerinde kalınlaşma gibi yan etkiler görülebilir. Kadınlarda meme kanseri tedavisinde de androjen hormonu kullanımı faydalı olur.
    ]]>
    Progesteron Hormonu https://www.hormon.gen.tr/progesteron-hormonu.html Thu, 08 Nov 2018 07:55:41 +0000 Progesteron Hormonu, Rahmi her ay düzenli olarak gebelik durumuna hazırlayan progesteron hormonu, yumurtalıklardan salgılanan bir cinsiyet hormonudur ve kadınlarda ön hipofizden salgılanan lutein hormonunun sayesinde üretilir. Etkile Progesteron Hormonu, Rahmi her ay düzenli olarak gebelik durumuna hazırlayan progesteron hormonu, yumurtalıklardan salgılanan bir cinsiyet hormonudur ve kadınlarda ön hipofizden salgılanan lutein hormonunun sayesinde üretilir. Etkilerini kadının cinsel organında gösteren progesteron hormonu östrojen hormonunun faaliyetlerini azaltarak östrojen hormonu ile birlikte hormonlarda bazı farklılıklara neden olur.Progesteron hormonu adetin ikinci haftasından itibaren yükselme gösterir ve adet kanaması oluştuktan sonra progesteron miktarı düşmeye başlar.

    Progesteron hormonu, Kadının rahminini gebelik durumu için hazırlar gebelik durumundan sonrada bu durumu devam ettirir, (Döl yatağı ve uterus kas dokusunu sinyallerini azaltarak kasılmalarını engeller.Bu sayede progesteron hormonu salgısı artar. Döl yatağında bulunan döllenmiş yumurtanın döl yatağına rahat olarak yerleşmesine yardımcı olur)

    Progesteron hormonunun vücuda olan etkileri:
    • Rahim zarında meydana gelen aşırı kalınlaşma
    • Meme ağrısı ve hassasiyet durumu
    • Menopoz bulguları gibi etkileri vardır.
    Progesteron hormonu, Hissedilen aşırı yorgunluk, şiddetli baş ağrısı ,kan şekerinin düşmesi, asabiyet, hafıza kaybı, kanın pıhtılaşması, cinsel isteksizlik, rahimde oluşan kistler ve hamileliğin ilk aylarında yaşanan düşüklere de faydalı olmaktadır. 

    Progesteron testi: Progesteron hormonunun miktarını ölçmek için yapılan bir testtir. Hastalığın kan alınarak yapılan bu test sayesinde rahimde yumurtlama durumu kontrol edilebilir. Bununla birlikte kısırlığın nedenlerinden olan ve progesteron hormonunun salgılanmasının az olmasından kaynaklanan luteal faz defekti durumlarının teşhisi için de progesteron testinden yararlanılır.

    Progesteron ölçümü
    • Kısırlık durumu yaşayan hastalarda ovulasyon kontrolü için (progesteron miktarının az olması ovulasyon durumumu az olduğu anlamına gelir)
    • Dış gebelik durumunu teşhis etmek için yapılır.
    Progesteron Hormonu
    Progesteron hormonunun az salgılanmasına;
    • Andregenital sendrom 
    • Cushing sendromu 
    • Hamilelik gibi durumlar neden olur.
    Progesteron hormonunun yüksek salgılanmasına;
    • Yumurtlamanın oluşmadığı düzensiz adet durumu
    • Hipofiz besinleri
    • Turner sendromu gibi durumlar neden olur.
    Progesteron hormonunun normal değerleri:
    • 12 yaşından küçük kızlarda: 0,10-0,31 ng/ml
    • 12 yaşından büyük kadınlarda: 0,10-1,00 nl/ml
    • Erkeklerde: 0,1-1 ng/ml
    • Folliküler Faz: 0,10-1,10 ng/ml
    • Luteal Faz: 3,00-20,00 ng/ml
    • Pik: 0,10-1,10 ng/ml




    ]]>
    Gebelikte Prolaktin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/gebelikte-prolaktin-hormonu.html Thu, 08 Nov 2018 12:54:34 +0000 Gebelikte prolaktin hormonu: Prolaktin hormonu süt hormonu demektir. Beynin ortasında bulunan hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Prolaktin hormonu bayanlarda13-15 civarında olmalıdır. Erkeklerde ise 6-10 arasında olmalıdır. Bu Gebelikte prolaktin hormonu: Prolaktin hormonu süt hormonu demektir. Beynin ortasında bulunan hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Prolaktin hormonu bayanlarda13-15 civarında olmalıdır. Erkeklerde ise 6-10 arasında olmalıdır. Bu değer bayanların adet dönemlerinde sonlara doğru yumurtlama zamanı yükselme gösterebilir. Gebelik için olan yumurtlama döneminde bu değer 20 ye yükselebilir. Eğer yumurtlama döneminde bu değer 20 nin üzerine çıkarsa doktora başvurulmalıdır. Gebelikte prolaktin hormonu doğuma son iki üç ay kala normalinden üç katına kadar çıkabilir. Prolaktin hormonun bayanlarda ve erkeklerde ayrı görevleri vardır. Prolaktin hormonu cinsel arzuyu arttırabilir. Gebelik döneminde memelere süt üretilmesini sağlar. 

    Prolaktin hormonunun yükseldiğini belirten değerler:
    • Prolaktin hormonunun yüksekliği yumurtlama olmamasına neden olabilir.
    • Bu hormonun yüksekliği düzensiz yumurtlamaya neden olabilir.
    • Her ay olunan adette düzensizlik ve seyrekliğe neden olabilir.
    • Prolaktin hormonunun yüksekliği adette uzun süreli kesilmelere neden olabilir.
    • Herhangi bir gebelik olmamasına rağmen göğüsten süt gelmesine neden olabilir.
    • Prolaktin hormonunun yüksek olması göğüslerde ağrıya neden olabilir.
    • Bu hormonun yüksekliği bayanlarda cinsel isteğin azalmasına neden olabilir.
    • Genital bölgede kurumalara ve ilişki sırasında ağrı ve sızlamaya neden olabilir.
    • Gebelikte bu hormonun yüksek olması sıcak basmalarınave vücutta zonklamalara neden olabilir.
    • Diğer hormonlarıda etkilediği için kemik erimesine neden olabilir.
    Gebelikte prolaktin hormonunun yüksekliği yada düşüklüğü kan testi yapılarak öğrenilebilir. Yapılan kan testlerine göre doktor bir yol izler.

    Gebelikte Prolaktin Hormonu
    Prolaktin hormonunun yükselmesinin nedenleri:
    • Gebelik dönemi prolaktin hormonunu yükseltir.
    • Gebelik sonrası emzirme dönemi prolaktin hormonunu yükseltir.
    • Cinsel ilişkiye girme prolaktin hormonunu yükseltir.
    • Prolaktinin yüksek olması yüzünden göğüslere dokunamama ve hassasiyet olur.
    • Herkesin problemi olan stres prolaktin hormonunun yüksek olmasına neden olur.
    • Düzensiz uykular prolaktin hormonunun yüksek olmasına neden olur.
    • Kullanılan bazı ilaçlar bu hormonun yükselmesine neden olur.
    Prolaktin değeri yüksek olan bayanlar yumurtlamayı etkilediği için gebe kalamazlar. Bu yüzden eğer prolaktini yüksek olan bayan gebe kalmak istiyorsa doktora gitmeli ve prolaktin değerini düşürücü ilaçlar kullanmalıdır. Prolaktin değeri çok yüksek olan bayanlara bazen cerrahi müdahale yapılır. Prolaktin değerinin yüksek olması sadece tüp bebek yapımında engel olmaz. Bu yüzden tüp bebek olmadan gebe kalmak isteyen bayanların prolaktin değerini düşürücü ilaçlar kullanması gerekir ki gebe kalabilsinler.
    ]]>
    Kadın Hormonları https://www.hormon.gen.tr/kadin-hormonlari.html Fri, 09 Nov 2018 04:06:21 +0000 Kadın hormonları, Kadın hormonları hormonları sinir istemi içerisinde birbirleri ile ilişki halindedir. Kadının yaşadığı adet döngüsünde bu hormonları belirlemede büyük rol oynar. Ayrıca kadın hormonları değişiklikleri Kadın hormonları, Kadın hormonları hormonları sinir istemi içerisinde birbirleri ile ilişki halindedir. Kadının yaşadığı adet döngüsünde bu hormonları belirlemede büyük rol oynar. Ayrıca kadın hormonları değişiklikleri sadece adet kanamalarının olduğu dönemler değil, diğer olan günler arasında da kendini belli eder. Kadınlarda bulunan hormon değişikliklerinin etkileri bağışıklık sistemini, mide bağırsak faaliyetlerini, migreni, sinir sistemini etkileyen faktörler arasındadır. Kadınların adet döneminden sonraki zamanlara kadar olan bir aylık periyodunda salgılanan kadın hormonları içerisinde enerji düzeyini, psikolojik durumunu, içe ve dışa dönük hayat tarzını, tatlı ihtiyacını, kilosunu, beslenme şeklini etkileyen hormonlar sayesinde şekillendirir. Bu hormonlar kendi içerisinde işlevlere ayrılır.

    Östrojen hormonları: Östrojen hormonu kadının vücudundaki enerjiye artırır. Adet kanamasının başladığı günlerden yaklaşık olarak olarak bir hafta süresinde vücut sürekli östrojen salgılar. Bu süreçte kadınlık hormonu olan östrojen en alt yapıda iken adet süresinde yavaş yavaş artmaya başlar. Adet kanamasının başladığı günlerde kişinin üzerinde bulunan ağırlık ve yorgunluk hissettiği dönemin ardından; östrojen hormonu sayesinde kişide enerji yüklenmeye başlar. Vücutta bulunan ödemden kurtulur. Ayrıca uyuşukluk halinden kurtulup, daha dinç hale getirir. Ayrıca östrojen enerji düzeyini artırdığı için kadın ruhunda iyimserlik modunu güçlendirir. Bir hafta içerisinde insan ilişkilerinde daha başarılı olma hissi verir. Ayrıca östrojen salgısı iştah kontrolü sağlar ve diyete uyma konusunda başarılar sağlanmasını destekler. Diyet yapanların daha kolay kilo vermelerini sağlar. Çünkü motive edilen bir dönemdir. Östrojen hormonlarının düzeyi arttıkça sosyalleşme konusunda daha verimli olunur ve dışarı çıkarak insanlar arasında etkileşimde bulunması sağlanır. Bu dönemde kadınlar alışverişten zevk alırlar ve yaptığı aktivite gereken enerji ile yorulmadan hareket ederler. Ayrıca bu dönemde hesap, kitap gibi önemli konularda daha zeki olurlar.

    Kadın Hormonları
    Testosteron hormonu: Testosteron hormonu kadında özgüveninin yüksek olduğu dönemlerde kendini belli eder. Ayrıca bu hormon hafızayı keskinleştirir ve adet döneminden 1 hafta sonra kendini gösterir. Bir hafta boyunca salgıladığı ovulasyon döneminde östrojen miktarını iyice artırır. Kadınlık hormonu östrojen normal olarak salgılandığı gibi kadında da hemöstrojen hem de testestron hormonu doğal olarak bir arada yer almaktadır. Kadınlarda bulunan testosteron hormonu erkeklerin testosteron hormonuna göre yaklaşık olarak onda biri civarındadır. Testosteron hormonu ile kadınlar daha pozitif olurlar ve konuşmalarında kendilerini güvenini hissettirirler. Bu döneminde kadınların hafızaları daha keskin ve daha kuvvetlidir ve beyin düşüncelerinde daha hızlı oluşum meydana gelir. Ayrıca testosteron hormonu romantik hisleri tetikler ve bu testosteron hormonların etkisi ile cinsel istek hat safhaya ulaşır. Bu süreçte kadınlarda yumurtlamanın da etkisiyle hamilelik oluşumu sağlanır. Ayrıca testosteron hormonu ile çocuk istenmiyorsa korunmak gerekir. Ayrıca bu dönemin sonunda yavaş yavaş stres içinde eğilimli bir dönem başlar.

    Progesteron hormonları: Progesteron hormonları adet sürecinden iki hafta öncesine denk gelir ve kadınların hormon değişiminin yaşadığı bir süreçtir. Bu hafta boyunca östrojen, testosteron hormonunun salgılanması azalır ve en önemlisi adet döngüsünün yarısında progesteron hormonu salgılanır. Bu hormonunun görevi cinsel ilişki sonra döllenme olarak kadının rahmini ve cinsel organını gebeliğe hazırlama görevidir. Hamilelik gerçekleşirse bu dönemde progesteron düzeyi artar ve gebelik gerçekleşmemesi halinde hormonda azalmalar görülür. Bu haftalarda cinsel ilişki ile hamile kalma riski olduğundan dolayı dönem sonlarına doğru yorgunluk kendini gösterir. Sosyal yaşamın]]> Lh Hormonu https://www.hormon.gen.tr/lh-hormonu.html Fri, 09 Nov 2018 11:56:05 +0000 LH Hormonu, Erkek ve kadın cinsiyetlerinin her ikisinin de üreme organlarına etkisi olan LH hormonu, cinsel hormonların oluşabilmesini, kadında yumurta ve erkekte sperm gelişimi gibi cinsel farklılıkların oluşmasını sağlay LH Hormonu, Erkek ve kadın cinsiyetlerinin her ikisinin de üreme organlarına etkisi olan LH hormonu, cinsel hormonların oluşabilmesini, kadında yumurta ve erkekte sperm gelişimi gibi cinsel farklılıkların oluşmasını sağlayan bir hormondur. Erkeklerde testisteki leydig hücrelerinin gelişimine ve testosteron isimli erkeklik hormonunun salgılanmasına yardım eden LH hormonu aynı zamanda sperm hücrelerinin gelişmesinde de faydalı olmaktadır.

    Kadınlarda ise yumurtalıktaki teka hücrelerine erki etmekte olan LH hormonunun, kadınların androjen isimli bazı hormonlarının üretilmesine de faydası olmaktadır. LH hormonu aynı zamanda hormonlarda bir denge oluşmasını sağlamaktadır ve bu hormonun kadın vücuduna asıl etkisi de yumurtlamayı sağlamasıdır. Yine kadınlarda yumurtlamanın ardından korpus luteum oluşmakta ve bundan salgılanan progesteron hormonu LH hormonu vasıtasıyla salgılanmaktadır.

    LH Hormonunun Yüksek Olması: Böyle bir durum bazen kişilerde olumlu olmayan etkilere sebep olabilmektedir. LH hormonunun yükselmesi halinde erkeklerde sperm oluşumu etkilenebilmekte ve erkeklerin sperm hücrelerinin görevini yerine getirememesi gibi durumlara yol açabilmektedir. Bu hormonun normalden yüksek olması halinde kişinin vücudunda bulunan seks hormonu isimli hormonların düzensizleşmektedir. Lh hormonunun normalden yüksek olmaya başlaması ergenlik hormonlarını harekete geçirerek ergenlik döneminin başlangıcına vesile olmaktadır. Bunun sonucunda kadın ve erkekte ergenlik dönemi başlamakta ve erkeklerde sakal bıyık çıkması, kadınlarda ise göğüs büyümesi gibi ergenliğin getirdiği oluşumlar görülmektedir. Ergenlik dönemi genellikle kadınlarda 9 ile 13 yaş arasında görülmektedir. Erkeklerde ise genellikle bu yaş aralığı 12 ile 14 arasıdır.

    Lh Hormonu

    LH hormonu kadınların adet dönemleri boyunca değişmekle beraber, en yüksek düzeye yumurtlama öncesinde ulaşmaktadır. Yine menopoz döneminde bu hormonda artış görülmektedir. Erkeklerde ise durum kadınlara göre farklıdır ve erkeklerde bu hormon yaş ilerledikçe bir miktar artmakta ve testosteron hormonunun azalmasına sebep olmaktadır. LH hormonunun kişide oluşturduğu bu durumlar rahatsızlığa sebep olacağı ve bu durumdan kişi olumsuz etkileneceği için değerlerini normale döndürmek gerekmektedir. bu sebeple bir uzmana başvurulması gerekmektedir. Uzmanlar genellikle ilaç tedavisi ile bu durumun normale dönmesini sağlamaktadır. LH hormonunun yüksek olup olmadığını bilmek isteyen bir kişi doktora başvurarak LH test değerlerini öğrenebilmektedir. LH hormonunun normalden yüksek çıkması halinde kişide oluşabilecek rahatsızlıklardan dolayı doktoru tarafından bilgilendirilmekte ve tedavi edilebilmektedir. 

    ]]>
    Kadınlarda Testosteron Hormonu https://www.hormon.gen.tr/kadinlarda-testosteron-hormonu.html Sat, 10 Nov 2018 05:02:25 +0000 Kadınlarda Testosteron Hormonu, Testosteron ve östrojen hormonu seks hormonları grubunda bulunurlar. Testosteron hormonu aslında erkeklik hormonu olarak bilinir. Fakat kadınlarda da az miktarda testosteron hormonu bulunmaktadır.  Kadı Kadınlarda Testosteron Hormonu, Testosteron ve östrojen hormonu seks hormonları grubunda bulunurlar. Testosteron hormonu aslında erkeklik hormonu olarak bilinir. Fakat kadınlarda da az miktarda testosteron hormonu bulunmaktadır.  Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan ve az miktarda bulunan testosteron hormonu, kadınlarda cinsel isteğin artmasına yardımcı olur. Testosteron hormonunun bazı nedenlerden dolayı bozulması kadın vücudunda birtakım değişikliklere neden olabilir.

    Testosteron hormonunun yükselmesi durumunda,
    • Kadınlarda göbekte, meme uçlarında, kalçanın üstünde ve bacakların baldır kısmında meydana gelen kalın ve sert tüylenme
    • Adet düzensizliği
    • Adet kanamalarının miktarının artması
    • Kadınların ses tonunun kalınlaşması
    • Bacaklarda ve kollarda kas oluşması
    • Yüzün normalden sert bir görüntüye sahip olması
    • Vajinada daralma ve klitoriste büyüme
    • Birtakım takıntılar ve sinirlilik haline
    • Saç dökülmelerine
    • Kısırlığa
    • Ciltte aşırı yağlanma dan kaynaklanan sivilce oluşumu
    • Aşırı stres ve gerginlik gibi durumlara neden olabilir.
    Testosteron hormonunun düşmesi durumunda,
    • Kadınların genital bölgesinde ve koltuk altında çıkan tüylerin azalmasına
    • Cinsel ilişkide isteksiz olmaya
    • Kasların gücünde azalma olmasına
    • Ciltte kırışıklıklar meydana gelmesine neden olabilir.
    Testosteron testi,

    Kadınların vücudunda meydana gelen aşırı tüylenme ve adet düzensizlikleri gibi durumlarda testosteron testi kandaki testosteron hormonunun miktarını ölçmek için yapılır. Testosteron hormonunun yaklaşık üçte biri albumine bağlıdır. Bu hormon %1 ile 4 oranında vücutta serbest bir biçimde yer alır. Vücutta serbest bulunan testosteron hormonunun bu haline serbest testosteron denir. Testosteron hormonlarının seviyeleri gün boyunca sürekli değişiklik gösterir. Bu hormonların oranları, sabahın erken saatlerinde yüksek oranda artarken ilerleyen saatlerde düşüş gösterir.
    Testosteron testi koldan kan alınarak yapılır.

    Kadınlarda Testosteron Hormonu
    Kadınlarda testesteron hormonunun normal değerleri, 15-70 ng/dl arasında olmalıdır.

    Kadınlarda testosteron hormonunun değerinin yüksek olması,

    Yumurtalık kanseri, böbrek üstü bezi kanseri, Polikistik Over Sendromu, tiroid bezlerinde aşırı derecede tiroid hormonu salgılanmasından kaynaklanan hipertiroidizm hastalığı gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

    Kadınlarda testosteron hormonunun değerinin düşük olması,

    Down Sendromu, kronik alkol kullanımı ve bazı karaciğer hastalıklarına neden olabilir.
    ]]>
    Hamilelik Hormonu https://www.hormon.gen.tr/hamilelik-hormonu.html Sat, 10 Nov 2018 14:56:48 +0000 Hamilelik hormonu, yumurtalıklardan atılan yumurta hücresinin sperm hücresi ile karşılaşması ile gerçekleşen döllenme olayını sağlayan hormondur. HCG hormonu olarak da bilinmektedir. Hormon, yeni döllenmiş yumurtayı çevrele Hamilelik hormonu, yumurtalıklardan atılan yumurta hücresinin sperm hücresi ile karşılaşması ile gerçekleşen döllenme olayını sağlayan hormondur. HCG hormonu olarak da bilinmektedir. Hormon, yeni döllenmiş yumurtayı çevreleyen ve daha sonra plasentaya dönüşecek olan hücreler tarafından salgılanmaktadır.

    HCG hormonunun temel olarak alfa ve beta olmak üzere iki adet alt grubu bulunuyor. HCG’nin temel görevi özellikle gebeliğin ilk üç ayında plasenta hormon üretimine başlayana kadar yumurtalıklarda progesteron hormonu üretiminin devam etmesini sağlamaktır. Bu üç aylık dönem sonrasında plasenta hormon üretimine başlayacak ve gebeliğin devamı için gerekli hormonları salgılayacaktır.

    HCG hormonu  gebeliğin var olup olmadığını belirten hormondur.  Bu hormon önce kanda sonra da idrarda yükseliş göstermektedir. Döllenmenin gerçekleşmesinden sonraki  6. ya da 8. günden itibaren HCG hormonu kanda yükselir. Birkaç gün sonra idrarda da yükselişe geçer. Hamilelik oluştuğunda ise HCG hormon değerleri iki katına çıkar. HCG’nin kan düzeyinin iki katına çıkması için geçen süreye ikiye katlanma süresi (doubling time) denmektedir. Hamileliğin devam eden aylarında ise HCG hormonundaki değer hızını keserek yavaşlamaya başlar. HCG hormonu hamileliğin yaklaşık 8. haftasında en yüksek seviyelere ulaşır. Bu haftalardan sonra hızla düşüşe geçer. Gebelikte meydana gelen kusmaların da nedeni olarak HCG hormonu gösterilmektedir. Yumurtanın döllenmesiyle birlikte hamilelik oluşur ve HCG hormonundaki değerler artış gösterir. 

    Gebelik testi, bu hormonun kanda veya idrarda bulgularına rastlanması ile kesinlik kazanıyor. Beta ünitesi kanda ölçümü yapılan bir hücre olduğu için, kanda yapılan gebelik testlerine Beta HCG testi adı veriliyor. Gebeliğin kesin haftasını söylemek için basit bir ultrasona girmek yeterlidir. Benzer şekilde bebeğin canlı olup olmadığı da ultrason ile netlik kazanabilir. Çünkü HCG hormonu değerlerinin yüksek çıkmasının normal gebelik yada çoklu gebelik dışında da sebepleri vardır. Yumurtalık, mide, pankreas, kalın bağırsak ve karaciğer kanserlerinde de HCG hormonu yüksek çıkabilir. HCG hormonu değerlerinin düşük çıkmasının sebepleri olarak da dış gebelik yada anne karnındayken bebeğin ölmesi gösterilebilir. 

    Hamilelik Hormonu
    Kandaki HCG Düzeyleri:

    • Hamile olmayan kadınlarda: 5 U/L’nin altındadır.
    • 1 haftalık gebelikte: 5-50 U/L arasındadır.
    • 2 haftalık gebelikte: 50-500 U/L  arasındadır.
    • 3 haftalık gebelikte: 100-10.000 U/L arasındadır.
    • 4 haftalık gebelikte: 1080-30.000 U/L arasındadır.
    • 6-8 haftalık gebelikte: 3500-115.000 U/L arasındadır.
    • 12 haftalık gebelikte: 12.000-270.000 U/L arasındadır.

    İdrardaki HCG Düzeyleri:

    • Hamile olmayan kadınlarda: Negatiftir.
    • Hamilelikte: Pozitiftir.

    Tüm bunların dışında HCG hormonunun gebelik üzerindeki olumlu etkilerini taklit etmek için üretilmiş HCG hormon iğneleri mevcuttur. Bu iğneler ilaçla veya kendiliğinden olgunlaşan yumurtayı çatlatmak için uygulanır. Yine bazı durumlarda tüp bebek veya aşılama  tedavilerinde 1,500 ünite HCG hormon iğneleri ile gebeliğin devamlılığı amaçlanmaktadır.

    ]]>
    Boy Uzatan Hormon https://www.hormon.gen.tr/boy-uzatan-hormon.html Sun, 11 Nov 2018 00:47:19 +0000 Boy uzatan hormon, Bu tedavi kemiklerin yeterli düzeyde oluşmadığı kişilerde uygulanan bir yöntemdir. Boy uzatma hormonunun tedavisinin doğal yollardan uygulanması mümkündür. Boy uzatma için etkili yöntemler mevcut olup; bu uygu Boy uzatan hormon, Bu tedavi kemiklerin yeterli düzeyde oluşmadığı kişilerde uygulanan bir yöntemdir. Boy uzatma hormonunun tedavisinin doğal yollardan uygulanması mümkündür. Boy uzatma için etkili yöntemler mevcut olup; bu uygulama yapılmadan hastanın her ayrıntıyı bilmesi son derece önemlidir. İnsan bedeninin üretmesi gereken büyüme hormonu adedini üretmemesi halinde oluşan eksikliği dışarıdan yapay hormonlar ile tamamlanması durumudur. Boy uzatma hormon tedavisi basit görünse de uygulama aşamalarında çeşitli yan etkileri barındırdığı için tedavi yöntemlerinden sonuç alınmadığı durumlarda görülmektedir. Boy uzatma tedavisinde büyüme aşamasını tamamlamış ve büyüme döneminde olan vücutlarda tedaviye başlanması temel amaçtır. Bunun sebebi ise somatotrop hücrelerinin salgıladığı büyüme hormonlarının gelişim dönemindeki çocuklarda uzun kemiklerin ucundaki hücrelerin bölünerek çoğalmasını desteklemek amacıyla, boy uzamasının gerçekleştirilmesi yöntemidir. Yetişkin kişilerde ise kemik gelişim aşaması durmuş olduğundan dolayı tedavi uygulanıp, uygulanmayacağına uzman doktor tarafından yapılacak testler ile karar verilir.

    Boy uzatma hormonunun tedavisi

    Boy uzatma hormonları büyüme hormonu olarak bilinen protein yapıda bir aminoasit grubu arasında yer alır. Bu aminoasit beyin hipofiz bezinde bulunan somatotrop ve somatotropin olarak bilinen hücrelerin uyku esnasında salgıladığı hormonlara verilen isimdir. İnsan vücudunda hücre yenilenmesinin tamamlanması, dokuların tedavi edilmesini, kas gelişiminin gerçekleştirilmesi gibi görevleri üstlenirler. Kas gelişim sürecini gerçekleştirmek için gerekli olan miktarda büyüme hormonu üretilmemesi ile büyüme hormonu süreci gerektiği ölçüde oluşmaz. Bu durumda dışarıdan takviye edilen boy uzatma hormonu ilaçları ile bu eksiklik giderilir ve kasların gelişimi olması gerektiği düzeyde hıza ulaşır. Uzmanların dikkatli olması gereken ve bulundukları noktada verilen hormon miktarının idare seviyesinin kesinlikle daha yükseğe çıkmaması gerekir. Bu tedavi uygulama sürecinde hormonların yeterlilik seviyesi doktor tarafından sıklıkla kontrol edilmesi gerekir. Ayrıca olabilecek problemlerin önüne geçmek için son derece önemlidir. Günümüz teknolojileri ile boy uzatma hücre tedavisinde yardımcı hormonlar oral, sprey, toz haline, enjekte hormonları ile imkan sağlamaktadır. Bu tedavi şekilleri arasından hastaya en uygun olan seçenek doktor tarafından belirlenerek, hastanın da aynı yöntemi istemesi üzerine gerekli şekilde tedavi uygulanır.

    Boy Uzatan Hormon
    Boy uzatma hormonunun tedavisinin yan etkileri

    Gerekli olan boy uzatma hormon tedavisinde vücuda girecek kimyasal maddeler sebebiyle yan etkileri oluşabilir. Yan etkiler görülmesi durumunda tedavide olması gereken değişiklikler mevcuttur. Bu değişiklikler ile tedavi sürecine tamamen bitirmekte gerekebilir. Hastalarda boy uzatma hormon tedavisi sürecinde oluşabilecek yan etkiler şöyledir:
    • Büyüme hormonunun salgılanması için gerekli olan tedaviler üzerinde kişide kas güçsüzlüğü meydana gelebilir.
    • Hormonların etkisi ile tedavi olan kişilerde cinsel isteksizlik meydana gelebilir. Cinsel isteksizliğin yanında sinirlerde oluşan baskılarda kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir.
    • Hormon tedavisinin yan etkileri arasında az görülmesi ile diyabet rahatsızlığı gibi yan etkiler oluşabileceği belirtilmiştir.
    • Boy uzatma tedavisinde beyin hipofiz bölümünde büyüme hormonu salgılayan somatotrop hücrelerinde hipofiz tümörü meydana gelebilir.
    • Büyüme hormonu tedavisi olan kişilerin el parmaklarının kemiklerinde kalınlaşmalar oluşabilir. Ayrıca bu hastalarda çene kemiğinde kalınlaşmalar da görüldüğü de olmuştur.
    Boy uzatma için uygulanan hormon tedavisinin uzman kişiler tarafından yapılması oldukça önemlidir. Yapılacak olan boy uzatma tedavisinde kişiye uygulanacak tetkikle]]> Östrojen Hormonu https://www.hormon.gen.tr/ostrojen-hormonu.html Sun, 11 Nov 2018 16:18:24 +0000 Östrojen Hormonu, Erkeklerde ve kadınlarda bulunan östrojen hormonu, kadınlarda adet günlerinin düzenlenmesinde önemli görevlere sahiptir. Üreme yaşında olan kadınlarda östrojen hormonu oranı oldukça yüksektir. Progesteron hor Östrojen Hormonu, Erkeklerde ve kadınlarda bulunan östrojen hormonu, kadınlarda adet günlerinin düzenlenmesinde önemli görevlere sahiptir. Üreme yaşında olan kadınlarda östrojen hormonu oranı oldukça yüksektir. Progesteron hormonu ile birlikte düzenli bir şekilde çalışan östrojen hormonu, kadınlarda cinsiyet özelliklerinin gelişmesine katkı sağlar ve adet döneminde kalınlaşan endometriyum ve diğer süreçlerin düzenlenmesine yardımcı olur. FSH ve LH hormonu, üreme çağındaki kadınlarda östrojen hormonunun salgılanmasını düzenler.
    Kan dolaşımında bulunan östrojen hormonu, folikül uyarıcı hormon ve lüteinizan hormonun değerlerinin düşmesine sebep olması nedeniyle birtakım oral kontraseptiflerde östrojen hormonları bulunmaktadır.

    Östrojen hormonunun görevleri,

    Östradiol, östriol ve östron olarak 3 östrojen hormonu bulunur. FSH ve LH hormonları genç kızlık döneminde yumurtalıkları harekete geçirerek östrojen hormonunu salgılarlar. Östrojen hormonunun salgılanması ergenliğin ilk yıllarında başlar.

    Östrojen hormonu,
    • Genç kızlık döneminde boyun hızlı uzaması
    • Genital bölge ve koltuk altında tüylenme
    • Kalça bölgelerinde yağlanma ve büyüme
    • Göğüslerde büyüme ve göğsün başının renginin koyulaşması
    • Vücut hatları yuvarlaklaşır, göğüs ve kalçalar dolgunlaşmaya başlar
    • Rahim zarını kalınlaşır ve yumurtalıkların hacmi büyür
    • Vajina uzar ve vajina içerisindeki kayganlığın oluşmasına yardımcı olan hücrelerin salgılarının atması gibi durumlara sebep olur.
    Östrojen hormonunun eksikliği,
    • Göğüslerde küçülmesine
    • Vajinada kuruluk oluşmasına
    • Cinsel ilişkiye girmede isteksizliğe
    • Cinsel ilişki anında vajinada ağrı hissedilmesine
    • Saç dökülmelerine ve ciltte meydana gelen kırışıklıklara
    • Menopoz durumuna
    • Aşırı terleme ve sıcak basması durumlarına
    • Psikolojik davranış bozukluklarına
    • Vajinada sarkma görülmesine neden olabilir.
    Östrojen HormonuÖstrojen hormonunun artması,
    • Yumurtalık fonksiyonlarının deforme olmasına
    • Polikistik over sendromuna
    • Aşırı kilo alımına
    • Selülitlere ve kalçalarda yağ oluşmasına
    • Rahim ve meme kanseri riskinin artmasına
    • Vücutta su ve tuz emiliminin fazla olmasına
    • Bacaklarda bulunan damarlarda tıkanıklığa
    • Safra kesesinde taş oluşumuna  
    • Akciğerde pıhtı oluşmasına ve yüksek tansiyona neden olabilir.
    Östrojen hormonu testi,

    Östrojen hormonu testi kan yada idrarda östrojen hormonlarının oranlarını ölçmek için kullanılır. Östrojen testleri  E1 östron, E2 östradion ve E3 östriolden hormonlarını ölçer.

    Östrojen hormonunun normal değeri,

    Menopoz durumu öncesinde: 60-400 pg/ml
    Menopoz durumunda: 130 pg/ml nin altında
    Gebeliğin ilk üç aylarında: 38 ng/ml nin altında
    Gebeliğin ikinci üç ayında: 38-140 ng/ml 
    Gebeliğin son aylarında: 31-460 ng/ml
    Erkeklerde: 10-130 pg/ml nin altında olmalıdır.

    Östrojen hormonunun değerinin fazla olması, çoklu gebeliklere, yumurtalık kanseri riskine, karaciğer rahatsızlıklarına, erkeklerde testis kanserine ve böbrek üstü bezi kanserlerine neden olabilir.

    Östrojen hormonunun değerinin düşük olması, menopoz durumuna, yumurtalıkların faaliyetlerinde oluşacak olan sorunlara, gebelikte plesanta yada bebekten kaynaklanan sorunlara, bazı yeme problemlerine, turner ve polikistik over sendromuna neden olabilir.
    ]]>
    Prolaktin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/prolaktin-hormonu.html Sun, 11 Nov 2018 20:12:52 +0000 Prolaktin hormonu, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan iç salgı hormonudur. Hormonun kontrolü hipotalamus bölgesi tarafından yapılmakta ve PRL olarak tanımlanmaktadır. Hipotalamusta salgılanan TRH hormonu da prolaktin hormonunun sa Prolaktin hormonu, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan iç salgı hormonudur. Hormonun kontrolü hipotalamus bölgesi tarafından yapılmakta ve PRL olarak tanımlanmaktadır. Hipotalamusta salgılanan TRH hormonu da prolaktin hormonunun salgılanmasını arttırır. Prolaktin hormonunun yüksek seviyede olması hiperprolaktinemi olarak tanımlanır. Vücuttaki görevi kadınlarda lohusalık ve emzirme sürecinde süt üretilmesi, yumurtlama ve adetlerin durmasını sağlamaktır. Emzirme döneminde kadının gebe kalması önleyen bu hormonun salgılanmasında sorun yaşanırsa, adet düzeninde bozulma meydana gelir, göğüslerden süt benzeri sıvıların gelmesine neden olur. Prolaktin hormonu hipofiz beziyle birlikte rahim dokusundan da salgılanır. Gebeliğin başlamasıyla birlikte miktarı artar. Doğumla birlikte emzirmeye hazırlık amacıyla göğüslerin büyümesini sağlar ve ağız sütü denen kolostrum üretimini gerçekleştirir. Kadının gebelik dışında prolaktin hormon seviyesi yüksek olursa, bu gebeliğin oluşmasına engel olur. Tüp bebek uygulaması için prolaktin hormonunun yüksek olması sorun olmaz. Bazı dönemlerde prolaktin seviyesinde düşüklük te görülebilir. Eğer doğumdan sonra göğüslerden süt gelmezse, bu prolaktin hormonundaki düşüklükten kaynaklanır.

    Prolaktin hormonu neden yükselir
    • Ruhsal sorunların uzun süre devam etmesi halinde prolaktin seviyesi yükselir
    • Göğüs uçlarının devamlı olarak uyarılması
    • Karaciğer ve böbrek hastalıkları
    • Doğum kontrol haplarının kullanımı ve östrojen hormonu da prolaktin seviyesini yükseltir
    • Bazı yüksek tansiyon ve depresyon ilaçlarının kullanımı
    • Tiroit bezi hormonlarının yetersiz salgılanması
    • Hipotalamus bölgesi ve hipofiz bezi hastalıklarında
    • Göğüs bölgesindeki travmalar
    • Cinsel ilişki sıklığının fazla olması ve fazla uyku uyumak
    • Protein tüketiminin fazla olması
    • Gebelik ve emzirme dönemlerinde olmak, prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olur.
    Prolaktin hormonu yüksekliği belirtileri
    • Sık adet görme, ara kanamalar, adet kanamalarının miktarında azalma gibi adet düzensizliklerinin yaşanması
    • Yumurtlama olmadığından gebe kalamamak
    • Göğüslerden süt benzeri sıvının gelmesi
    • Kadınlarda cinsel isteksizlik olması
    • Nadir olarak baş ağrısı, görme bozukluğu etkileri
    • Menopoz döneminde girilmiş gibi sıkıntıların ortaya çıkması
    • Ağrılı cinsel ilişki, vajinada kuruluk olması
    • Erkeklerde göğüs büyümesi, sertleşme problemlerinin olması prolaktin yüksekliğini düşündürmelidir.
    Prolaktin Hormonu
    Prolaktin hormonu yüksekliği tanısı ve tedavisi nasıl yapılır

    Hastalarda prolaktin yüksekliğine ait belirtilerin olması halinde, yapılan kan tetkiki sayesinde prolaktin hormonu seviyesi ölçülebilir. Hormonda yükseklik tespiti yapılırsa, hipofiz ve hipotalamus bölgesinde araştırma yapılır. Araştırma için kafada hipofiz bölgesinin röntgeni çekilir, BT ya da MR tetkikleri yapılabilir.

    Prolaktin hormonu yüksekliğinin tedavisi için, öncelikle bunun sebebi tespit edilmelidir. Uygulanacak tedavi buna göre planlanır. Prolaktin hormonunun düşürülmesi içinde hastaya ilaç tedavisi uygulanır.
    ]]>
    Tiroid Hormonu Eksikliği https://www.hormon.gen.tr/tiroid-hormonu-eksikligi.html Mon, 12 Nov 2018 00:03:54 +0000 Troid Hormonu Eksikliği, troid bezinin az çalışması sonucunda hormon üretiminin azalması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hipertiroidi hastalığı vücudu tepeden tırnağa etkileyen hastalıkların arasında yer alır. Hipertiro Troid Hormonu Eksikliği, troid bezinin az çalışması sonucunda hormon üretiminin azalması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hipertiroidi hastalığı vücudu tepeden tırnağa etkileyen hastalıkların arasında yer alır. Hipertiroidinin görülme oranı yüksektir ve bu hastalığın kadınlarda daha fazla olduğu bilinmektedir. Hipertiroidi ilk aşamada  laboratuvar testleri sonucunda başladığı ilk dönem olarak  belirlenirken; 50 yaş üstü kadınlarda daha fazla görüldüğü kanıtlanmıştır. Tiroid eksikliği hastalığı insan bedeninde kas ve eklemler arasında görülürken; haşimato hastalığı, lohusa sonrasında görülen hipertioidi hastalığı, cerrahi olarak tiroidin çıkartılmış olması, iyot eksikliği, bazı ilaçların kullanımı ile oluşan hipertiroidi, radyoaktif iyot tedavisinde ortaya çıkan bu hastalık kolayca yapılan kan testi ile teşhis edilir. Bu hastalığın tedavisi tiroid hormonunun veya tablet olarak verilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Tedavi süresinde eksik olan tiroid hormonunun yorgunluk, halsizlik, mutsuzluk, kilo artışı, tahammülsüzlük, kabızlık, kas ve eklem ağrıları, saç dökülmesi, adet düzensizlikleri, ses kalınlaşması, kalp ritminin bozulması gibi başlangıç döneminde görüldüğü belirtilmiştir. Ayrıca tansiyon yükselmesi, kalp ritim bozuklukları, kalp hızında azalma gibi hastalıklara neden olduğu da bilinmektedir.

    Troid hormonu eksikliğinin vücutta sebep olduğu hastalıklar
    • Uykuda solunum yavaşlamasına sebep olur. Özellikle tedavi edilmediği zamanlarda hipertiroidi hastalarda solunumu yavaşlatan etki yaparken; kanda oksijen azalması ve uyku derinliğinin azaltmasına, karbondioksit yükselmesine sebep olan hastalıktır.
    • Bu hastalığın kabızlığa sebep olması ile kişide hazımsızlık, şişkinlik,kramp türü ağrılara sebep olduğu bilinmektedir.
    • Vitamin eksikliğinde böbreklerin suyu atamaması gibi problemlere sebep olur. Bu problemin böbreğin yavaşlaması ve bu bölgelerde ödem oluşmasına gibi hastalıklara neden olur. Ayrıca toksit maddelerin vücuttan atılması oldukça zor olur.
    • Kas güçsüzlüğüne ve kas kramplarına sebep olmaktadır. İskelet ve kas sisteminde hipertiroididen oluşan etkilenme sonucunda kaslarda halsizlik ve işlevini yerine getirememe gibi problemler meydana getirir.
    • Ciltte kurumalar, kaşıntılar ve kalınlaşmalar görülür. Bu sebepten dolayı cilt üzerinde geçmeyen kaşıntı, dil kuruması, ilerleyen dönemlerinde ise karoten maddesinin cilt üzerinde birikmesi sonucunda cildin sararması gibi problemler ortaya çıkar.
    • Zihinsel gerginlik gibi hipertiroidi sperm üretimi etkilerinde bozukluklar meydana gelir. Hipertiroidi östrojen oluşumundan dolayı kadında yumurtlamayı sağlayan hormonların salgılanmasının hasarına yol açtığı için, sağlıklı yumurtlamanın olmadığı adet zamanlarında meydana gelir. Erkek hastalarda ise sperm üretimini ve spermin kalitesini bozduğu için kısırlığa sebep olmaktadır.
    • Bu hastalık çocuklarda gelişim ve büyüme etkisini olumsuz etkilediği için gelişim bozukluğuna sebep olur. Hipertiroidi bebek ve çocuklarda gelişme geriliğine neden olur. Ayrıca tiroid hormonları beyin gelişiminde önemli olduğundan dolayı hormonların eksikliği zihinsel gelişim bozukluklarına, anlama güçlüğü çekilmesine ve geç öğrenme gibi durumlara sebep olmaktadır.
    • Hipotiroidi hastalığı kötü kolesterolü yükseltiği için tetikleyici durumdadır. Kolesterol düzeyini hipertiroidi oluşturulması damar hastalıklarına sebep olur. Ayrıca kroner kalp hastalığı oluşumunu arttırdığı için kalp ritminde bozukluklara ve kalp krizini tetiklemesi gibi problemler görülmektedir.
    • Kilo almaya sebep olur. Şişmanlığa yol açtığından dolayı hipertiroidi metabolizmayı yavaşlatma, kişi de yorgunluk hastalığı, halsizlik, kas ağrıları gibi aktivitelerin azalmasına neden olduğundan dolayı kişinin kilo alma eğilimine sebep olmaktadır.
    Tiroid Hormonu Eksikliği
    Tiroid eksikliğinin risk faktörleri,

    Tiroid eksikliği]]> Menopozda Hormon Tedavisi https://www.hormon.gen.tr/menopozda-hormon-tedavisi.html Mon, 12 Nov 2018 06:44:37 +0000  Menopozda hormon tedavisi, konusundan başlamadan önce menopoz nedir konusuna bir bakalım. Menopoz kelimesi İngilizce olarak moon pause kelimelerinden türemiş bir kelimedir. Moon Yani ay ve pause yani sonlanma anlamında kelimeler  Menopozda hormon tedavisi, konusundan başlamadan önce menopoz nedir konusuna bir bakalım. Menopoz kelimesi İngilizce olarak moon pause kelimelerinden türemiş bir kelimedir. Moon Yani ay ve pause yani sonlanma anlamında kelimelerdir Türkçe karşılık olarak. tıptaki tanımı ise adetten kesilme adetin kesilmesi, yumurtalıkların yumurta üretimini sonlandırması ve buna bağlı olarak ta kadınlık hormonlarının salgılanmaması olarak gerçekleşir. Bilinenlerin aksine rahim değil yumurtalıkların işlevini kaybetmesi yeni yumurta üretimini gerçekleştirememesi anlamındadır aslına bakarsanız. Yumurtalıkların işlevini kaybetmesinden sonra da buna bağlı olarak kadınlarda bulunan estrojen ve progesteron hormonlarının üretiminin bitmesi sonucu olarak ta adetten kesilme yani menopoz dönemi başlamış olacaktır. 

    Menopoz Dönemi Belirtileri 

    Kısaca değinecek olursak 40 yaşının üzerinde her kadında görülen, genel belirtilere adet düzensizliği, adet gecikmeleri ile ortaya çıkan durumların görünmesine bağlı olarak menopoz dönemi düşünülmelidir. Bu konuda öncelikle gebelik testi yapılmalıdır, zira adet gören her kadın hamile kalma potansiyeline sahiptir. Laboratuvar testleri sonucunda kanda kan testi sonucuna bakılarak FSH, LH ve E2 kan değerleri sonunda FSH ve LH değerlerinde artma, E2 değeri yani estrojen değerinde azalma saptanmışsa ve 6 ay boyunca adet görme işlemi gerçekleşmemişse menopoz döneminin başladığı tanısı konulabilir. Erken menopoz 40 yaşında veya daha alt yaşlarda yumurtalıkların işlevini yitirmesi durumudur ki tıptaki ismi ile premetur menopoz olarak tanımlanır. Erken menopoz 30 yaşın altında gerçekleşmişse prematür over yetmezliği olarak tanımlanır bu da kadınlarda oldukça büyük sorunlara yol açması demektir. Prematür ovaryen yetmezliğinin sebeplerinin başında ailesel yani soya çekim olarak ta bilinen genetik hastalıklardır. Diyabet, trioid hastalıkları, kanser, sigara tüketimi, veya rahim urları diğer erken menopoz sebepleridir. 

    Menopozda Hormon Tedavisi
    Menopozda Hormon Tedavisi 

    Menopoz döneminde hormon tedavisi kadında eksik olan estrojen hormonunun dışarıdan eklenmesi ve karşılanmasıdır. Bu tedavi şekli tarihçe olarak 1960. yıllarda kullanılmaya başlanan bir yöntemdir. Estrojen hormonu tek başına yüksek dozda verilmesinin riskleri de ortaya çıkmış, tek başına düşük dozda estrojen ve beraberinde diğer bir kadınlık hormonu progesteron hormonu ile birlikte verilmesi ile bu sorunlar ortadan kaldırılmıştır. Bu tedavinin yapılan klinik sonuçlarında ise menopoz dönemi sorunlarında ve kemik erimesinde azalma olarak gözlenmiştir. Menopoz dönemi estrojen tedavisinin yararları ise şu şekilde sıralanabilir.

    • Hararet basmasında oldukça önemli faydalar sağlanmıştır.
    • Depresyon, sıkıntı basması, içe dönüklük, hafıza bozukluklarında önemli faydalar sağlanmıştır.
    • Menopoz dönemi ile başlayan uyku bozuklukları tedavisinde faydalar sağlanmıştır.
    • Vaginal kuruluk sonucu ortaya çıkan ilişkide ağrı hisleri tedavi edilmiştir.
    • Sık idrar. idrarda zorluklar, altına kaçırma gibi sorunlar tedavi ile ortadan kaldırılmıştır.
    • Estrojen eksikliğine bağlı olarak ciltte incelmeler, kırışıklıkların artması, saçlarda kırılmaların çoğalması, tırnaklarda kırılmalar gibi sorunlar büyük ölçüde giderilmiştir. 
    Bütün kadınlarda adet dönemi öncesi kemik kütle kaybı yüzde 0,5 olurken menopoz dönemi sonrası bu kayıp yüzde 3 hatta 4 kadar varabilmektedir, bunun sonucu olarak ta menopoz sonrası kadınlarda kalça kırıklıkları artma eğilimi göstermektedir. Hormon tedavisine adet kesilmesinden hemen sonra başlanması gerekmektedir, fakat adet gören kadınlarda ateş basması, terlemede artışların başlaması estrojen hormonundaki değişimlerin başlangıcı olarak ta görülmektedir. Bu değişimler menopoz döneminden 1 veya 2 sene önce belirtilerini vermeye baş]]> Kadınlarda Erkeklik Hormonu https://www.hormon.gen.tr/kadinlarda-erkeklik-hormonu.html Mon, 12 Nov 2018 16:22:36 +0000 Kadınlarda erkeklik hormonu; yani (testosteron) düşükte olsa bulunmaktadır. Kadınlarda erkeklik hormonu bulunduğu gibi erkeklerde de kadınlık hormonu (östrojen) az da olsa bulunmaktadır. Genel olarak kadınlarda östrojen fazl Kadınlarda erkeklik hormonu; yani (testosteron) düşükte olsa bulunmaktadır. Kadınlarda erkeklik hormonu bulunduğu gibi erkeklerde de kadınlık hormonu (östrojen) az da olsa bulunmaktadır. Genel olarak kadınlarda östrojen fazla testosteron az bulunur. Aynı şekilde erkeklerde de kadınlık hormonu az olurken erkeklik hormonu yüksek bulunur. Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronlar kadınlar da fazla veya eksik olarak bulunmasında bazı sorunlar oluşturmaktadır. 

    Kadınlarda erkeklik hormonunun faydaları;

    Kadınlarda erkeklere oranla % 95 daha az salgılanan erkeklik hormonu üretirler, Bu kadar az üretmeleri ne rağmen erkeklik hormonları az da olsa kadınlarda çok önemlidir, kadınların vücutların diri olmasını sağlar, saçlarda, kaşlarda ve koltuk altında kılların dökülmemesini sağlar, kadınlarda cinsel isteği uyandırır. Aynı zamanda bir çok adet düzeni problemini ortadan kaldırır. Adet göremeyen bayanlarda ve sıcak basması şikayeti olan bayanlarda tedavi edici özelliği vardır.

    Erkeklik Hormonu Yüksekliği;

    Genelde kadınlarda erkeklik hormonu seviyesinin yüksekliği ergenlik döneminde görülmektedir. Erkeklik hormonu yüksekliğinin ilk belirtileri yüzde sivilceler oluşması, göğüslerin arasında,karın bölgesinde,kalça üzerinde ve bacakların üst kısımında siyah, kalın ve sert kılların oluşmasındır.Hormon bozuklukları nedeniyle oluşan kıllarda sürekli hormon uyarısı olduğundan epilasyon sonuç vermez. Bunun için epilasyon yerine bir endokrinoloji uzmanınca tedavi gereklidir. kadınlarda görülen erkeklik hormonu fazlalığı adet düzensizliğine, adetten aşırı kan kaybına, kısırlığa,neden olur. Erkeklik hormonun çok daha yüksek görüldüğü kadınlarda ise vücudun kaslı, sesin kalın, yüz hatlarının sert görünmesine neden olur. Testosteron daha aşırı artarsa kadınlarda saçın dökülmesine klitoriste büyüme ve vajinada daralma oluşur. Kadınlarda en çok testosteron seviyeleri 18-23 yaşları arasında bulunur. bu seviye yaş ilerledikçe azalma görülür. Kırk yaşındaki bir kadının erkeklik hormonu  seviyesi yirmi bir yaşındaki bir genç kızın erkeklik hormonu seviyesinden yüzde elli daha düşük olduğu yapılan çalışmalarda görülmüştür. Kadınlarda erkeklik hormonu yumurtalıklarda,böbrek üstü bezlerinde, beyinde, azda olsa yağ dokusunda üretilmektedir.Kadınlarda erkeklik hormonu fazlalığı bazı sorunlar oluşturduğu gibi erkeklik hormonu eksikliğinin de bazı sorunlar oluşturduğu görülür. Bunlardan bazıları endişe hissetme, kendinden emin olamamak, çok duygusal olmak gibi sorunlar oluşabilir. 

    Kadınlarda Erkeklik Hormonu
    Kadınlarda Erkeklik Hormonu Eksikliği Nasıl Oluşmaktadır;

    Kadınlarda erkeklik hormonun düşmesinin bazı sebepleri erkeklik hormonu salgılayan enzimlerin eksikliği sebebiyle olur. Ancak en çok görülen sebep ameliyatla yumurtalıkların çıkartılması. Yumurtalıklar çıkarılınca kadınlık hormonları azaldığı gibi erkeklik hormonlarında da  azalma oluşur. Kadınlık hormonu daha sonra doğum kontrol haplarıyla, hormon ilaçları ile takviye edilirken erkeklik hormonu takviye yapılmaz. Bir başka azalma sebebi ise böbrek üstü bezlerinin az çalışmasıyla erkeklik hormonunda azalmalar görülür. Erkeklik hormonunun düşmesiyle kadınların dış görünüşünde de  bazı değişiklikler meydana gelir. Genellikle renkleri soluk olur, ciltte kırışıklıklar oluşur, ciltte kuruluk oluşur, vücudun bazı bölgelerinde koltuk altı, kaşlardaki kıllarda azalmalar meydana gelir. Kadınlarda erkeklik hormonun azalmasında bir başka etki ise psikolojik olarak kadınlar etkilenir.


    ]]> Tiroid Hormonu https://www.hormon.gen.tr/tiroid-hormonu.html Tue, 13 Nov 2018 15:53:33 +0000 Tiroid Hormonu,  tiroid bezleri gırtlağın arkasında bulunan kelebek şeklinde iki lobtan olan 15-20 gram ağırlığı olan bezlere verilen addır. Bu bezler tiroid hormonu salgılayarak insanın yaşamsal faaliyetlerinde rol oynar. Sağl Tiroid Hormonu,  tiroid bezleri gırtlağın arkasında bulunan kelebek şeklinde iki lobtan olan 15-20 gram ağırlığı olan bezlere verilen addır. Bu bezler tiroid hormonu salgılayarak insanın yaşamsal faaliyetlerinde rol oynar. Sağlıklı bir bireyde bu loblar 4-5 cm uzunluğunda 1-2 cm enden oluşur. Tiroid bezinin işlevi ise metabolizma ve gelişim için gerekli olan tiroid hormonlarının üretimini, depolanmasını ve kan salınımını sağlamaktadır. Tiroid hormonlarının üretimi beynimizde bulunan ön hipofiz bezinin hormonu olan tirotropin veya tiroid stimüle (TSH) edici hormon tarafından düzenlenmektedir. Hipofiz bezinin üstünde bulunan hipotalamusun salgısı olan TRH hormonu da TSH hormonunun salınımını düzenlemektedir. Yani bu hormonların hepsi birbirine bağlı olarak çalışmaktadır. Kanda bulunan tiroid hormonunun seviyesi düşünce hipotalamus TRH salgısı ve hipofizden de TSH salgısı salgılanmasını sağlar. TSH hormonu tiroid bezlerini etkileyerek tiroid hormonu salgılanmasını sağlar. Tiroid hormonu için iyot gereklidir. Su ya da yenilen gıdalarla alınan iyot sindirim sırasında bağırsaklardan kana geçerek tiroid bezlerine ulaşır. Burada tiroid aminoasidi ile birleşerek tiroid hormonunun yapısına katılır. Tiroid hormonunun önemi anne karnındayken başlamaktadır. Fetus ve yenidoğanda beynin ve nöronal gelişimden tiroid hormonları sorumludur. İleri yaşlarda ise dokuların onarılması ve yenilenmesindende  sorumludur. 

    Tiroid Hormonu
    Tiroid Hormonunun Etkilediği Faktörler,
    • Kalp atış hızını 
    • Kandaki kolesterol oranını düzenler
    • Vücudun ağırlığını 
    • Kas gücünü
    • Hafızayı ya da psikolojik durumu 
    • Kemik yapısını 
    • Birçok organın metabolizmasını
    • Adet düzenini 
    • Tırnak ve cilt yapısını 
    Çocuklarda büyüme ve gelişme sürecinde tiroid hormonları önemli rol oynar. Eğer gelişim sırasında yeterli tiroid hormonu salgılanmazsa zeka geriliği, cücelik meydana gelebilir. Ayrıca tiroid hormonu insülin salgısıyla kandaki glikozun düzenlenmesinde etili rol almaktadır. Eğer tiroid hormonu az salgılanırsa buna hipotiriodi denir. Hipotiriodi söz konusu olan hastalar da halsizlik, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, depresyon, hafızada zayıflama, boğuk ses, üşüme, kilo alma, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu gibi bozukluklar görülebilir. Tiroid hormonunun fazla salgılanmasında da hipertiroidi ortaya çıkmaktadır. Hipertiroid söz konusu olduğunda hastada kalp atışında hızlanma, çarpıntı, terleme, sinirlilik, uykusuzluk, iştahın artmasına rağmen kilo kaybı ve ellerde titremeye neden olmaktadır.
    ]]>
    Kortizol Hormonu https://www.hormon.gen.tr/kortizol-hormonu.html Wed, 14 Nov 2018 14:39:30 +0000 Kortizol Hormonu, böbrek üstü korteksin zona fasikülata tabakasının hücrelerinde salgılanan hormonlar arasındadır. Bu hormon vücuda gelen herhangi bir zararlı etken karşısında vücudun kendi savunma mekanizmasını harekete ge Kortizol Hormonu, böbrek üstü korteksin zona fasikülata tabakasının hücrelerinde salgılanan hormonlar arasındadır. Bu hormon vücuda gelen herhangi bir zararlı etken karşısında vücudun kendi savunma mekanizmasını harekete geçirmek için salgılanır. Vücutta yüksek miktarda bulunan kortizol tamamen tersine döner ve organizma kendini savunma önlemlerini geri çeker. Yüksek dozda bulunan kortizol savunmayı yok edici özelliğinden dolayı bazı hastaların bu hastalık karşısında son derece dikkatli olması gerekir. Kortizol hormonu zararlı bir uyarı karşısında yağ ve protein metabolizmalarını, karbonhidrat ,sinir sistemine ve böbreklere etkisinden dolayı insan organizmasında alarm verebilir. Kortizol vücutta gerekli olan hormonların şeker kullanımı, bağışıklık mekanizmasının düzenlenmesi, kasların tonusunun sağlanması, vücudun strese karşı verdiği cevabın ayarlanması gibi birçok durumda görev yapmaktadır. Kanda dolaşan kortizolün büyük bir kısmı proteinlere bağlı olarak bulunur ve aktif değillerdir. Kortizol hormonu testi kan veya idrar testi ile ölçülerek belirlenir.

    Kortizol hormonunun etkileri,

    Kortizonlu hormonunu kanda bulunan glikoz yoğunluğunu yüksektir. Bu sebepten dolayı vücutta beyin ve lenfoid dokularda lenf düğümleri, kemik iliği, dalak gibi organların glikoz kullanımını engeller. Ayrıca karaciğerde glikoz yapımını hızlandırdığı görülmüştür. Kortizol depolarını oluşturan yağ hücrelerinden yağların kana karışmasını sağlamaktadır. Karaciğere taşınıp, glikoz yapımında bu yağlar kullanılır. Ayrıca yağ hücreleri kortizolun etkisiyle glikozu enerji ham maddesi olarak kullanılmasını sağlar. İçerisindeki yağ miktarını parçalayıp, enerji olarak kullanılmasını sağlar. Önemli bir bölümünü de glikoz yapımı için karaciğere tekrar gönderir. Kortizolun yağları eritici etkisinden dolayı kan dolaşımına katkı sağlar ve vücutta proteinlerin glikoza dönüştürülmesine sebep olur. Ayrıca kortizol kas hücrelerinin dokusunda, deride, kemiklerde bulunan proteinleri kimyasal reaksiyonlarla aminoasitler sayesinde parçalayıp yok eder. Proteinler çok sayıda amino asidi birbirine bağlanmasıyla kurulmuş bir yapıda bulunmaktadır. Aminoasitlerin parçalanması olayında katabolizma adı verilir. Kortizol katabolizma olaylarında uyarı niteliğindedir ve bu uyarma sonucunda ortaya çıkan aminoasit kana verilip, oradan da karaciğere taşınırlar. Aminoasitler vücudun savunma sistemi için globulin ve albümin gibi proteinler üretilmesine yardımcı olurlar. Ayrıca katabolizma karaciğer lenfoid dokular vücut için önemli dokular değildir ve daha az gerekli olan dokularda bu işlemler gerçekleştirilir.
    Ayrıca vücut içerisinde bir mikrop bulunduğu zaman kortizol hormonu etkisiyle fazla gerekli olmayan proteinleri aracılığı ile vücuttan söküp, vücudun savunma silahlarını immünglobülin salgılayarak; yok etmeye yani vücudu savunmaya geçerler. Kortizol etkisi bir süre mikroplara baskı uygulayıp, azalmasına sebep olur. Böylelikle kortizol alyuvar yapını hızlandırıp; kandaki eritrositlerin sayısını artırmaktadır. Alyuvarların sayısının artmasına sebep olur.
    Kortizol hormonu böbreklerde daha fazla idrar üretilmesine sebep olurken; sodyum iyonlarının böbreklerde geri emilimi ve kan dolaşımına geri gönderilmesine sebep olur. Kortizonlu ilaçlar kullanmak zorunda kalan hastaların tuz alımında azalmalar görülürken; kanda fazla miktarda su birikmesine sebep olur. Kanda bulunan sodyum yükselmesi ile kemiklerde protein yıkımına ve burada kalsiyumu verilmesine sebep olur. Böylelikle böbrek yolu ile idrar içinde atılır. Kortizol sinir sistemini uyarabilme yeteneğinden dolayı çoğalır ve böbrek üstü bezinin medulla bölgesinde sinir hücrelerinde salgılanan hormon damarları büzücü etkisi ile sinir sisteminde uyarıcı etkiler yaratır.
    Kortizol Hormonu
    Ayrıca kortizol hormonu glikozun aminoasit, protein, karbonhidrat olmayan maddelerinin üretilmesi olayına glikojenez denir. Bu olayda kortizol etkisiyle yağla]]> Leptin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/leptin-hormonu.html Wed, 14 Nov 2018 21:52:54 +0000 Leptin Hormonu, Leptin ve Ghrelin Hormonu, Leptin hormonundan tek başına bahsetmek oldukça yanlış olacaktır. Vücudumuzun salgıladığı bu hormonlar vücudumuzda birbirine zıt yönde görev yapan hormonlardır. Çok basit olarak ifad Leptin Hormonu, Leptin ve Ghrelin Hormonu, Leptin hormonundan tek başına bahsetmek oldukça yanlış olacaktır. Vücudumuzun salgıladığı bu hormonlar vücudumuzda birbirine zıt yönde görev yapan hormonlardır. Çok basit olarak ifade etmek gerekirse, ghrelin bir açlık hormonudur. Vücudun sol tarafında omuz bölgesinde bulunur ve beyine sürekli açlık duygusu hissi verir. Yemek boyunca aslında doymuş olmanıza rağmen, ghrelin hormonu midede üretilen ve beyne saatte iki kez yemek yeme ihtiyacının olduğunu, kalori yakmayı bırakmasını ve enerjiyi yağ olarak depolaması gerektiğinin sinyalini yollayan yirmi sekiz aminoasit li bir hormondur.

    Leptin nedir; 

    Leptin hormonu ise ghrelin hormonun tersine vücudumuzun sağ tarafındaki omuz bölgesindedir. Kişiye yemeğe başladıktan bir süre sonra tokluk hissi veren hormondur. Yağ hücrelerinden salınan leptin Yunanca 'da leptos (ince) kelimesinden köken almaktadır. Tokluk hormonu olarak da bilinen metabolizma, açlık ve enerji harcanmasını kontrolünde tutan leptin yağ dokusunun miktarı ile orantılı olarak salgılanır. Ayrıca leptin daha sağlıklı bir ruh hali, zihin ve spor kapasitesi için gereklidir.

    Leptin Salınımının İşleyişi; 

    Leptin salınımını beyinde bulunan hormon salgısını kontrol eden hipotalamus kısmı kontrol eder. Hipotalamus, leptin alıcıları içerir yani leptin düzeylerini algılar. Artan leptin  seviyeleri hipotalamusta bulunan amaçları aktive ederek yapıcı ve yıkıcı kimyasalların hızını artırmasını ve tok hissetmemiz için beyne uyarı gönderir. Açlık sırasında ise azalan leptin hormonu ile gönderilen uyarılar anabolizma ve katabolizma hızının azalmasına ve aç hissetmenizi sağlar. 

    Leptin Hormonu ve Etkileri; 

    Leptin hormonu büyük ölçüde vücutta bulunan yağ hücreleri tarafından ve az miktarda kalp ve mide gibi organlardan salgılanır. Mide içerisinde salgılanan az miktarda leptin, tüketilen öğün miktarında ve hissedilen toklukta etkili olduğu saptanmıştır. Yemek yenmesi sonrasında, şeker hastası değilse pankreas doğal olarak insülin salgılar ve kandaki insülin miktarı yükseltir. Kanda artan insülin, midedeki leptin salınımını tetiklemektedir. Bu da leptinin kısa süreli gıda alınımından, yani günlük beslenmemizdeki rolünü gösterir.
    Leptin Hormonu
    Uzmanlar tarafından yapılan çalışmalar sonucunda kilo kaybetmenin kandaki leptin miktarının azaltıcı etkisi olduğu bulunmuştur. Yani siz kilo verdikçe, kanınızda tokluk hissinizden sorumlu leptin hormonunun miktarı azalıyor ve bu da size daha çok yemeye teşvik ediyor. Bilinçsiz yapılan diyetlerin hormonlar üzerindeki negatif etkisi haftalar, aylar geçtikçe küçümsenemeyecek boyutlara ulaşacağı için sırf leptin hormonu yüzünden, diyetinizi müthiş açlık hissiyle yemeğe saldırarak bitirmek zorunda kalmanız kaçınılmaz olacaktır.
     Söylenenlerin aksine leptin birincil olarak yağ yakıcı olarak bir etkisi bulunmamaktadır. Sürekli yemek yemek, kişilerde zaman içinde kanda dolaşan leptin miktarının artmasına neden olmaktadır. Kişinin beynindeki hipotalamus kısmı bu durumu, yani kandaki leptin miktarındaki artışı zaman içinde normal olarak algılamaya başlar ve kişide leptin direnci oluşumu meydana gelir. Hipotalamus kısmı, leptine karşı duyarlılığını kaybeder. Kişi devamlı kendini aç olarak görür.Leptin hormonunu etkileyen bir diğer unsur da egzersizlerdir. Egzersiz yapıldıkça salgılanan leptin hormonu miktarı azalma gösterir, bu da spor yapanlarda iştah artışının nedenini açıklar.
    ]]>
    Erkeklik Hormonu https://www.hormon.gen.tr/erkeklik-hormonu.html Thu, 15 Nov 2018 07:02:59 +0000 Erkeklik hormonu, testosteron steroid gurubunda bulunan erkeklik hormonudur. Erkeklerde testisler tarafından üretilir. Kadınlık hormonu olan östrojen kadın menopoz döneminde girdiğinde hızlı bir şekilde azalır. Ancak e Erkeklik hormonu, testosteron steroid gurubunda bulunan erkeklik hormonudur. Erkeklerde testisler tarafından üretilir. Kadınlık hormonu olan östrojen kadın menopoz döneminde girdiğinde hızlı bir şekilde azalır. Ancak erkeklik hormonu üretimi yaş ilerledikçe yavaş yavaş azalır. Testosteron ve östrojen hormonları sexs hormonları denilen geniş bir gruba ait hormonlar içerisinde yer alır. Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron hormonu erkeklerde yüksek oranlarda kadınlarda ise düşük oranlarda bulunur. Testosteron düşüklüğü yaşayan erkeklerde geniş yelpazede şikayetler oluşarak doktora başvurabilir. Hastaların şikayetleri başka bir rahatsızlık ile karıştırılabileceğinden erkeklik hormonu eksikliği yaşandığı oldukça geç teşhis edilebilir. Erkeklik hormonu erkeklerin gururlandıkları bir hormon olsa da kadınlar için de oldukça önemlidir. Erkeklerde sperm üretimi, ses kalınlığı, kas güçlülüğü, kemik sertliği gibi birçok durum erkeklik hormonu sayesinde gerçekleşir. Kadınlarda bulunan erkeklik hormonu ise kas-kemik yapıları ve cinsel yaşamı olumlu şekilde etkiler. Sağlıklı bir kemik yapısı ve cinsel yaşam için kadınların da erkeklik hormonuna ihtiyacı vardır.

    Erkeklik hormonu seviyesi yaş ilerledikçe azalır. Testosteron olarak bilinen hormon yalnızca cinsel sağlık için değil, iş hayatı ve sosyal yaşam için de önemlidir. Erkeklik hormonu yüksek olan kişilerde yarışma ve risk alma olasılığı daha yüksektir. Yaratıcılıkları oldukça yüksek ve iş hayatında daha başarılıdırlar. Erkeklik hormonu ani sinirlenme ya da hırslanmayı tetikleyen bir hormondur. Kaliteli bir yaşam için bu denli önemli olan erkeklik hormonu azaldığında kişide yine önemli farklılıklar yaşanabilir. Erkeklik hormonu az olan kişilerde kas oranı azalarak, azalan kasın yerine yağ depolanır. Dolayısı ile kişi kilo almaya daha yatkın olur. Cinsel arzuda isteksizlik, hayata bakış açısında farklılıklar, hayattan beklentilerde azalma gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Erkeklik hormonu eksikliğinde;

    • Ereksiyon olmada azalma
    • Semen miktarında azalma
    • Cinsel isteğin azalması
    • Testis boyutlarında küçülme
    • Uyku bozuklukları
    • İş performansında azalma
    • Konsantrasyon bozukluğu
    • Memelerde ağrı ve büyüme
    • Depresyon
    • Sıcak basması ve terleme
    • Anemi-kansızlık
    • Sorumluluk almaktan kaçınma
    • Kıl dökülmesi
    • Kas kitlesinde azalmaya bağlı yağlanma
    • Bitkinlik ve enerji kaybı
    • Kemik kitlesinde azalma
    • Ruh halinde değişim gibi şikayetler yaşanabilir.
    Erkeklik Hormonu

    Erkeklik hormonu fazlalığında da eksikliğinde olduğu gibi bazı belirtiler ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklik hormonunun yüksek olması dış dünyadan görülebilecek belirtilere yol açabilir. Özellikle yüz bölgesinde kıllanma, göbek bölgesinde yağlanma gibi belirtiler dışarıdan fark edilecek şekilde gelişir. Kadınlarda erkeklik hormonun fazla olması zamanla erkek tipi saç dökülmesine yol açabilir. Beraberinde adet bozuklukları, sivilce, ses kalınlaşması, asabiyet, kısırlık problemleri ve yağlı cilt yapısı erkeklik hormonunun fazlalığında yaşanabilecek sıkıntılara arasındadır. Erkeklerde ise, saç dökülmesi görülebilecek en yaygın belirtiler arasındadır. Beraberinde hormon fazlalığında prostat kanseri gelişme riski artar, kalp ve damar hastalıklarına karşı erkek daha yatkın olur, sinirlilik, asabiyet ve uyumsuz davranışlar sergilenebilir. Erkeklik hormonu fazlalığı kadın ya da erkekte olursa olsun mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur.


    ]]>
    Uyku Hormonu https://www.hormon.gen.tr/uyku-hormonu.html Thu, 15 Nov 2018 14:08:54 +0000 Uyku hormonu,  insan beyninde bulunun ve uyku esnasında salgılanan bir hormondur. Tıp dilinde melatonin hormonu olarak da bilinmektedir. Uyku hormonun temel görevi, vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlamaktır.  Uyku hormonu,  insan beyninde bulunun ve uyku esnasında salgılanan bir hormondur. Tıp dilinde melatonin hormonu olarak da bilinmektedir. Uyku hormonun temel görevi, vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlamaktır. 

    Uyku hormonunun üretimi gün içinde ışığın durumuna göre değişir. karanlık ortamda salgılanan bir hormondur. Melatonin üretimi, gecenin uzunluğu ile eş değerdir. Gece ne kadar uzarsa hormon üretimi de o denli uzar. Üretim gece başlar ve sabaha karşı durur. Melatonin salgılanması genellikle 21.00 ile 22.00 saatleri arasında başlar. En yüksek değerlerine ise 02.00 ile 04.00 saatlerinde ulaşır ve sabah 07.00 ile 09.00 saatleri arasında sona erer. Günlerin kısa olduğu kış mevsiminde melatonin üretimi artarken yaz günlerinde ise azalır. Jetlag denilen uyku probleminin de sebebi bu hormondur. 

    İnsan vücudu her gün aynı saatte otomatik olarak belirli görevlerini yerine getirir ve vücut ısısını değiştirir. Örneğin vücut her gün otomatik olarak akşam saatlerinde ısı kaybını önlemek için kendi ısısını düşürür, sabahları ise kendini günlük aktivitelerine hazırlamak için vücut ısısını arttırır. Bu çok önemli olaylar melatonin hormonunun salgılanması ile mümkün olur. Ufak yaştaki çocuklarda melatonin düzeyi 1000 pikogram/ml, gençlerde 100 pikogram/ ml, yaşı geçmiş kişilerde ise 30 pikogram/ml düzeylerindedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte, özellikle 45 yaşından sonra melatonin üretimi azalır. 

    Uyku hormonunun bağışıklık sistemini olumlu etkilediğine ve stresi azalttığına dair yapılmış bir çok çalışma vardır. Yaşam süresini artırdığına, yaşlanma etkilerini azalttığına ve hastalıklar üzerinde baskılayıcı faktörüne dair etkilere rastlanmıştır. Deneysel olarak, bu hormonun birçok tümör tipinde büyümeyi sınırlandırdığı da gözlenmiştir. 

    Uyku hormonu yeterince salgılanamazsa, hücreler yeterince yenilenemeyeceği için vücut direnci düşer ve bazı bulgular ortaya çıkar. Bunlar iştahsızlık, hazımsızlık, zihinsel ve fiziksel performans kaybının olması, hafızada azalma gibi bulgulardır.

    Uyku Hormonu
    Uyku hormonunu artıran besinler arasında kızılcık ve vişne şerbeti, rezene, anason, sarı kantaron, papatya çayı, ayçiçeği, ceviz, badem ve fındık gibi yiyecekler yer almaktadır. Bu yiyecekler melatonin hormonun salgılanmasını tetikleyerek uyku düzensizliğini ve uykusuzluğu gidermeye yardımcı olmaktadır. Yapılan bir deneyde uyku sorunu yaşayan 15 kişiye 2 hafta boyunca her sabah ve her akşam olmak üzere 2 öğün 227 gram vişne suyu verilmiş. Deney sonucunda bu kişilerin uykusuzluk problemlerinin azaldığı gözlenmiştir.

    Melatonin (Uyku hormonu) hormonunu azaltan faktörler vardır. Bunlar:
    • Stres
    • Alkol
    • Sigara
    • Aşırı derecede kafein içeren içecekler
    • Gece tok karnına yatmak
    • Uyku ve depresyon ilaçları 
    ]]>
    İnsülin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/insulin-hormonu.html Thu, 15 Nov 2018 15:14:38 +0000 İnsülin Hormonu, İnsülin sindirim sistemine bağlı olan pankreas bezi asıl görevleri hücrelerinin %99’’u ile tüketilen besinlerin sindirimini kolaylaştıran enzimler yaparak bununla birlikte bağırsağa salgılamayı salgılama İnsülin Hormonu, İnsülin sindirim sistemine bağlı olan pankreas bezi asıl görevleri hücrelerinin %99’’u ile tüketilen besinlerin sindirimini kolaylaştıran enzimler yaparak bununla birlikte bağırsağa salgılamayı salgılamaktadır. Bir adacık şeklinde kümeleşen hücrelerden oluşan ve geriye %1’’lik kısım ise beta hücresi diye adlandırılarak insülin hormonu üretimini sağlayan hücrelerdir. Bir arada kümeleşen hücreler sayesinde ilgili başka hormonların salgılanması sağlanır.  Bu hormonlardan birisi de Glukagondur. Glukagon hormonu her hangi bir nedenle düştüğü takdir de kan şekeri düştüğünden kaynaklı olarak kalp ve beyin gibi yaşamsal organların zarar görmesinden kaynaklı olarak kan şekeri hemen yükseltmek amacıyla Glukagonlar harekete geçer ve Glukagon insülin tedavisi açısında hipoglisemi kan şekeri düşüklüğünden kaynaklığı olarak yaşanan rahatsızlığı acil tedavisi amacıyla kullanılan bir ilaç olarak bulunmaktadır.

    İnsülin yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde 51 aminoasit ve moleküler ağırlığı 6000 Dalto olan bir protein hormonudur. Beta hücreleri ilk önce 84 aminoasitli tek zincirli şekilde ön hormon şeklinde proinsülini oluşturur. Hücreler bu bölünme sırasında poinsülini işlemeye başlamaktadır. Yeni işlemler bu esnada başka bir bölgede gerçekleşerek kullanılmak üzere hazırlanan insülin şekline gelir. Kullanılmaya hazır hale gelen insülin hormonu yiyecekler tüketilmeye başlandığı anda kan şekerinde ani yükselmelerden kaynaklı yükselmelere zarar vermesin diye hızla ve hazır halde kana karşılaşılacak  şekilde hücrenin zar kısmına paketlenmiş biçiminde saklanması sağlanır. 

    Kandaki glikozun artması halinde glikoz hücrelere hızlıca girer. Beta hücrelerinde bulunan bir enzim hücre içinde önceden hazırlanması tamamlanmış olan adenozin tirfotfattan bir fosfat alarak hücreye giren glikozun altıncı karbon atomuna bağlaması sağlanır. Bu kimyasal reaksiyonu sunucunda ortaya bir glikoz ve altı fosfat molekülü ve ADP mülekili çıkar. Hücre içerisinde bulunan ATP düzeyi böylelikle azalarak hücrenin potasyum düzeyi, hürce dışındakinden yüksek olarak aradaki fark hücre mebranı elektriksel olarak polarize edilmiş olur. Bilimsel veriler ışığında insülin hormonunun oluşması ve gerçekleştirdiği tepkileri sıralı bir vaziyette sıraladık. 

    İnsülin Hormonu
    İnsülin Hormonu Gerekliliği

    Vücut dokusunda organ ve dokuların sürekli olarak yapısını korumak amacıyla hücrelerin insülin hormonuna yani şeker ihtiyaç duymaktadır. Vücut için gerekli olan insülin yeterli miktarda üretilmediği taktirde vücut zamanla iflas edecek düzeye gelerek ciddi anlamda rahatsızlıklar oluşturabilir. İnsülin hormonu yapılan araştırmalar ışığında sunni yollar ile üretilerek bu hastalığı taşına veya vücudun insülün üretmediği takdir de suni olarak insülin takviyesi vücuda takviye edilebilmektedir. Uzmanları yapmış olduğu araştırmalar neticesinde insülin bazı durumlarda hücrelere gerekli hormonları üretmez böylesi bir durumla karşılaşan hastanın rahatsızlığını gidermek amacıyla doktorun incelemesi amacıyla bir takım hormon ve kan tahlilleri yapılır. Bu tahliller neticesinde uzman doktor tarafından ilaç takviyesi verilmektedir. Böylelikle rahatsızlığın giderilmesi için tedavi başlamış olur. Beklenmeyen bir durum halinde hastalığın giderilmesi amacıyla doktorun vermiş olduğu tedavilere harfiyen uygulanmalıdır. Vücuttaki bir durum gözlemlendiği taktir de konu uzman hekime bildirilmelidir. 



    ]]>
    Hormon Sistemi https://www.hormon.gen.tr/hormon-sistemi.html Thu, 15 Nov 2018 22:04:17 +0000 Hormon Sistemi, insanların vücudunda sayısız hormon bulunmaktadır. Birçoğu bilimsel açıdan açıklanan bu hormonların bazıları ise hâlâ açıklanmaya çalışılıyor. Hormonlar da enzimler gibi protein yapıdan oluşmuştur. Baz Hormon Sistemi, insanların vücudunda sayısız hormon bulunmaktadır. Birçoğu bilimsel açıdan açıklanan bu hormonların bazıları ise hâlâ açıklanmaya çalışılıyor. Hormonlar da enzimler gibi protein yapıdan oluşmuştur. Bazıları ise 3-5 aminoasitten oluşmuştur hatta protein yapıya bir de karbonhidrat molekülü bağlanarak oluşabilir.
    Bunun yanı sıra lipidlerden sentezlenen ve protein yapıda olmayan hormonlar da vardır. Buna örnek olarak dişi ve erkek bireylerin primer ve segonder eşey karekterlerini belirleyen östrojen ve testosteron hormonları gösterilir.
    Hormonlar vücutta belli organlar tarafından üretilmektedir. Bu organlar özelleşmiş yapıya sahiptir. Ve çok çeşitli kan damarı ağına sahiptir. Bu sayede üretimi yapılan hormonlar hızlı bir biçimde kana karışarak hedef organlara doğru yol alır. Şimdi sırasıyla hormon sisteminde bulunan bezleri, bu bezlerin ürettiği hormonları ve hormonların gideceği organları açıklayalım.

    Hipotalamus,

    Beyinde bulunan özelleşmiş hormon bölgesidir. Yanında bulunan hipofiz bezi durdurucu ve salgılatıcı etkiler meydana getirir. Hipotalamus bezinde farklı sinirler bulunur. Bu sinirler diğer sinir hücrelerinden farklı olarak hormon üretip bu hormonları kana karışmasını sağlar. Bu hücrelerin oluşturduğu hormonlara genel olarak nörohormonlar adı verilir. Bu hormonlar kendi aralarında da ayrılır. Hipotalamus bezinde üretilen hormonların bazıları hipofiz bezinin adenohipofiz alt lobuna etki ederken bazıları da nörohipofiz denilen ikinci alt bölgeye etki eder. 

    Hipotalamus bezinin salgıladığı bazı hormonları ve görevlerini açıklayalım.
    • TRH: Açılımı tiroid salgılatıcı bez olarak bilinen bu hormon, hipofiz bezinin adenohipofiz lobunun tiroid hormonunu üretir.
    • GNRH: Gonad hormonlarını salgılatan hormondur. Bu hormonun üretimi sonrası hipofiz bezine ulaşarak kendini bağlayan reseptörlerin bulunduğu, Gonad hormonlarını üreten hücrelere bağlanırlar.
    • PRH: Prolaktin salgılatıcı hormon da denir. Hipofiz bezinde bulunan meme bezlerini kontrol eden hormonların aktivasyonunu ve prolaktin hormonun salgılanmasını sağlar.
    • GR-RH: Büyüme hormonunu salgılatıcı hormon olarak bilinir. Hipofiz bezinde bulunan büyüme hormonlarını aktive eder.
    • PRH-IH: Hipofiz bezinde bulunan prolaktin hormonun üretiminden sorumlu hücreleri aktivasyonunu engeller.

    Hipofiz bezi,

    Beynin diensefalon bulunan hipofiz bezi oldukça küçüktür ve infundibilar sap ile beyine bağlanır. Ayrıca hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar çok önemli görevlere sahiptir. Kan basıncını dengeleyen hormonlar, büyüme ve üreme hormonları bunlardan bazılarıdır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi nörohipofiz ve adenohipofiz olmak üzere ikiye ayrılır. Bu iki bezden salgılanan hormonları sırasıyla açıklamaya çalışacağız.

    Adenohipofiz lobundan salgıladığı hormonlar,
    • TSH: Hipotalamustan salgılanan tiroid salgılatıcı bez hücrelerinin sentezi ile oluşur. Hormonun hedef organı tiroid bezidir. 
    • FSH-LH: Erkek ve dişi eşey hücrelerinin gelişiminden sorumludur. Hedef organları eşey üreme organlarıdır.
    • MSH: Melanin uyarıcı hormon olarak bilinir. Bu hücreler melanin adı verilen renk pigmentini üretirler.

    Nörohipofiz lobundan salgıladığı hormonlar,
     
    Bu lobun salgıladığı iki ana hormon vardır. Bunlar, oksitosin ve vazopressindir.
    • Oksitosin: Hamile kadınlarda doğum sonrasında rahim etrafında sarılı olan düz kas hücrelerinin kasılmasına neden olur, böylece bebek rahime doğru düşer.
    • Vazopressin: Damar cidarlarında konumlanan düz kas hücrelerinin kasılmasına aynı zamanda böbreklerin suyu absorbe eder. Böylelikle vücuttataki ürenin azalmasını sağlar.

    Pineal bez,

    Beyin diense]]> Çocuklarda Hormon Bozukluğu https://www.hormon.gen.tr/cocuklarda-hormon-bozuklugu.html Fri, 16 Nov 2018 17:14:41 +0000 Çocuklarda Hormon Bozukluğu: Hormon bozukluğu büyüme çağındaki çocuklarda gelişim bozukluğu olarak görülür. Çocukta tiroid bezi rahatsızlığı doğumdan sonra bebeklikte belirmeye başlar. Yeni doğmuş bebeğin dili kal Çocuklarda Hormon Bozukluğu: Hormon bozukluğu büyüme çağındaki çocuklarda gelişim bozukluğu olarak görülür. Çocukta tiroid bezi rahatsızlığı doğumdan sonra bebeklikte belirmeye başlar. Yeni doğmuş bebeğin dili kalın ve ağlama sesi kalın ise hormon bozukluğundan ileri geldiği belirlenir. Yeni doğan bebeklerde hormon bozukluğu olup olmadığını öğrenmek için topukta kan alınır ve testler yapılır (topuk testi) bu test sonucu hormonlarda metabolizmada bir rahatsızlık varsa erken teşhisle tedaviye alınır. Geç kalınmış teşhislerde tedavi zorlaşır.

    Hormon bozukluğunun belirtileri. Çocuklarda hormon bozukluğu iç salgı bezlerinde oluşursa hormon salgısının az oluşu tiroit bezlerinin az çalışmasına neden olur. Çocuklar yaşıtlarına oranla daha yavaş büyürler boyları daha kısa olur. Çocuklarda 6 yaşına kadar büyüme normal devam ederken 6 yaş sonrası boyda uzama yavaşlar senede 4,5 santimden daha kısa olması hormon bozukluğunun belirtilerindendir.

    Çocuklarda büyüme hormonlarının hızlı çalışması ve fazla üretilmesi çocuğun büyümesini engeller ve anormal bir gelişim meydana gelir bu anormallik de çocuğun kemik gelişimi bazı bölgelerde geriler büyümez, boy ölçüsü kısa kalır fakat el, ayak, dil, burun, dil iç organları normal büyümesine devam eder.

    Hormon bozukluğu olan çocuk bir hekim tarafında büyümesi takibe alınır ve kontrol altında tutularak gözlemlenir. Yeni doğmuş bebeğin uzun süren kabızlığı, geçmeyen sarılık hastalığı şeker hastalığı aşırı kilo alma veya kilo kaybı hormon bozukluğunda belirtilerdir. Hormonların yetersiz çalışması böbreklerde etkilenir idrarın dışarı atılması zorlaşır veya sık sık idrara gidilir ve anormal idrar çıkışı olur.

    Çocuklarda Hormon Bozukluğu

    Hormon bozukluğunun tedavisi. Hormon bozukluğu fark edilen çocuğu bir sağlık kuruluşuna götürüp hastalıkla ilgili doktor tarafında yardım alınmalıdır. Hormon bozukluğu tedavisi için kan ve idrar alınarak laboratuvarlarda testler yapılır, hormonlar ve metabolizma hücrelerinin ne kadarı çalıştığı ve tiroid bezinin çalışmasına bakılır. Test sonucu yapılacak tedavi uygulamasına geçilir. Doktorun verdiği ilaçlar düzenli kullanılarak hormonların düzene girmesi sağlanır.

    Bazı bebeklerde hormon bozukluğu ergenlik çağını etkileyecek fazla hormonlar üreterek erkeklerde erken erginliğe erkekliğe geçiş yapar, kızlarda ise ikinci cinsiyet erkeklik hormonları salgılayarak erkek niteliğini taşırlar. Bu gibi durumda erken teşhis edilmeli ve hormon dengeleyici ilaçlarla tedavi edilmelidir. Hormon bozukluğu tedavisi aksatmadan  yapılmalıdır.

    Ergenlerde ve yaşı ilerlemiş bayanlarda hormon düzenleyici doğal bitkilerde kullanılmaktadır. Menopoz dönemindeki bayanlar için en faydalı bitki hayıt meyvesidir. Bu meyve hormonları düzenleyerek kadın hastalıklarını önler.

    ]]>
    Mutluluk Hormonu https://www.hormon.gen.tr/mutluluk-hormonu.html Fri, 16 Nov 2018 19:43:02 +0000 Mutluluk hormonu, serotonin olarak adlandırılan hormon, sinir hücreleri arasında elektrik mesajlarını taşımakla görevli bir hormondur. Mutluluk hormonu serotonin beyinde salgılanarak, vücutta farklı bölgelerde üretil Mutluluk hormonu, serotonin olarak adlandırılan hormon, sinir hücreleri arasında elektrik mesajlarını taşımakla görevli bir hormondur. Mutluluk hormonu serotonin beyinde salgılanarak, vücutta farklı bölgelerde üretilir. Merkezi sinir sistemi, mide-bağırsak kanalında bulunur. Merkezi sinir sisteminin de bulunan mutluluk hormonu, uyumayı, iştahı, hafızayı, öğrenme kabiliyetini, ruh halini, sosyal davranışları ve cinsel hayatı düzenlemek ile görevlidir. Mide-bağırsak kanalında bulunan mutluluk hormonu ise, sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur. Birçok kişinin kullanmış olduğu antidepresan ve antianksiyete ilaçlarının çoğunluğu vücutta mutluluk hormonu gibi etki eder. Bu tür ilaçlar salgılanan mutluluk hormonunun hücrelerce emilmesini engeller ve hormon düzeyini arttırır.

    Mutluluk hormonu düzeyinde yaşanan dengesizlikler ruh halini olumsuz yönde etkiler. Bu durum kişide depresyona yol açabilir. Mutluluk hormonunun eksikliği üç farklı nedenden dolayı yaşanabilir. Bu nedenler; beyin hücrelerinde mutluluk hormonun az üretilmesi, mutluluk hormonu üretiminde önemli yeri olan triptofan maddesinde yaşanan yetersizlik, reseptör alanlarının yeteri kadar olmamasıdır. Mutluluk hormonu üretimi azlığında bu üç nedenden biri oluştuğunda panik atak, depresyon, anksiyete bozukluğu ya da aşırı sinirlilik hali yaşanabilir. Bu nedenle mutluluk hormonu eksikliğinin depresyon şikayeti ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Mutluluk hormonu eksikliği ayrıca uyku problemlerine de yol açabilir. Günümüzde uykusuzluğun neden kaynaklandığı tam olarak bilinmese de mutluluk hormonu ile alakalı olduğu düşünülmektedir. Mutluluk hormonu yüksek seviyede olduğunda uyanıklık hali, az olduğunda ise uyuklama hali yaşanabilir. Mutluluk hormonu sirkadiyen saati kontrol eden bir hormondur ve gün ışığından etkilenir. Gündüzleri serotonin düzeyinde artış yaşanırken melatoninde azalma olur.

    Mutluluk hormonu gece uykuda rüya görülen evrelerde en az düzeyde olur. Seviyesi düştüğünde asetilkolin olarak adlandırılan nörotransmitter beyinde artmaya başlar. Bu nedenle antidepresan ilaçların bir çoğu rüya görmeyi azaltır.

    Kadın ve erkeklerde mutluluk hormonu

    Yapılan araştırmalara göre kadınlara oranla erkeklerde mutluluk hormonu biraz daha fazla salgılanmaktadır. Ancak aradaki fark oldukça minimum seviyededir. Fakat her iki cins arasında serotonin düşüşüne bağlı yaşanan tepkilerde büyük fark vardır. Serotonin düşüklüğünde erkelerde tepki olarak daha fevri hareketler gözlense de depresyona girme olasılığı çok düşüktür. Kadınlarda yaşanan düşüklükte ise kadınların ruh halinde ciddi anlamda dalgalanmalar yaşanabilir. Bu nedenle de kadın ve erkeklerin mutluluk hormonunu farklı kullandığı düşünülmektedir.

    Mutluluk Hormonu

    Mutluluk hormonu nasıl arttırılır

    Mutluluk hormonu, ruh halini koruyabilmek ve uyku ve zihin problemlerinde önemli rol oynar. Düşüklüğünde farklı ruhsal problemler yaşanabilir. Bu tür problemlere maruz kalmamak için mutluluk hormonunun yüksek seviyelerde tutulması gerekir. Yetersiz ve düzensiz beslenme, aşırı sigara, alkol ve kafein tüketmek, yapay tatlandırıcı kullanmak, hareketsiz bir yaşam tarzı, stres gibi etkenler vücutta mutluluk hormonu üretimini baskılayabilir. Bu hormonunun üretimi basit doğal yollarla arttırılabilir.

    • Triptofan açısından zengin içeriğe sahip gıdalarla beslenmek
    • B6, B9 ve B12 vitamini bakımından yeterli beslenmek
    • Egzersiz yapmak
    • Güneş ışığından yeterince yararlanmak
    • Masaj yapmak
    • Stresten kaçınmak mutluluk hormonunu arttırmak için uygulanabilecek doğal yöntemler arasında yer alır.




    ]]>
    Erkek Hormon Tedavisi https://www.hormon.gen.tr/erkek-hormon-tedavisi.html Fri, 16 Nov 2018 22:07:06 +0000 Erkek hormon tedavisi, Erkekler fazla miktarda testosteron az miktarda östrojen hormonlarına sahiptir. Östrojen bir dişilik hormonudur ve kadınlarda tam tersi östrojen hormonu fazla testosteron hormon az miktardadır. Bu hormonların de Erkek hormon tedavisi, Erkekler fazla miktarda testosteron az miktarda östrojen hormonlarına sahiptir. Östrojen bir dişilik hormonudur ve kadınlarda tam tersi östrojen hormonu fazla testosteron hormon az miktardadır. Bu hormonların dengesinde bozulma olduğu zaman hormon bozukluğu rahatsızlığı oluşur. Erkeklerde bu dengenin bozulmasına sebep obezite ( aşırı kilo ) neden olabilir. Aşırı kilolu olan erkeklerde hormon bozukluğu hastalığı görülme riski zayıf olan bir vücut yapısına sahip olana göre daha fazladır. Obezitelik sonucu karın bölgesinde oluşan kilolar göğüs bölgesinde yağlanmalara dönüşür ve bu yağ fazlalığı testosteron hormonunu östrojen hormonuna dönüştürür. Hormonlar insanların yedikleri besinler sayesinde beslenir ve bu gıdaları dengeli ve düzenli tüketmek olumlu yönde hormonlarıda etkiler. Düzensiz beslenen obezite bir erkek testosteron hormonu üretemez ve bu hormonu üretemediği gibi vücudunda az miktarda bulunan dişilik hormonu östrojen seviyesinide arttırır.  Hormon seviyesini dengede tutmak ve korumak biraz da erkeklerin kendi ellerindedir çünkü yapılması gereken kurallara uymanız hormonlarınızın zarar görmesini engelleyecektir.

    Erkeklik hormonu nasıl dengede tutulur;
    • Özellikle fazla kilolarınız var ise mutlaka zayıflamanız gerekir.
    • Vücutta bulunan doymuş yağ miktarı azaltılmalı.
    • Protein değeri yüksek olan gıdalar tüketilmelidir. Örneğin; Balık, tavuk, baklagiller ve yumurta gibi besinler en az üç günde bir mutlaka tercih edilmelidir.
    • Antioksidan içeren meyve ve sebzeler tercih edilmelidir. Vücutta bulunan yağ miktarını dengeleme de en önemli yardımcınız olacaktır.
    • Sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden uzak durulmalıdır. Çünkü bu maddeler vücutta bulunan testosteron hormon seviyesini azalttığı gibi östrojen miktarını arttıracaktır.
    • Düzenli bir şekilde spor ve egzersiz yapmak vücudu sıkılaştırır ve yağ miktarını azaltır.
    • Vitamin bakımından zengin besinler tüketmek
    • Şekerli ürünlerden uzak durmak.
    Erkeklerde antropoz dönemi,

    Hormon tedavisi yapılan erkeklerin tedaviye cevap verme olasılığı çok yüksek olmasına karşın hastanında bu konuda özverili olması gerekir. Özellikle 45 yaşının üzerindeki erkeklerde  daha fazla görülen hormon sorunu farklı hastalıklar için kullanılan ilaçlar nedeni ilede oluşabilmektedir. Hormon problemi olan birinin mutlaka uzman hekim kontrolünde tedavi görmesi gereklidir. Aksi halde ameliyat ile tedavi edilmesi kaçınılmazdır. Kadınlarda nasıl menopoz dönemi var ise erkeklerde de bu döneme antropoz dönemi denir. Antropoz zamanında libido eksikliği, saç dökümüne, aşırı yağlanmalara, depresyon ve kas zayıflığına neden olabilir.  Yaşın ilerlemesi ile cinsel hormonların da azalması ile birlikte erkeklerde kadınlar gibi bu dönemde büyük sıkıntılar çekerler.  Hipofiz bezinde görülen zayıflamalar da muhtemelen geçirdiğimiz ruhsal ve fiziksel travmalar sonucunda fark edilmektedir. Yaşlı erkeklerde ve genç erkeklerde hormon tedavileri farklı yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Erkek hormon tedavileri ciltten emilim yapılsın diye jel ve krem veya enjeksiyon inesi ile direk olarak enjekte edilmektedir. sabahları aç karnına alınan testosteron örnek numuneleri kandan veya ağızdan alınan tükürükler sonucunda ölçüm yapılır. Antropoz zamanında hormon tedavisi görmek erkekler için zor olmakla birlikte  hekimler içinde dikkatli ve kontrollü yapılmalıdır. Cinsel yönden erkeklerin sıkıntıya girmeleri hormonlara bağlı olduğu gibi psikolojik sorunları da beraberinde getirmektedir.
    Erkek Hormon Tedavisi
    Uzman doktor tarafından yapılan erkek hormon tedavisi düşük seviyelerde olan testosteron hormon düzeyi etkileyen başlıca nedenler yüksek kolesterol, şeker hastalığı, depresyon, ve cinsel isteksizlik gibi nedenlerdir. Kalp hastası olan erkeklerin, hormon seviyelerinin normalin altında olduğu ve bu durumdaki erkeklerin kaslarında]]> Fsh Hormonu Yüksekliği https://www.hormon.gen.tr/fsh-hormonu-yuksekligi.html Sat, 17 Nov 2018 11:55:22 +0000 Fsh hormonu yüksekliği, Fsh hormonu kadınlarda ve erkeklerde üreme üzerinde etkili bir hormondur. Cinsel hormonların salgılanmasını, cinsel farklılığın oluşumunu sağlar. Kadınlarda yumurta hücresi, erkeklerde de sperm hücresi Fsh hormonu yüksekliği, Fsh hormonu kadınlarda ve erkeklerde üreme üzerinde etkili bir hormondur. Cinsel hormonların salgılanmasını, cinsel farklılığın oluşumunu sağlar. Kadınlarda yumurta hücresi, erkeklerde de sperm hücresi üretimini etkiler. Bu hormon folikül uyarıcı hormondur. Kadınlarda hipofiz bezinden salgılanarak, yumurtalıklarda bulunan folikülleri uyarır ve büyümelerini sağlar. Erkeklerde olan sertoli hücrelerini, sperm oluşturan seminifer hücreleri etkiler. Sertoli hücrelerden inhibin hormonunun salgılanması sağlanır. Bu Fsh hormonunun hipofizden fazla miktarda salgılanmasına engel olur. Herkeste bulunan Fsh hormonunun düşüklüğü ve yüksekliği çeşitli sorunların yaşanmasına neden olur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte Fsh hormonu seviyesi de yükselir. Kadınlarda adet döneminin 3. günü Fsh hormonu seviyesi 10'dan düşük olmalıdır. Fsh hormonu yüksekliği kadınların gebe kalma olasılığını düşüren bir etkendir. Kısırlıkla karşı karşıya kalınabilir. Erkelerde Fsh hormonu yüksekliği de sperm sayısının azalmasına neden olarak, baba olma olasılığını düşürür.

    Fsh hormonu yüksekliği neden olur

    Fsh hormonunun yüksekliğinden bahsetmek için, öncelikle Fsh hormonu değerlerinin tespit edilmesi gerekir. Fsh hormonu seviyesi özellikle kısırlık sorunu bulunan, adet düzensizliği olan kişilerde önemli bir unsurdur. Kanda Fsh ölçümü adet kanamasının üçüncü gününde yapılmaktadır. Bu zamanın dışındaki günlerde hormon değerleri yanıltıcı çıkabilir. İleri yaşlarda kadınlarda yumurtalık rezervi azaldığından, Fsh seviyesi de yükselir. 35 yaşından itibaren yükselmeye başlar, 40 yaşla birlikte hızlı bir yükselişe girer. Ayrıca yumurtalıklardaki hasar, yumurtalığın operasyonla alınması ya da bir bölümünün alınması gibi durumlarda Fsh hormonu yüksekliği ortaya çıkar. Kullanılan ilaçlar, doğum kontrol hapları Fsh hormonunda yükselmeye neden olmaz.

    Fsh Hormonu Yüksekliği
    Fsh hormonu yüksekliği gebeliği zorlaştırır

    detin 3. gününde ölçülen Fsh değeri 10'un altında olursa, kadının gebe kalma şansı azalır. Oranın 15 ve üzerinde olması halinde gebe kalma şansı çok zorlaşır. Fsh hormonunun yüksekliği oranında kadının gebe kalma olasılığı bulunmaktadır. Gebelik kendiliğinden olsa da, tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemleri kullanılsa da, Fsh hormonu gebe kalmaya etki eden bir unsurdur. Değerin 25'in üzerine çıkması demek gebeliğin olanaksız şekilde gerçekleşmemesi demektir. Fakat Fsh hormonu değerleri aylık olarak değişkenlik gösterir. Bu ay yüksek çıkan Fsh hormonu, öteki ayda düşebilir. Buna rağmen Fsh hormonu yüksekliği olan bir kadında sonradan bu oranın düşmesi hamile kalmasını kolaylaştırmaz. Bu durumda başka tetkikler yapılarak Fsh hormonu ve yumurta rezervinin değerlendirilmesi gerekir.

    Fsh hormonu değeri düşürülür mü

    Gebe kalmakta zorlanan ve Fsh hormonu yüksekliği bulunan kişiler, gebe kalmayı kolaylaştırmak için Fsh hormonunu düşürmenin çarelerini ararlar. Fakat Fsh hormonu yüksekliği yaşla beraber kadının yumurta rezervinin de düşmesi demektir. Yumurta sayısı düştüğü gibi, yumurta kalitesi de bu durumda azalır. Kullanılacak ilaçlar, diğer tedavi yöntemleri bunu iyileştirmez. Artık eskiye dönüş olmaz. Çünkü kadınların yumurta rezervi doğdukları zaman bellidir. Ancak gebe kalmayı sağlayan, yumurta rezervi konusunda bilgi veren sadece Fsh hormonu değeri değildir. Yapılacak diğer tetkiklerde araştırma yapılmalıdır. Değerin 25 üzerinde tespit edilmesi halinde, tüp bebekle bile gebelik elde edilemez. Bu nedenle gebeliği erteleyenler yumurta dondurma, yumurta bağışı, evlat edinme gibi yöntemleri deneyebilirler. Fsh hormonu yüksekliği durumunda tavsiye edilen bazı bitkisel kürler de vardır. Ancak bunların etkinliği hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Bunun için kullanılan bitkiler arasında adaçayı, civan perçemi, aslan pençesi bulunmaktadır.
    ]]>
    Lh Hormonu Yüksekliği https://www.hormon.gen.tr/lh-hormonu-yuksekligi.html Sat, 17 Nov 2018 12:17:59 +0000 Lh hormonu yüksekliği, hipofiz bezinden salgılanan Lh hormonu kadınların yumurta üretimini, adetlerini düzenleyen, erkeklerin testosteron yani erkeklik hormonu salgılanmasını destekleyen, sperm üretiminin yapılmasını sağlayan bi Lh hormonu yüksekliği, hipofiz bezinden salgılanan Lh hormonu kadınların yumurta üretimini, adetlerini düzenleyen, erkeklerin testosteron yani erkeklik hormonu salgılanmasını destekleyen, sperm üretiminin yapılmasını sağlayan bir hormondur. Aynı Fsh hormonu gibi Lh hormonu da üreme organlarında ve gebe kalma konusunda etkilidir. Vücuttaki oranı yapılacak kan ve idrar tetkikleri sayesinde belirlenebilir. Lh hormonu kadınlarda yumurtalıkları harekete geçirmekte, rahim iç dokusunu etkileyerek adet görmesini sağlamakta ve hormon döngüsünün düzenli olarak işlemesine etki etmektedir. Yumurtalıklar hareketlendiği için özellikle östrojen ve progesteron hormonlarının dengede olması sağlanır.

    Lh hormonu yüksekliği neyi ifade eder

    Kadınlarda Lh hormonu yüksekliği menopoza girildiğini, pkos sendromunu, cinsel gelişimin erken başlamış olduğunu, yumurtalıkların olmadığını ya da hasar gördüğünü anlatır. Erkeklerde Lh hormonu yüksekliği ise, testislerin olmadığını ya da hasar gördüğünü anlatır. Sperm hücreleri işlevini yitirir ve baba olmayı zorlaştırır. Lh hormonu yüksekliği cinsel hormonların düzensiz olduğuna işarettir. Ergenlik daha erken yaşlarda başlar. Erkeklerde peniste büyüme, ses kalınlaşması, sakal, bıyık çıkması gibi ergenlik belirtileri erkenden görülür. Kızlarda ise göğüslerde büyüme, adet görme gibi ergenlik belirtileri zamanından önce olmaya başlar. Kadınlarda Lh hormonu değerleri adet döneminde farklılık gösterir. Yumurtlamadan önce yükselen östrojen hormonunun etkisiyle Lh hormonu da yükselir. Menopoz döneminde de artar. Kadınlarda yumurtlama tarihinin belirlenmesinde, yumurta uyarıcı tedaviler sırasında Lh hormonu değerleri oldukça önemlidir. Erkeklerde yaşla birlikte yükselen Lh hormonu, testosteron hormonunun düşmesine yol açar. Çocuklarda ergenlik döneminin başlamasında, bunun anlaşılmasında yine Lh değerleri dikkate alınır. Yumurtalık ve testislerde fonksiyon bozukluğu meydana gelirse, yumurtalık rezervi tespit edilecekse, Lh hormonu değerlerine bakılır.

    Lh Hormonu Yüksekliği
    Lh hormonu yüksekliği vücuttaki diğer hormonların salgılanmasına etki ederek, hormon dengesizliğine neden olur. Bu yüzden Lh hormonu seviyesi ölçülmeli ve normal değerlerine inmesi için tedavi uygulanmalıdır. Yetişkin kadınlarda Lh hormonu değeri normalde 5-25 IU/L olmalıdır. En yüksek değere adet döneminin ortasında ulaşır. Lh değer aralıkları farklılık gösterebilir. Bunun nedeni laboratuvarların farklı cihazlarla ölçüm yapmasıdır. Bu nedenle daha sağlıklı olması için, Lh değerinin takibi aynı sağlık kuruluşunda yapılmalıdır.
    ]]>
    Antidiüretik Hormon https://www.hormon.gen.tr/antidiuretik-hormon.html Sun, 18 Nov 2018 04:31:41 +0000 Antidiüretik hormon, günümüzde kısaca ADH hormonu olarak bilinmektedir. İnsan vücudunda çok önemli görevleri üstlenen bu hormon pitüiter bezini arka kısmında üretilerek beyin tarafından yeteri seviyede vücuda salgılanır. Bu Antidiüretik hormon, günümüzde kısaca ADH hormonu olarak bilinmektedir. İnsan vücudunda çok önemli görevleri üstlenen bu hormon pitüiter bezini arka kısmında üretilerek beyin tarafından yeteri seviyede vücuda salgılanır. Bu hormon, sağlıklı insanlarda gerektiği zaman salgılanmak üzere yeteri miktarda bulunur. Fakat bazı insanlarda bu hormonun üretilmemesi, ya da üretilse bile salgılanamaması nedeniyle oldukça büyük problemlere neden olmaktadır. Antidiüretik hormon sayesinde insan vücudundaki su, kan içerisine alınır ve kanın normal sıvı dengesi sağlanmış olur. bu hormonun alınmasıyla birlikte insanlarda kan yapımı da hızla artmaktadır. İnsanlar, su ve benzeri içeceklerle sürekli olarak yaşam ihtiyaçlarını giderirler. Bu şekilde hücreler içerisindeki kimyasal reaksiyonlarının gerçekleşmesini sağlarlar. Bunun yanında insan vücuduna alınan su, insanların verdiği nefesle birlikte ve idrar gibi ihtiyaçlar nedeniyle vücuttan hızlı bir şekilde atılır. İşte bu hormon sayesinde insan vücudunda idrar nedeni ile eksilen su miktarı azalır ve vücuttaki su kana karışır. Hormonun eksikliğinde ise insanlarda ciddi bir şekilde su kaybedilir. Bu durum ise başta hücreler olmak üzere diğer birçok organın zarar görmesine neden olmaktadır. Bu özelliğiyle hayati bir önem taşıyan antidiüretik hormon, vücudun toplam olan su dengesinin sağlanmasında etkili olur.

    Antidiüretik hormon, insanlarda beyin bölgesine yakın bir yerden üretilir. İnsanlarda kan konsantrasyonunun artması durumunda vücuda daha fazla antidiüretik hormon salgılanmasına izin vererek sorunun giderilmesini sağlar. Bunun tam tersine, insan vücudundaki kan eğer çok sıvı bir hal almışsa bu durum da da pitüiter bezinin uyarılmasıyla hormonlar salgılanır ve bu sayede idrarla sıvı atılır. İnsan vücudunda suyun fazla tutulması durumunda insanlarda farklı hastalıklar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle Antidiüretik hormon çok  salgılandığı zaman da zararlı olabilmektedir. Özellikle günümüzde çok karşılaşılan ve tedavisi yok denecek kadar az olan akciğer tümörlerinin oluşumunda bu hormonun etkisi olabilmektedir. Bazı insanlarda uzun yıllar boyunca bu hormonun aşırı salgılanmasına bağlı olarak vücutta çok fazla sıvı birikimi meydana gelir ve bu durum akciğerlerde tümörlerin oluşmasına neden olur. Bu tümörler bazen vücutta farklı organlarda da meydana gelebilmektedir. Bazı insanlarda da antidiüretik hormon bozuklukları sorunları meydana gelir. Aslında bu duruma neden olan birçok unsur vardır. Bunlardan en önemlisi insanların aşırı alkol tüketmesidir. Tüketilen alkol nedeniyle insanlarda beyine direk etkiler oluşur ve bu durumda kişide, geçicide olsa idrar üretiminde hızlanmalar meydana gelir.Bu gibi durumlar nedeni ile insanlarda antidiüretik hormon salınımı dengesi bozulabilir. 

    Antidiüretik Hormon
    Antidiüretik hormon bozukluğu olan insanlarda bu durum tedavi edilmezse, kişilerde yıllar sonra çok ciddi sağlık sorunları meydana gelebilir. Bu nedenle yapılan hormon testlerinde eğer olumsuz bir sonuç alırsanız, bu durumu mutlaka düzeltmek için tedavilerinizi olun. Bazı insanlarda bu hormonun bozulması ve dengesizliğe neden olması durumunda vücutta sancılar meydana gelebilir. Özellikle karında meydana gelen kramp sorunları, bulantı sorunları, baş ağrısı gibi problemler kişilerde rahatsızlığa neden olabilir. 
    ]]>
    Amh Hormonu https://www.hormon.gen.tr/amh-hormonu.html Mon, 19 Nov 2018 04:30:50 +0000 Amh Hormonu, Kadın ve erkek vücutlarında bulunabilen, yumurtalıklardan salgılanan ve menopoz durumuna kadar salgılanmaya devam eden glikoprotein yapılı bir hormon olan amh hormonunun (anti müllerian hormon) vücuttaki en önemli gör Amh Hormonu, Kadın ve erkek vücutlarında bulunabilen, yumurtalıklardan salgılanan ve menopoz durumuna kadar salgılanmaya devam eden glikoprotein yapılı bir hormon olan amh hormonunun (anti müllerian hormon) vücuttaki en önemli görevi cinsiyeti belirlemektir. Müller karşıtı anlamına gelen amh hormonu vücutta cinsiyetin belirlenmesi dışında birçok fonksiyonlara sahiptir. Müller kanalı dişi fetusta tüp, vajinanın ve rahimin gelişmesine yardımcı olan bir kanaldır. Döllenmenin gerçekleştiği durumlarda ve hamileliğin sona erdiğinde eğer erkek fetus olursa müller kanalından fetusa gelecek olan salgılar engellenir. Kısaca erkek bebeklerin rahmin içindeyken kadınlık organlarının oluşmaması bu hormon sayesinde olur.
    Anne karnında bulunan fetus dişi ise testis dokusu bulunmadığından dolayı erkek bebekteki gibi salgılar engellenmez ve rahim, tüp, vajina ve rahim ağzı organları oluşur.

    Amh ( anti müllerian hormon) kullanılabileceği durumlar:
    • Menopoz ve erken menopoz tanısını koymak için
    • Menopoz yaşını önceden tespit ekmek amacıyla
    • Radyoterapi ve kemoterapi gören hastalarda over zararlarını tespit etmek için
    • Yumurtalık durumunun tespitinde
    • Puberte tanısını koymak amacıyla
    • Polikistik over tanısını koymak amacıyla
    • Tüp bebek ve kısırlık tedavilerinin başarı oranının tespit etmek için
    • Nüksleri belirlemek amacıyla
    • Erkeklerde sperm üretiminin faaliyetlerini öğrenmek için
    • Erkeklerde sertoli hücreleri tespit etmek için
    Amh Hormonu
    Amh testi,

    Amh testinin değerleri kadınların adet döngüsü sırasında veya diğer zamanlarda farklılık göstermez. Bu nedenle bu test adetin herhangi bir gününde yapılabilir. Kadınların adet dönemlerinde yada adet kanamasının olmadığı günlerde aç ya da tok karnına amh testi yapılabilmektedir.
    Bu test diğer testler gibi kol damarlarının tam olarak yapılır.

    Amh değeri,

    38 yaş altı kadınlarda: 2.2-4.0 ng/ml olmalıdır.

    Hamilelikte amh değeri,

    Hamilelik ve lohusalık dönemlerinde amh değerleri önemli oranda bir farklılık göstermez.
    ]]>
    Prolaktin Hormonu Düşüklüğü https://www.hormon.gen.tr/prolaktin-hormonu-dusuklugu.html Mon, 19 Nov 2018 07:04:01 +0000 Prolaktin hormonu düşüklüğü, memelerdeki süt bezlerinden süt salgılanmasını sağlayan hormondur. Prolaktin, kafatası içinde bulunan ve hipofiz denen bezden salgılanır.Prolaktin h
    Prolaktin hormonu düşüklüğü, memelerdeki süt bezlerinden süt salgılanmasını sağlayan hormondur. Prolaktin, kafatası içinde bulunan ve hipofiz denen bezden salgılanır.

    Prolaktin hormonunun görevleri;
    • Memedeki bezleri uyararak süt üretimini sağlamaktadır. 
    • Hamilelik döneminde artış gösteren prolaktin hormonu, bebeğin beslenmesinde büyük rol oynamaktadır.  Anne sütünün bebek için hazırlanmasını sağlamaktadır. 
    • Prolaktin salgılanmasını; bebeğin, meme ucunu emmesiyle meydana gelen uyari artırmaktadır. Böylece süt üretimini de etkileyerek artış sağlamaktadır. 
    • Annenin bebeğini emzirmeyi bırakmasıyla birlikte prolaktin miktarı azalmaktadır. 
    Prolaktin hormonunun normal değeri kaç olmalıdır 
    Prolaktin hormonu, kadınların  adet döneminde değişmeler göstermektedir.  Yaklaşık olarak 13-15 civarı olan prolaktin hormonu yumurtlama günlerinde veya yumurtlama gününe yakın bir vakitte yükseklik gösterebilmektedir. Prolaktin hormonunun 20'nin üzerinde olması anormal değerler olarak kabul edilmektedir. Özellikle hamilelikte haftalar ilerledikçe prolaktin hormon düzeyi artmakta ve anormal dediğimiz değerlere ulaşmaktadır.  Erkeklerde ise genellikle 6-10 arası normal değerler olarak bilinen prolaktin hormonunun 10'un üzerinde olması anormal bir değerin göstergesidir. 

    Prolaktin Hormonu Düşüklüğü
    Prolaktin hormon düşüklüğü: 
    Kafa travması, bazı enfeksiyonlar, hipofiz bezi ile ilgili patolojiler, dopamin ve antiparkinson tarzındaki ilaçlar prolaktin hormon düşüklüğüne sebep olabilmektedir. Kadınlarda adet dönemi bozukluklarına neden olabilmektedir. Doğumdan sonra ise, memelerden süt gelmemesi, düzensiz ve geç emzirme prolaktin hormon düşüklüğüne bağlıdır. Prolaktin yüksekliği kadar sık görülen bir durum değildir. 

    Prolaktin seviyesi ölçümü nasıl ve ne zaman yapılmalıdır 
    • Prolaktin hormon testi sabah 09.00-10.00 arasında yapılmalıdır. 
    • Prolaktin hormon testinden önce (özellikle birkaç gün önce)  cinsel ilişkiye girilmemelidir.
    • Prolaktin testinden birkaç gün önce meme uyarımından, özellikle de meme ucu uyarımından kaçınılmalı, kan testi sabah aç karna olmalıdır. 
    • Uykusuz olmamaya özen gösterilmelidir. 

    ]]>
    Dhea So4 Hormonu Nedir https://www.hormon.gen.tr/dhea-so4-hormonu-nedir.html Mon, 19 Nov 2018 19:52:47 +0000 Dhea So4 Hormonu Nedir, Vücudun böbrek üstü bezlerinden salgılanmakta olan steroid hormonunun adıdır. Gün içerisinde salınım olayında bir değişiklik görülmez. Kendi kendine çok az bir etkisi olan hormon erkeklerde testosteron Dhea So4 Hormonu Nedir, Vücudun böbrek üstü bezlerinden salgılanmakta olan steroid hormonunun adıdır. Gün içerisinde salınım olayında bir değişiklik görülmez. Kendi kendine çok az bir etkisi olan hormon erkeklerde testosterona kadınlarda ise, kadınlık hormonu olan östrojene dönüşür. Bu dönüşüm olayı kadınlar için menopoz öncesinde %75 civarı görülürken, menopoz sonrası %100 civarında görülür. Her iki cinsiyette de yeni doğanlarda Dhea So4 hormonu yüksektir ve kısa bir zaman içerisinde normale döner. Ergenlik çağıyla beraber, yeniden yükselmeye başlayan Dhea So4 hormonu değerleri erkeklik ve kadınlık hormonlarına etki eder. Kız çocuklarında 7 ile 8 yaş altında, erkek çocuklarında ise 8 ile 9 yaş altında pubik kıllanmaya sebep olabilir.

    Dhea So4 Hormonu, negatif bir geri besleme döngüsü içerisinde beyin tarafından kontrolü sağlanan bir hormondur. Böbrek üstü bezi hormonunu değerlendirmek için Dhea So4 hormon ölçümleri yapılmalıdır. Bu ölçümler aynı zamanda, böbrek üstü bezlerinin sebebiyet verdiği androjen salgılayan hastalıkları, yumurtalıklar ve testislerden salgılanan hormonların sebep olduğu hastalıkları tespit etmek için kullanılır. Konjenital adrenal hiperplazi sorunu tanısında yardımcı olarak hormon değerlerine bakılır. Dhea So4 Hormonu NedirErken Adrenaşı belirlemek için önemlidir. Dhea So4 hormonunun aşırı derecede salgılandığı zamanlarda kadınlarda yüzde kıllanma yapar. Erken ergenlik ve ya geç ergenlik gibi sorunlarda etkili bir faktör olabilir. Dhea So4 Hormonunun yüksek olarak salgılandığı durumlarda kişilerde, duygusal ve fiziksel stres görülebilirken, böbrek üstü bezlerinde tümör olduğunun işareti olabilir. Hipertiroid, Cushing hastalığı ve Polikistik Over Sendromu görülebilir. Yetersiz salgılanması halinde ise; Crohon, Ülserafit Kolit hastalıklarının belirtisi olabilir. 
    ]]>
    Fsh Hormonu https://www.hormon.gen.tr/fsh-hormonu.html Tue, 20 Nov 2018 01:44:03 +0000 Fsh hormonu, hem kadınlarda hemde erkeklerde bulunan ortak bir hormondur. Bu hormon kısaca insanlarda uyarıcı hormon olarak görev yapmaktadır. Fsh hormonu, diğer hormonlar gibi insanlarda hipofiz bezleri tarafından üretilir. Hipofiz b Fsh hormonu, hem kadınlarda hemde erkeklerde bulunan ortak bir hormondur. Bu hormon kısaca insanlarda uyarıcı hormon olarak görev yapmaktadır. Fsh hormonu, diğer hormonlar gibi insanlarda hipofiz bezleri tarafından üretilir. Hipofiz bezleri ise kafatasının ortasında ve gözün arka kısmında bulunan bölgelerde yer almaktadır. İki hipofiz bezi sayesinde vücuda ihtiyaç duyulan birçok hormon üretimi gerçekleşir. Burada üretilen hormonlar sayesinde vücutta bulunan birçok organ görevlerini dengeler. Hipofiz bezinde üretilen Fsh hormonu, vücuttaki endokrin adı verilen organlar sayesinde vücuda salgılanır ve vücutta etken bir özellik gösterir. Fsh hormonu, adını İngilizce bir terim olan Follicle Stimulating Hormone kelimelerinin baş harflerinden almıştır. Tıbbi olarak bu hormona da aynen bu şekilde isim verilmektedir. Fakat Türkçede bu hormon direk olarak uyarıcı hormon olarak bilinmektedir. Fsh hormonu kadınlarda ve erkeklerde farklı şekillerde görev yapsa bile sonuç olarak yaptıkları görevler aynı noktalarda etki göstermektedir. Bu hormon erkeklerde testisler içerisinde bulunan sertoli hücrelerine ve spermin üretiminin gerçekleştiği seminifer tüplere gönderilirken kadınlarda, yumurtalıklarda bulunan folikulleri uyararak büyümelerin meydana gelmesini sağlar. Bu nedenle Fsh hormonunun direk olarak cinsel farklılaşmayı sağladığını ve aynı zamanda kadınlarda yumurta, erkeklerde sperm gelişimini etkilediğini söyleyebiliriz. Bu hormonların her insanın vücudunda bir normal değeri bulunmaktadır. Bu değerlerin altına inildiğinde ya da değerlerin üzerine çıkıldığında çeşitli sağlık problemler meydana gelir. 


    Kadınlarda Fsh hormonu,

    Menopoz dönemlerine yaklaştıkça artış göstermektedir. Artan Fsh hormonu, yavaş yavaş kişideki cinsel gelişimin artmasına neden olsa bile hormonal dengesizlikler nedeni ile bebeğin oluşumunu imkansızlaştırmaya başlayacaktır. Bu nedenle menopoz dönemlerine doğru kadınlarda olumsuzluklar meydana gelebilir. Gençlerde ise daha çok ergenlik dönemleri öncesinde Fsh hormonu, ciddi bir azalma göstererek etkilerini kişilere gösterir. Bu hormon her ne kadar ergenlik öncesinde azalsa bile daha sonraki zamanlarda ciddi bir artış göstermektedir. Bu sayede kişilerde cinsel gelişim ergenlikle birlikte hızlı bir şekilde görülür. Bunun yanı sıra hipofiz bezlerinde meydana gelen olumsuzluklar nedeniyle Fsh hormonlarında azalmalar görülür. Bu durumlarda kişinin uyarıcı hormonlarındaki azalma durumu nedeniyle çok ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.
     
    Fsh Hormonu
    Fsh hormonu nasıl ölçülür ve nasıl düşürülür

    Fsh hormonunun ölçümü için öncelikle kişinin bir miktar kan numunesi vermesi gerekmektedir. Bunun için doktora giderek gerekli kan numunesini verin. Bazen doktorlar kişiden idrar numunesi de isteyebilmektedir. Bu şekilde yapılan hormon testleriyle sadece Fsh hormonunun değil, aynı zamanda diğer birçok hormonunun değerini öğrenebilirsiniz. Normalde kadınlarda Fsh hormonu değerinin sıfır ile beş arasında olması gerekmektedir. Eğer kişideki Fsh hormonu seviyesi on ve üzeri ise kişide tehlikeli durumların olabileceğinden şüphe edilmektedir. Eğer kişilerdeki Fsh hormonu bu seviyenin üzerinde ise kişinin hamile kalması oldukça zorlaşacaktır. Bu nedenle kısırlık nedeni demek doğru olabilir. Çünkü Fsh hormonu ile gebe kalma ihtimalinin azalması direk olarak doğru orantılıdır. Bu gibi durumlarda doktorlar hastaları için ilaç tedavileri uygularlar. Yapılan ilaç tedavileri ile bu hormonun seviyesi düşürülmeye çalışılır. Bazı insanlarda bu hormon ilaçlar sayesinde ve kişinin beslenme düzenine göre düzelme gösterse bile bazı kadınlarda bu hormon seviyesi düşürülemez ve kısırlık meydana gelir. Aslında bu durum erkeklerde de aynı şekilde seyreder. Bunun yanı sıra sizlerde isterseniz doktorunuzun yazacağı ilaçların yanı sıra bitkisel malzemelerden kürler hazırlayarak bu hormonun düşürülmesini sağlayabilirsini]]> Dopamin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/dopamin-hormonu.html Wed, 21 Nov 2018 01:15:15 +0000 Dopamin Hormonu, Beyinden vücuda salgılanan bir horman olan dopamin, mutluluk hormonu olarak isimlendirilir ve nörotransmitter olarak sinir hücreleri içerisinde görev yapar. İnsanlarda ve hayvanlarda bulunabilen dopamin hormonı haz ve Dopamin Hormonu, Beyinden vücuda salgılanan bir horman olan dopamin, mutluluk hormonu olarak isimlendirilir ve nörotransmitter olarak sinir hücreleri içerisinde görev yapar. İnsanlarda ve hayvanlarda bulunabilen dopamin hormonı haz ve acı hissetmede, uyku ve öğrenmede, olayları kavramada, davranışlarda, dikkatte, duygu durumlarında ve hareketlerde etkili olan bir hormondur. Dopamin hormonu sayesinde beyine gelen iletiler ve kasların hareketleri düzenlenir ve bilincimizde fonksiyonlar oluşur. Tatlı yiyecekler yendiğinde veya cinsel ilişki esnasında dopamin hormonu salgılanır ve beyin insanın haz hissini yaşayabilecek şeyleri bulmaya iter.

    Dopamin hormonu eksikliği:
    • Vücutta dopamin hormonunun eksikliğinin en önemli belirtisi vücutta ve ellerde hissedilen titreme durumudur.
    • Bu hormonun eksikliği kişide depresyon oluşmasına ve bu durumun devamlı hale gelmesine neden olmaktadır. Bu nedenle depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçların birçoğu vücuttaki depomin değerini yükseltir.
    • Dikkat eksikliği ve dikkat bozukluğu beyinde depomin değerinin düşmesi sonucu ortaya çıkar. Dopamin hormonu kişide olaylara konsantre olmasını sağlaması nedeniyle bu hormonun düşük olması kişide dikkat eksikliği ve dikkat bozukluğuna yol açar. Bu durum kişinin yürüyüşünün farklılaşmasına ve ellerinin kontrolsüz hareket ettirmesine neden olur.
    • Dopamin değerinin vücutta aşırı derecede düşük olması parkinson hastalığına sebep olabilir. Bu hastalalık kişinin hareket yeteneğini ve diğer faaliyetlerini büyük bir oranda etkiler. Hastada bu durumdan dolayı titreme ağır hareket etme kalp kaslarının sertleşmesi ve dengesizlik durumu oluşabilir.
    • Bu hormonun eksikliği kişide  libido seviyesinin düşmesine neden olur. Bu durumda kişide hareket yeteneğini, zevk alma duyusu, istek, dürtü ve heyecan yeteneğini büyük bir oranda azalır.
    • Bu hormonu eksikliği kadınlarda menopoz döneminde yaşanacak olan aşırı terleme ve sıcak basması gibi etkileri artırır.
    Dopamin Hormonu
    Dopamin hormonu fazlalığı;
    • Dopamin hormonunun fazla salgılanması ile kişide gerginlik, aşırı hareket etme durumu ve beynin zevk merkezinin fazla uyarılmasının neticesinde metabolizma hızlanması ve bu nedenle dikkatsizlik durumu ortaya çıkar.
    • Bu hormonun vücuda fazla salgılanması kişide şizofreni ve paranoya gibi psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Bu durumda hastalarda halüsinasyon ve farklı semptomlar yaşanabilir.
    • Dopamin hormonunun artışı kişide aşırı neşe, alkol, sigaraya veya farklı şeylere oluşan bağımlılık, kalbin hızlı atması ve tansiyonun yükselmesine neden olur.
    • Beyinde dopamin hormonunun fazlalığı dopamin reseptörlerinde bazı olumsuzluklara neden olabilir. Bu durumda beyin görevlerini yapabilmek için daha fazla dopamin ihtiyacı hisseder bu durum da beynin dopamin dengesinin bozulması demektir.
    Dopamin hormonunu doğal yollarla nasıl artırılır

    Kişi dopamin hormonunu doğal yollarla artırmayı tercih ettiğinde daha mutlu ve memnun hayat sürer. Çünkü bu dopamin hormonlarının dengelenmesinde çok önemli bir faktördür.
    • Günde belirli aralıklarla yarım saat beyin faaliyetlerini uyarıcı, yorgunluğu azaltı, ruh halini düzenleyen egzersizler ve spor yapın.
    • Yağlı ve şekerli gıdalardan dopamin değerinin düşmesine neden olabileceği için bu tür sağlıksız yiyeceklerden uzak durun.
    • Muz gibi tirozin içeren depomin değerini yükseltecek taze meyve ve yiyecekler tüketin
    • C vitamini içeren gıdaların depomin değerini yükselttiği bilindiğinden dolayı sık sık C vitamini içeren gıdalar tercih edin.
    • Güneş ışığından faydalanın
    • Haz hissini güçlendirip mutluluk yaratacak faaliyetlerde bulunun.



    ]]>
    Fsh Hormonu Düşüklüğü https://www.hormon.gen.tr/fsh-hormonu-dusuklugu.html Wed, 21 Nov 2018 17:56:13 +0000 FSH hormonu düşüklüğü, bu hormon kadınlarda ve erkeklerde üreme ile ilgili olan hormonların içerisinde bulunan sorunların sebepleri arasına yer alır. Hipofiz bezi olarak bilinen ve beyinde bulunan salgı bezi folikül uyarıcı ho FSH hormonu düşüklüğü, bu hormon kadınlarda ve erkeklerde üreme ile ilgili olan hormonların içerisinde bulunan sorunların sebepleri arasına yer alır. Hipofiz bezi olarak bilinen ve beyinde bulunan salgı bezi folikül uyarıcı hormanlar salgılanmaktadır. Fsh hormonu düşüklüğü beyinde bulunan hipofiz bezi hem kadınlarda hem de erkeklerde aynı görevi uygulamaktadır. Kadınlarda bulunan folikül erkeklerde ise sertoli hücrelerini uyararak; büyüyüp gelişmelerini sağlamaktadır. Bu hormonların önemli miktarda düşük olması kişide bulunan hücrelerdeki gelişim bozukluklarını meydana getirir. Bunun daha kısa anlatımı ise erkek de bulunan sperm kadınlarda ise yumurtaların gelişiminde büyük etkileri bulunduğundan dolayı ve bu hormonun düşüklüğünde olumsuz şekilde etkilenirler. Fsh hormonunun gereksiz salgılanmasına neden olan bir diğer hormon ise inhibin hormonu olarak bilinir. Bu hormon hipofizden salgılanmasını engellenmiş durumda ise aynı etkiyi yaratan sertoli hücresi testislerden testosteron salgılanmasına katkı sağlar. Bu işlemler üzerine mükemmel bir dengeyle vücutta işlevini yürütür. Bu dengeyi yine testislerdeki leydig tarafından salgılanan hormonlar ile gerçekleştirilir. Kadınlarda büyük etkiler yaratan bu hormon yumurtalarda bulunan granuloza hücrelerine etkisi olur. Kadında oluşan bu hormon ile östrojen hormonu da aynı dengeyi sağlar. Fsh hormonu düşüklüğü dengeli olmasından dolayı doğru şekilde gelişimini tamamlamış üreme hücreleri ve salgılanması ile doğurganlığı sağlayabilmektedir. Dengesiz şekilde oluşturulan hormon düşüklüğü vücutta ciddi problemler meydana getirebilir. Böyle durumlarda ise üremede sıkıntılar yaşanır. Fsh hormonunun düşüklüğü kadar  bu hormonun yüksekliği de problem yaratabilir. Kadın ve erkeklerde cinsellik hormonu olarak adlandırılan östrojen ve testosteron da ciddi azalmalar oluşması sonucunda yada hiç üretilmemesi halinde gnrh salınımı vücutta başlar. Vücutta bulunan hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar erkek ve kadınlarda başka hastalıkları tetikler düzeyde bulunur.

    Fsh Hormonu Düşüklüğü
    Fsh hormonunun oluşturduğu yan etkiler,

    Fsh hormonu eksikliği sayesinde kadınlarda bulunan adet düzensizliği gibi durumlar ile kendine belli edebilir. Ayrıca çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin bu hormon düzeyini kontrol ettirmeleri oldukça önemlidir. Yapılan kontrollerde adet düzensizliği sonucunda değer düşse bile gebelik şansı artmamaktadır. 35 yaş altındaki hanımlarda fsh düzeylerini görülen hormon yüksekliği erken menopozun habercisi olarak kabul edilir. Fsh hormonu tek başına menopoz tanısı için yeterli değildir. Ancak menopoz denilmesi için beraberinde adet düzensizlikleri gibi önemli bulguları taşıması gerekir. Çocuk isteyen kişilere yapılan tedavilerde fsh iğneleri yapılmaktadır. İğneler sayesinde yumurtaların uyarılmasını içeren hormonlar enjekte edilmektedir. Ayrıca menopoza karşı kadının idrarında elde edilen fsh içeren etkiler ile kadındaki hormon dengeleyici sisteminde uyarıcı etkiler yaratılır. Erkeklerde ve kadınlarda istenmeyen bölgelerde aşırı kıllanma artırıcı etkisi meydana getirebilir.. Özellikle de ergenlik çağında ciddi problemlere sebep olur ve bu ergenlik zamanında da bu hormonlar hat safhaya ulaşır. Bu hormonun ergenlik döneminin başlangıcında test edilmesi gerekir. Fsh hormonunun sayısında artış olduğu çeşitli testler ile yapılacak uygulamalar sonunda belirlenir. Düşüklüğünün sebepleri üremede engel teşkil eder. Ancak bu hormonun yüksekliğinde genellikle ergenlikte erkeklerde özellikle sakal, bıyık bölgelerinin aşırı kıl oluşumunu sağlar. Ayrıca peniste büyüme, testislerde büyüme gibi problemlere sebep olabilir. Kızlarda ise fsh hormonunun yüksekliği adet dönemi sonrasında ciddi artış gösteren yumurta gelişimini sağlamaktadır. Ayrıca göğüslerde irileşme, vücut bölgelerinde gereksi kıl oluşmasına sebep olabilir. Bu hastalık erkeklerin genç yaşlarında artarak testesteron hormonunun yeterli seviyede olmasını sağlar. İl]]> Serotonin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/serotonin-hormonu.html Wed, 21 Nov 2018 23:22:54 +0000 Serotonin Hormonu, Serotonin, insan beyninde  nöronlar arasında iletişimi sağlayan bir çeşit transmitterdir. İnsanın duygusal durumuna göre eksilir yada çoğalır, mutluluk, heyecan, zindelik, canlılık serotonin hormonu ile ilgil Serotonin Hormonu, Serotonin, insan beyninde  nöronlar arasında iletişimi sağlayan bir çeşit transmitterdir. İnsanın duygusal durumuna göre eksilir yada çoğalır, mutluluk, heyecan, zindelik, canlılık serotonin hormonu ile ilgilidir. Serotonin eksikliği kişiyi agresif, yorgun ve sıkılgan hissetmesine yol açar. Beynimiz serotonin salgıladığında damarlarımız sertleşir ve daralır, serotonin düzeyi düşünce damarlar genişler. Yapılan araştırmalarda migren ataklarında serotonin düzeyinin yüksek olduğu, atak geçtikten sonra serotanin düzeyinin düştüğü gözlenmiştir.

    Serotonin Hormonu hangi durumda yükselir ve düşer

    İnsanın sıra dışı her hali serotonin düzeyini etkilemektedir. Yorgunluk, açlık, ışık, stres etkileyici örneklerdir. Kan şekeri düşüklüğü ve stres serotonin düzeyini düşürür. Kusmak, yüksek oksijen ve içinde aminler bulunan çikolata, peynir, portakal, domates, acı biber, süt serotonin düzeyinin yükselmesine neden olur.  

    Serotonin ve Uyku;

    Uyku ile serotonin salınımı arasında doğrudan bir ilişki vardır, serotonin salgısının yüksekliği uyanık, düşüklüğü uyuma isteğini ortaya çıkarır, tabi ki uyku isteği sadece bununla sınırlı değildir, bunun yanında melatonin hormonu ile de bağlantısı vardır, iki hormonun uyumlu çalışması neticesi uyku saati ayarlanır, gün ışığının ortaya çıkışı ile serotanin seviyesinin yükselir, melatonin seviyesi azalır. Güne başlangıç için uyarı niteliği taşıyan bu denklem bireyin uyanma isteğini ortaya çıkarır.

    Seratonin'in vücudumuza diğer etkileri nelerdir

    Bunlardan başka kadınların adet dönemlerinde ostrojen hormonlarında meydana gelen düşüş, serotonin düzeyini düşürmekte böylece kan damarları genişleyerek migren ataklarının tetiklenmesine yol açmaktadır. Serotonin eksikliği ruhsal durumu doğrudan etkileyerek depresyon, anksiyete rahatsızlıkları baş gösterebilir, bunların tedavisi için serotonin kaybını önleyen ilaçlar kullanılır.

    Serotonin Hormonu
    Serotonin Doğal Yollarla Nasıl Artırılır

    Konsantrasyon, ruh halimizin kontrolü, odaklanma, uyku döngüsü ve görülen rüyalar serotonin seviyesi ile ilgili faaliyetlerdir. Gün içinde serotonin seviyesi yükse olması gerekir. Serotonin düşüklüğünün en önemli nedeni dengesiz ve yetersiz beslenmedir, bunları aşırı kafein kullanımı, yüksek alkol alımı, diyet yiyecekler ve yapay tatlandırıcılar serotonin üretimini yavaşlatır. Serotonin seviyesini yükseltmek için aşağıda ki hususlara dikkat etmek gerekir.
    • triptofan; 20 temel aminoasitten biri olan triptofan vücudumuz tarafından üretilmez, eksikliği serotonin düşüklüğüne neden olur, bunun için inek sütü, pirinç lapası, bezelye, mısır, ceviz, hindi eti, peynir, yoğurt, kırmızı et, yumurta ve kuruyemişler tüketilmelidir.
    • B vitaminleri; serotonin üretimi için gerekli olan B 6 vitamini nörotransmitter yapımında da kullanılmaktadır.  Bunun için ay çekirdeği, ceviz, patates, brüksel lahanası, siyah pirinç, diğer tahıl ürünleri ve avakodo tüketilebilir. Ayrıca B9, B12 vitaminleri de benzer hormonal aşamalarda kullanılmaktadır, bu vitamin grubu serotonin üretiminde birlikte çalışır. Folik asit açısından değerli besinler alarak B 9 ve B12 vitaminin vücudumuzda artırabiliriz, yeşil yapraklı sebzeler, tahıl ürünleri tüketin.
    • Masaj yaptırmak; kaslarda ki gevşeme serotonin seviyesini yükseltir.
    • Kapalı alan dışına çıkın; güneş ışığında vakit geçirmek serotonin artırımı sağlar. Örneğin kapalı alandan dışarı çıkıldığında kendimizi bunalımdan kurtulmuş hissederiz, bu durum serotonin salınımının yükselmesi ile ilgilidir.
    • Spor; spor yaparak kanda ki oksijen seviyesini yükseltmek serotonin seviyesini yükseltir.
    ]]>
    Süt Hormonu Yüksekliği https://www.hormon.gen.tr/sut-hormonu-yuksekligi.html Thu, 22 Nov 2018 21:14:42 +0000 Süt hormonu yüksekliği, tıbbi olarak "hiperprolaktinemi" olarak adlandırılmaktadır. Bu hormon kadınlarda bulunan ve erkeklerde üretilmeyen bir hormondur. İnsanlar için oldukça büyük bir önem taşıyan bu hormon, annelerde adınd Süt hormonu yüksekliği, tıbbi olarak "hiperprolaktinemi" olarak adlandırılmaktadır. Bu hormon kadınlarda bulunan ve erkeklerde üretilmeyen bir hormondur. İnsanlar için oldukça büyük bir önem taşıyan bu hormon, annelerde adından da anlaşılabileceği gibi süt üretiminin sağlanması için kullanılan bir hormondur. Gebelik döneminde oldukça yükselen bu hormon sayesinde anne memesinde çocuğun emzirilmesi için süt sağlanmış olur. Bu hormon annelerde prolaktini uyararak süt üretimini başlatmaktadır. Bazı kadınlarda ise "kolostrum" adı verilen hastalık nedeniyle bu hormon erkenden uyarıcı etki yaparak daha doğum gerçekleşmeden süt oluşumu başlatır ve memeden süt akmaya başlar. Aslında bu hastalığın en büyük nedeni hormonal bozukluklardır. Bu gibi hormon bozukluklarına tıbbi olarak çok büyük tedaviler yapılamaması nedeniyle hastalığın tedavisi de oldukça zorlaşmaktadır. Süt hormonu, aslında insanların hamile olmadığı zamanlarda da bir miktar vücutta bulunmaktadır. Bu hormon süt üretiminin yanı sıra kadın üreme organının gelişimi ve fonksiyonunu yerine getirebilmesi için gereklidir. Bu hormon diğer hormonlar gibi beyinin alt kısmındaki hipofiz bezleri tarafından üretilir ve beyin kontrolünde salgılanır. Süt hormonu yüksekliğine neden olan birçok durum vardır. Bunlar;
    • Gebelik dönemi: Daha öncede belirttiğimiz gibi bebeğin yaşamı için gerekli olan sütün üretilmesi için gebeliğin son zamanlarına doğru kişilerde süt üretmek amacıyla bu hormon vücutta yükselmektedir. Bu durum son derece normaldir. Ayrıca normal olmayan durumlardan dolayı da bu hormonda yükselmeler görülmektedir.
    • Bazı kadınların hipofiz bezlerinde meydana gelen hastalıklar nedeniyle sadece bu hormonun değil diğer birçok hormonun seviyesinde dalgalanmalar meydana gelmektedir. Özellikle hipofiz dokusunda görülen adenom tümörleri, süt hormonu yüksekliği sorununa neden olan önemli sorunlardan biridir. 
    • Yine kadınlara özgü olan östrojen hormonunun yükselmesiyle süt hormonu yüksekliği çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durum birçok zaman geçici olduğu için hormonlar kısa bir süre sonra kendiliğinden düzelmektedir. 
    • Kişilerin aşırı stres altına girmeleri durumunda da süt hormonu yükselebilir. Bu nedenle özellikle hamileliğin son zamanlarında stresten daha da uzak durmalısınız. 
    • Meme ucunun aşırı uyarılması durumunda da hormon üretimleri artacağı için süt hormonunda da önemli artışlar gözlenir. 
    Süt Hormonu Yüksekliği
    Süt hormonu yükselmesi durumunda bayanlarda bazı sorunlar meydana gelmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi kişilerde görülen adet düzensizliği problemleridir. Meydana gelen adet düzensizlikleri zamanla daha da artarak sancılara neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra kişilerde meme ucu akıntıları meydana gelebilmektedir. Özelikle gebeliğin son zamanlarında bu durum oldukça artacaktır. Bu sorunların haricinde bir diğer önemli belirti ise kişilerde yumurtlamanın bozulmasına bağlı olarak gebe kalamama durumudur. Bu durum çok yaygın bir şekilde görülen kısırlık nedenlerindendir. Kadınlarda eğer hamile kalamama durumları meydana geliyorsa ve bunun yanı sıra adet düzensizliği gibi durumlar var ise kesinlikle hormon testleri yapılmalıdır. Eğer süt hormonu yüksekliği gibi bir durumdan şüphe duyuluyorsa bu durumda kişilerde ölçümler bu hormon üzerine yoğunlaşmalıdır. Eğer bu hormonun ölçümü yapılacak ise yapılacak olan hormon testinin sabahları 10.00-11,00 sıralında yapılması gerekir. Bunun yanında kişinin aç olması sonuçların çok daha doğru çıkmasını sağlayacaktır.

    Tedavisi: Süt hormonu yüksekliği sorununun tedavisi oldukça basittir ve birçok kişide yapılan tedaviler olumlu sonuçlara neden olur. Kişilerde küçük ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Bu ilaç tedavileri sayesinde çok kısa bir zamanda süt hormonu yüksekliği ortadan kaldırılabilir. Fakat bu ilaçların çok düzenli ve aksatılmadan kullanılması gerekmektedir. 
    ]]>
    Adetin 3 Günü Yapılan Hormon Testleri https://www.hormon.gen.tr/adetin-3-gunu-yapilan-hormon-testleri.html Fri, 23 Nov 2018 20:54:40 +0000 Adetin Üçüncü Günü Yapılan Hormon Testleri, Bazı yaşanan rahatsızlıklar sonucu alınan radyoterapi ve kemoterapi,  genetik olan rahatsızlıklar ve bozukluklar, oluşan bazı doğumsal nedenler ile kadınların bazıları erk Adetin Üçüncü Günü Yapılan Hormon Testleri, Bazı yaşanan rahatsızlıklar sonucu alınan radyoterapi ve kemoterapi,  genetik olan rahatsızlıklar ve bozukluklar, oluşan bazı doğumsal nedenler ile kadınların bazıları erken menopoza girer. Bundan dolayıda otuz beş yaşına  giren ve  ailede var olan erken menopozdan dolayı kadınların yılda bir defadan az olmamak şartı ile yumurtalıkların durumunu ve yumurtalık sayısının saptanması için basit kan testlerini yaptırmaları gerekir. Ayrıca çocuk sahibi olmada zorluk çeken kadınlar için de yapılacak bu kan testleri sayesinde tanı ve tedavi sürecinde çok işe yarayacaktır. Testler sayesinde çıkan sonuçlara göre tedavi yöntemi rahatlıkla belirlenebilir. Bu testlerden iyi sonuç alabilmek için adetin başlangıcından itibaren üçüncü günde yapılması lazım. Bu testlerin üçüncü günde yapılmasının nedeni ise bakılması gereken hormonların seviyesini baskılayan diğer hormonların seviyesinin az olmasıdır.  Şimdi adetin üçüncü günün de yapılacak olan hormon testleri hangileri bunları açıklamaya çalışalım.  

    FSH (Follicle stimulating hormone) Ölçümü Testi,  

    Bu testin adetin üçüncü gününde yapılmasının temel nedeni FSH' ı baskılayan Estradiol (E2) hormonun bu dönemde az olmasıdır. Örneğin bu testin adetin üçüncü günü yerine dokuzuncu günde yapılması sonucunda E2 hormon seviyesi  yüksek olacağından FSH sahte bir  düşüklük görülür. Bundan dolayı sağlıklı bir sonuç alınamaz. Bu yapılan hormon testi sonucunda FSH düzeyi 15 u/ml den düşük olması veya bu değer 10 birim düzeyinde ise bunun anlamı yumurta rezervlerinin çok iyi olduğudur. Sonuç olarak yapılan  bu testte FSH miktarının düşük seviyelerde olması olumlu kabul edilmektedir ve kişinin hamile kalma şansı oldukça yüksektir.  Eğer ki FSH seviyesi 20 u/ml birim civarında olması sonucunda kişinin hamile kalma şansı düşük olarak görülür.

    Adetin 3 Günü Yapılan Hormon Testleri
    E2 ( Estradiol) Ölçümü Testi,  

    FSH hormonu kadar duyarlı olmasa da  E2 hormonunun düşük olması yumurta rezervi ve hamile kalma şansı açısından olumlu kabul edilen bir durum olmaktadır. E2 hormonun 75-80 pg/ ml aralığında olması olumlu karşılanır. Eğer bu değerlerden yüksek bir E2 hormonu ölçülür ise FSH hormonu ne kadar  düşük olursa olsun kişinin hamile kalma şansı oldukça azalır.  E2 hormonun yüksek olması bazı rahatsızlıkların habercisi ve belirtisi de olabilir. Bunlar;  foliküler gelişimin olması gerekenden daha hızlı olduğu, prematür overleri,  yumurtalık yaşlanmasını veya folikül kist gibi rahatsızlıkların belirtisi olabilir. Bununla birlikte FSH hormonunu da baskılayacağı için yumurtalık uyarılmasını bozduğundan yumurtalık döngüsünü kötü duruma getirir.

    Kanda İnhibin B Ölçülmesi,  

    İnhibin B hormonu yumurtalıktan salgılanmakta ve diğer bazı hormonlar gibi FSH hormonunu  baskılamaktadır. İnhibin B hormonun düşük olması olumsuz olarak bilinir. Adetin üçüncü gününde yapılan bu test sonucunda çıkan sonuç 45 pg/ml' den düşük olması hamile kalma şansını oldukça azaltan bir göstergedir. 45 pg/ml' den yüksek olması olumlu kabul edilir.

    Anti-Müllerian Hormon (AMH) Ölçümü,  

    Hormon over rezervinin durumunu değerlendiren en başarılı test olduğu bilinmekte. Yumurtalıklar tarafından üretilen bir protein hormonu olan AMH' nin asıl görevi, yumurta gelişimini gerektiği anlarda baskılamak ve aşırı olarak yumurta yapımını engelleyip yumurta oluşumunu düzgün bir şekilde dengelemektir. Ayrıca overlerdeki foliküller arttıp büyüdükçe AMH sentezi de artar. Bu testin FSH,  E2 ve LH testlerine göre farkı ve avantajı bu AMH hormonunun  diğer hormonlar gibi adet döngüsü sürecinde dalgalanmadan kanda sabit oranda bulunmasıdır. Bu hormonun normal seviyesi 1.0 ng/ml olmasıdır.
    ]]> Kadınlarda Östrojen Hormonu https://www.hormon.gen.tr/kadinlarda-ostrojen-hormonu.html Sat, 24 Nov 2018 11:03:04 +0000 Kadınlarda Östrojen Hormonu, kadınların adet günlerinin düzenlenmesine ve kadınsal özelliklerin gelişmesine yardımcı olan oldukça önemli bir steroid hormondur. Kadınlarda ve erkeklerde bulunabilen bu hormon özellikle üreme ça Kadınlarda Östrojen Hormonu, kadınların adet günlerinin düzenlenmesine ve kadınsal özelliklerin gelişmesine yardımcı olan oldukça önemli bir steroid hormondur. Kadınlarda ve erkeklerde bulunabilen bu hormon özellikle üreme çağındaki kadınlarda daha çok salgılanır. Kadınlarda östrojen hormonu, östradiol, östrol ve östrondur.

    Östrojen hormonunun etkisi ile kadınların vücudunda oluşan şeyler, 

    Kalça bölgelerinde büyüme, yağlanma ve selülit, ergenlik yaşındaki kadınların boyunun uzaması, genital bölgede ve koltuk altında tüylenme, göğüslerin büyümesi ve göğüs başlarının renginin koyulaşması gibi birtakım değişiklikler meydana gelir.

    Kadınlarda östrojen hormonu fazlalığı nelerden kaynaklanır

    Kadınlarda östrojen hormonunun fazla salgılanması kişide," karaciğer problemleri, kalp hastalıkları, obezite durumu, kullanılan bazı ilaçların yan etkileri, yanlış beslenme ve sinir, stres gibi birçok sebepten kaynaklanabilir.

    Kadınlarda östrojen hormonunun fazlalığı;
    • Adet düzensizliği
    • Memelerin büyümesi ve aşırı hassasiyet
    • Yumurtalık kistleri
    • Aşırı kilo alma
    • Rahim ve meme kanseri riski
    • Akciğerde pıhtı ve yüksek tansiyon
    • El ve ayaklarda şişkinlik
    • Baş ağrısı ve yorgunluk hissi
    • Depresyon ve panik atak
    • Hafıza zayıflığı
    • Kalp krizi ve kramplar
    • Cinsel ilişki isteksizliği
    • Ateş basması ve aşırı terleme
    • Vajinada enfeksiyon oluşması gibi rahatsızlıklara neden olabilir.
    Kadınlarda östrojen hormonunun fazla salgılanmasını engellemek için neler yapılabilir
    • Karaciğer organına zarar verdiği için vücutta östrojen değerini artıran alkol kullanımını azaltın
    • Hormonlu gıdaların östrojen hormonunu artırması nedeniyle doğal gıdalar tüketin
    • İzoflavon maddesi içeren soya fasulyesi gibi yiyecekler tercih edin
    • Aşırı yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durun ve kilo almamaya özen gösterin
    • Vücuttaki yağ oranını azaltmak için bazı egzersizler yapın
    • Östrojen hormonunu dengede kalmasına yardımcı olan çinko içeren gıdalar tüketin
    • Ceviz, badem ve fındık gibi yemişler tüketin
    • DIM maddesi içeren brokoli sebzesini tüketmeye özen gösterin.
    Kadınlarda Östrojen Hormonu
    Kadınlarda östrojen hormonunun eksikliği,
    • Göğüslerde küçülme
    • Vajinada sarkma ve kuruluk hissi
    • Cinsel ilişkide isteksizlik ve ağrı hissi
    • Ciltte yaşlanma belirtileri ve saç dökülmeleri gibi rahatsızlıklara neden olabilir.
    Kadınlarda östrojen hormonunun eksikliği,

    Menopoz durumu, gebelikte bebek yada plasentadan kaynaklanan sorunlar, yeme bozuklukları, yumurtalıkların faaliyetlerinin bozulması ve turner sendromu gibi durumlara sebebiyet verebilir.

    Kadınlarda östrojen hormonunun normal değerleri,

    Menopoz öncesinde: 60-400 pg/ml
    Menopoz durumunda: 130 pg/ml
    Gebeliğin ilk aylarında: 38 ng/ml
    Gebeliğin son aylarında: 31-460 ng/ml
    ]]>
    Testosteron Hormonu https://www.hormon.gen.tr/testosteron-hormonu.html Sun, 25 Nov 2018 06:50:29 +0000 Testosteron hormonu, Erkek cinsiyet hormonu olan testosteron erkeklerde çoğunluğu testisler de olmak üzere kısmen dişlerde ve çok az böbrek üstü bezlerde üretilir. Testosteron kadınlarda yumurtalıkta üretilir fakat erkeklerde ü Testosteron hormonu, Erkek cinsiyet hormonu olan testosteron erkeklerde çoğunluğu testisler de olmak üzere kısmen dişlerde ve çok az böbrek üstü bezlerde üretilir. Testosteron kadınlarda yumurtalıkta üretilir fakat erkeklerde üretilen hormon kadınlarda üretilenin yaklaşık 50 katıdır. Erkeklerde enerji, sağlık, bağışıklık sistemin güçlenmesi ve kemik erimesi ile yakından ilgilidir. Testosteron  yüksekliği erkeklerde saç dökülmesine neden olabilir. Kadınlarda testosteron seviyesinin düşük olması oksijen taşıcıyı eritrosit hücrelerinin de düşük seviyede olmasına neden olur.

    Testosteron eksikliğinin belirtileri nelerdir
    • Kısmi veya tamamen iktidarsızlık,
    • Kalp damar hastalıkları,
    • Obezite meydana gelmesi,
    • Diyabet hastalığı,
    • Anksiyete ve depresyon sorunları,
    • Psikolojik sorunlar,
    • Sürekli uyku isteği ve yorgunluk hali,
    • Kas ve kemik erimesi,
    • Fiziksel ve cinsel güç kaybı.
    • Karşı cinse olan ilgisizlik,
    Testosteron seviyesi nasıl olmalıdır

    Ergen bir erkekte olması gereken testosteron seviyesi 270-1070 ng/dl olmalıdır, kadında ise 15/70 ng/dl olmalıdır. Bu oranlar otuzlu yaşlardan itibaren her yıl yüzde bir oranında düşmektedir.

    Testosteron vücudumuzda görevi nedir

    Erkeklerde en önemli işlevi karşı cinse yönelik isterik davranışların ortaya çıkmasıdır. Vücutta yağ dağılımı, çizgili kasların oluşumu, enerjinin ortaya çıkması, alyuvarların üretimi, karekter oluşumu, kas dokusunun onarımı ve yağların enerjiye çevrilmesinden sorumludur. Erkeklerde ilerleyen yaşlarda testosteron üretimi düşer. Bu durum karşı cinse olan ilginin azalmasına, yağ yakılmasının azalmasına, vücudun sindirim sistemi ve kaslarda yavaşlama neden olduğundan kişi de kilo alımı başlar.

    Testosteron Hormonu
    Testosteron doğal olarak nasıl artırılır
    • Stres, beyinde kortizon artırımına yol açtığından testosteron hormonunun düşmesine yol açacaktır. Bu nedenle stres testosteronun en büyük düşmanıdır.
    • Kilo fazlalıkları, testosteron seviyesini düşürmektedir, kilo verildiğinde testosteron seviyesi yükseldiği gibi bir çok önemli hastalığı yakalanma riski de azalmaktadır.
    • Kas dokusunun oluşumunda ve enerjinin ortaya çıkmasında önemli etken tüketmiş olduğumuz yağlardır, Düşük yağ tüketimi testosteron oluşumunu azaltır. Aşırı yağ tüketimi daha değişik sağlık sorunlarına yol açabilir fakat sağlıklı doymuş yağlar tüketerek testosteron üretimini artırmalıyız, testosteron üretiminde yağ yapı taşı görevi görür. Günlük enerjimizin neredeyse yarısını zeytin yağı, tereyağı, kırmızı et, kuruyemiş gibi yiyeceklerden alırız. Yapılan araştırmalara göre günlük yağ tüketiminin yüzde 30-40 altına düştüğünde testosteron seviyesinin düştüğünü göstermektedir. Doymuş yağlar, hindistan cevizi yağı,kanola yağı, zeytin yağı, hayvansal yağlar ve tekli doymamış yağlar testosteron seviyesini yükseltmektedir.
    • Yapılan araştırmalarda karbonhidrat yüksekliği ve şeker testesteron seviyesini düşürdüğü gözlenmiştir. Bu nedenle gereksiz şeker tüketiminden uzak durulmalıdır. Şeker saf şeker şeklinde değil daha çok lifli gıdalardan alınarak tüketimi yavaş olmalıdır, böylece aşırı kilo alımı da önlenmiş olacaktır. Bu gıdalar brokoli, brüksel lahanası, kara lahana, karnıbahar ve tahıl ürünleri olmalıdır. Bu besinler tüketildiğinde testosteron seviyesi en uygun düzeyde tutulmaktadır. 
    • Sportif aktiviteler, yaparak testosteron seviyesi yükseltmek mümkündür, yaptığınız sporun ağır ve kısa süreli spor olması daha faydalı olacaktır, yapılan spor bir saatten fazla olmamalıdır, eğer bir saatten fazla spor yapılırsa kortizon üretimi başlayacak ve testosteren seviyesini düşürecektir.
    ]]>
    Tsh Hormonu https://www.hormon.gen.tr/tsh-hormonu.html Mon, 26 Nov 2018 02:45:24 +0000 Tsh Hormonu, beyinde yer alan hipofiz bezinden salgılanmakta olan Tsh hormonu kan yolu ile tiroit bezine giderek tiroit hormonu üretimini sağlamaktadır. Tiroit bezi aşırı hormon salgılamasına bağlı olarak kanda T3 ve T4 hormonları Tsh Hormonu, beyinde yer alan hipofiz bezinden salgılanmakta olan Tsh hormonu kan yolu ile tiroit bezine giderek tiroit hormonu üretimini sağlamaktadır. Tiroit bezi aşırı hormon salgılamasına bağlı olarak kanda T3 ve T4 hormonlarını artırdığında hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu azalma gösterir. Yani T3 ve T4 hormonları ne kadar çok artar ise TSH hormonu da o denli düşer. Tiroit bezi az miktarda hormon salgıladığında ise hipofiz bezi TSH salınımını yükselterek tiroid bezinin daha fazla hormon yapmasını sağar. Hipofiz bezi kandaki T3 ve T4 hormon seviyesine göre TSH adlı hormonun salınımını düşürmekte ya da artırmaktadır. TSH, kafa içinde bulunan hipofiz tarafından salgılanır. Salgılanması hipotalamus tarafından kontrol edilir. Tiroit yetmezliğinde bazen yalnızca TSH hormon yüksekliği görülürken, T3 ve T4 hormonları ise kanda normal düzeyde seyredebilir. 

    Tsh Hormonu Yüksekliği Belirtileri; Serbest T4 ve serbest T3 seviyeleri normal değerler deyken serum TSH oranının hafif yüksek olduğu bu durum hafif derecede tiroid yetmezliğini işaret edebilir. Zaman içerisinde bu hastalarda T4 ve T3 hormonları azalmaya ve TSH seviyesi daha da artmaya başlar. Bu da tam tiroid yetmezliğinin göstergesi sayılır. 
    • Halsizlik, yorgunluk
    • kuru cilt, saç dökülmesi,
    • üşüme, soğuğa tahammülsüzlük
    • depresyon, cinsel isteksizlik, 
    • uyku hali, unutkanlık, konsantre zorluğu,
    • seste kalınlaşma, kilo alma,
    • kas krampları ve eklemlerde ağrı, 
    • kabızlık, adet düzensizliği, 
    • göz altının şişmesi, nabız sayısında azalma TSH fazlalığının belirtileri arasında yer almaktadır.
    Tsh HormonuTsh Hormonu Düşüklüğü belirtileri; Graves hastalığı en çok görülen hiper tiroidi sebepleri arasındadır. Graves hastalığı olduğunda vücut tiroid bezine karşı TSH reseptör antikoru üretmekte ve bu antikorlar tiroid bezini uyararak aşırı hormon yapımına yol açmaktadırlar. Graves hastalığı olan kişilerde guatr ve gözlerde öne doğru fırlama meydana gelmektedir. Yaşlılarda nodül içeren guatr da en çok rastlanan nedenlerden bir tanesidir. Ayrıca ilaç olarak kullanılan tiroid hormonları, tiroid bezi iltihaplanması, radyolojik testlerde kullanılan iyotlu maddeler gibi durumlar da hipertiroidiye yol açan etmenler arasındadır.
    • Sinirlilik, ellerde titreme,
    • dikkat bozukluğu, uykusuzluk,
    • cinsel istekte azalma, ağız kuruluğu, 
    • çabuk yorulma, kilo kaybı, 
    • adet düzensizliği,  kaslarda güçsüzlük, 
    • sıcağa tahammülsüzlük, saç dökülmesi,
    • sık sık idrara çıkma, gözlerde ileri derecede büyüme ve öne doğru ilerleme gibi durumlar TSH azlığını göstermektedir.
    ]]>
    Gebelikte Progesteron Hormonu https://www.hormon.gen.tr/gebelikte-progesteron-hormonu.html Mon, 26 Nov 2018 09:27:39 +0000 Gebelikte progesteron hormonu, bu hormon kadınlarda ön hipofizden salgılanan lutein yapan hormonunun denetimi ile yumurtalıklar tarafından salgılanan diğer canlılara ait döngünün gebelik ve emzirme de etkisi olan cinsiyet ve steroi Gebelikte progesteron hormonu, bu hormon kadınlarda ön hipofizden salgılanan lutein yapan hormonunun denetimi ile yumurtalıklar tarafından salgılanan diğer canlılara ait döngünün gebelik ve emzirme de etkisi olan cinsiyet ve steroit hormonu olarak bilinir. Bu hormon düzenli bir şekilde rahimi hamilelik için hazırlayan, kadınlık hormonu olarak bilinir. Adet ile alakalı ayın ikinci haftasından itibaren progesteron miktarı yükselir ve rutin olan adet kanaması ile beraber bu hormonun etkisinde azalmalar gözlenir. Ayrıca kullanılan doğum kontrol hapları progesteronun sentetik formları olarak görülür. Progesteron yumurtalıkların salgıladığı cinsiyet hormonu olarak vücutta görev alır. Hipofizden salgılanan  lutein yapımı hormonun kontrolü ile birlikte üretimi gerçekleştirilir. Ayrıca progesteron genel etkenlerini kadın cinsel organında belli oranda üretmesi ile yer alır. Kadınlarda bulunan östrojenin fonksiyonlarını bastırarak, bir takım değişikliklere neden olur. Ayrıca döl yatağı uterus kas dokusunun uyarılarını en alt seviyeye indirerek, kasılmaları zorlaştırır. Bu hormonun salgılanmasına da yardımcı olur. Döl yatağı ağzında bulunan bezlerinin salgısının birleşmesi ile bu oluşumları değiştirerek; döl yatağındaki döllenen yumurtanın daha rahat bir şekilde yerleşmesi için ortam hazırlar. Bu hormon gebelik için hayati önem taşır. Ayrıca progesteron miktarı belirli oranlarda gerçekleştirildikten sonra gebelikle beraber meme dokusunu geliştirerek, oluşan gebeliğin doğum gerçekleştirilmesi zamanına kadar memeleri süt salgılamaya hazır hale getirmekle görev alır. Ayrıca düşük tehlikesi olduğu durumlarda, erken kalınan hamilelikte ya da bazı zamanlarda progesteronun az olması ile birlikte gebeliğin sonlanmasını önlemek için progesteron ilaçları takviye olarak kullanılır. Ancak bu takviye için doktorun tavsiyesi şarttır.

    Gebelikte Progesteron Hormonu
    Gebelikte progesteron testi hangi durumda yapılır,

    Gebelik esnasında progesteron testi hormonun değerlerini incelemek için uygulanan bir testtir. Bu testin yapılmasındaki amaç progesteron hormonunun az olması halinde bebekte oluşabilecek tehlikeleri önlemek için yapılır. Ayrıca bu hormonun düşüklüğü halinde gebeliğin sonlanmasının önüne geçmek için bu testin yapılması önemlidir. Yapılan testin sonucuna göre rahimde yumurtlama durumuna göre yumurtanın varlığında bu hormon düşük ise gerekli ilaçlar ile bu seviyenin yükseltilmesi sağlanır. Ayrıca dış gebelik teşhisinde de progesteron testi uygulanmalıdır. Doğumun gerçekleşmesi ne kadar olan dönemde progesteron üreticisi hormon çıktığından dolayı hamilelik sürecinde progesteron salgılanmasında azalmalar meydana gelir. Progesteron testi ile gebede ihtiyaç olan düzeyde hastaya gerekli takviyeler sağlanır. Bu şekilde gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi sağlanır. Ayrıca progesteron hormonu gebelik esnasında göğüslerde lobüler ve alveolar doku gelişimini artırdığı görülür. Ayrıca bu hormon gebelik esnasında yumurtlamanın ardından vücudun ısısında yükselme ile sorumludur .Ayrıca gebelikte vücutta su ve tuzun depo edilmesine sebep olur. Gebelik esnasında normal düzeyde seyreden progesteron hormonlarının bulunduğu dönemlerde hamilelik esnasında kesinlikle progesteron ilaçları kullanılmamalıdır. Bu sebepten dolayı normal seyir halinde gebelikte progesteron miktarına ihtiyaç yoktur. Düşük olduğu durumlarda ise doktor tavsiyesi ile gerekli olduğu miktarda yüklemeler gerçekleştirilir.
    ]]>
    Hormon Tahlili https://www.hormon.gen.tr/hormon-tahlili.html Mon, 26 Nov 2018 15:47:31 +0000 Hormon Tahlili, Hormon, vücudun içerisinde özel bezler tarafından salgılanan ve vücudun dengesini ve yapısını belirgin bir şekilde değiştirip vücudu harekete geçiren organik bir bileşiklere verilen isimdir. Kan tetkikleri ile Hormon Tahlili, Hormon, vücudun içerisinde özel bezler tarafından salgılanan ve vücudun dengesini ve yapısını belirgin bir şekilde değiştirip vücudu harekete geçiren organik bir bileşiklere verilen isimdir. Kan tetkikleri ile yapılan hormon ölçümleri ile hastalıkların teşhisi, hastalıkların seyri belirlenmektedir. Hormon testi birden fazla testten oluşmaktadır. Yapılması diğer testlere göre zor olduğundan, daha maliyetli bir test türüdür. Rutin bazal hormon tahlillerini her merkezde yaptırılabilinir, özel testleri ise belirli merkezlerde yaptırılır. Hormon test,i yapıldığı sebebe göre en uygun zamanda yapılması gereklidir Yani adet görme ile alakalı ise, en uygun zamanda yapılması testin doğruluğunu etkilemektedir. Aylık adet döngüsünde kadının hormonal dengesi sürekli olarak değişim gösterir. Bunun için en doğru zaman  adet başlangıcının 2. gün ile 5. güne kadar hormon testinin yapılması ve en iyi neticenin alınması gereklidir. Hormon testi standart bir uygulama olarak aç karnına yapılmalıdır.

    Hormon tahlili: Hormon tahlillerinde her hormonun tahlil verme ve şekli değiştiğinden en uygun zamanı doktorunuz verecektir. Bu tahliller kısaca şunlardır;  

    LH: Adet döneminin ortasında yükselmeye başlayan ve yumurtlamayı gerçekleştiren LH hormonu, yumurtayı çatlatan temel hormonlar dandır. Bunun oranı LH / FSH oranı adetin başlangıç günü normal olarak 1 den büyük olmalıdır. Bu değerin 2,5 dan büyük olması durumunda polikistik over sendromunun olabileceği akla gelir.

    Prolaktin: Kadında süt salınımında önemli bir yeri olan prolaktin hormonunun yüksekliği  gebeliği engellemektedir. Bazı durumlarda nedeni belli olmadan yükselebilen bu hormon, aynı zamanda tiroit bezleri az çalıştığı durumlarda da yüksek oranda olmaktadır.

    Testosteron: Erkeklik hormonu olarak da bilinen bu hormon, polikistik over sendromu denilen hastalık sahibi kadınlarda, adet düzensizliği olanlarda, tüylenme sorunu olanlarda yüksek çıkmaktadır. Bu sorunları bulunan kişilerin testosteron hormon testi yaptırması tavsiye edilmelidir.

    Hormon Tahlili

    DHEAS: Bu erkeklik hormonu böbrek üstü bezlerinden salgılanmaktadır. Özellik ile aşırı tüylenme sorunu olan kadınlarda, böbrek üstü bezi hastalıkları olanlarda bu hormon değeri testte yüksek çıkabilir.

    AMH (Antimüllerien hormon): Adet döneminde  yapılan AMH hormon testi ile yumurtalıkların kapasitesi diğer testlere oranla daha iyi belirlenmektedir. Hormon testinin sonucuna göre değer 1 ng / ml altında ise yumurtalık rezervinin düşüklüğü belirlenmiş olur.

    FSH: Kadınlarda  doğumla beraber yeni yumurta hücresi üretilmez doğumun ardından her ay yumurta rezervinde azalma olur. FSH hormonu hem yumurta hücresinin büyümesinde, hem de yumurtanın gelişmesinde rol oynamaktadır. Genellikle adetin ilk 5 günü içinde yapılacak FSH hormonu ölçümü ile, yumurtalık rezervi detaylı olarak görülmektedir. Alınan değer 12 mlU / ML üzerinde olması durumunda yumurtalık rezervinde sorun olduğu ya da kötü yumurtalık olduğu şeklinde yorumlanır.

    ]]>
    Aşk Hormonu https://www.hormon.gen.tr/ask-hormonu.html Tue, 27 Nov 2018 07:20:23 +0000 Aşk Hormonu, Aşk hormonu yani oksitosin yetişkin insanların rahatlamasını sağlayan bir hormon olduğu bilinmektedir. Oksitosin hormonunun artması demek ilişkinize olan güvenin artması ve sevdiğiniz insana daha çok bağlanman Aşk Hormonu, Aşk hormonu yani oksitosin yetişkin insanların rahatlamasını sağlayan bir hormon olduğu bilinmektedir. Oksitosin hormonunun artması demek ilişkinize olan güvenin artması ve sevdiğiniz insana daha çok bağlanmanız ile alakalı bir durumdur. Sevdiğiniz bir insanı görünce o kişi yanınızdan geçerken hani bir tabir vardır ya "midemde kelebekler uçuşuyor" diye işte bu duruma sebep aşk hormonu olarak bilinen oksitosin hormonu olduğu düşünülüyor. Bu durum bilim adamlarının araştırmaları sonucu ortaya çıkmıştır. Aşk hormonu olarak bilinen oksitosin hormonunun artması kişinin rahatlamasına ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda ağrı eşiğini yükseltir, büyümeyi ve iyileşmeye olumlu etkisi de bulunmaktadır. Sosyal ilişkilerde etkileşim ve iletişimde güven duygusunu arttırır. Oksitosin hormonu daha çok dokunma, koku ve ses ile aktif hale gelerek salgılanan bir hormon olmaktadır. Başkalarına yapılan iyilik ve yardımla da oksitosin seviyesi artmakta. 

    Oksitosin hormonunun kelime anlamı hızlı doğumdur. Bunun temel nedeni oksitosin hormonunun doğum sırasında salgılanması ile vajina ve serviks de genişleme meydana gelir ve böylece doğum kolaylaşır. Oksitosin hormonu sadece doğumu kolaylaştırmaz bunun yanında doğumdan sonra anne ve bebek arasında ki kuvvetli ve duygusal bağı sağlar. Yapılan araştırmalar sonucunda sadece anne ve bebek arasındaki bağı artırmasının yanında sosyal ilişkiler sonucunda partnerler arasındaki bağda kuvvetlendiren yine oksitosin hormonu olarak bilinir. İnsanların içinde var olan güven ve cömertlik  duygusunu ortaya çıkarır. Oksitosin hormonunun artması kişinin partneri ile ilişkisini düzene koyar, daha iyi bir sevgili veya ebeveyn olmanız sonucunda daha mutlu olmanıza katkı sağlar. Aşk hormonu olarak oksitosin hormonunun seviyesini yükselten bazı etkenler vardır. Şimdi bunları açıklamak gerekir ise;

    Sarılmak ve el ele tutuşmak, aşık çiftler birbirine sarılarak veye el ele tutuşarak oksitosin hormonun seviyesini arttırırlar. Her yakın temas sonucunda bu hormonun seviyesi artar. Bu hormonun artması ile sadece rahatlama değil, partnerinizle sıkı bir bağ kurmanızı da sağlamakta. Sevgilinizle aşk hormonu sayesinde huzur dolu anlarınız artacaktır. 

    Aşk Hormonu
    Masaj yaptırmak,  dokunmanın ve temasta bulunmanın oksitosin hormonunun seviyesini artırdığını biliyorsunuz.  Bunu sağlamak ve rahatlamak için masaj yaptırmayı da tercih edebilirsiniz. Masaj yaptırarak oksitosin hormonun artmasını sağlamak ile vücudunuz ve zihniniz sakinleşir ve tüm streslerden kurtulabilirsiniz.

    Hayal kurmak, Kuzey Carolina Üniversitesi' nde yapılan bir araştırma sonucunda sevdiği insanın hayalini kurmak da aşk hormonu olarak bilinen oksitosin hormonun seviyesini artırdığını gözlemlemişlerdir.

    Eğlenceli aktiviteler yapmak, sevdiğiniz bir aktiviteyi yapmak bu ister dans etmek ister gezmek veya bisiklet sürmek olsun bu durum sonucunda da oksitosin hormonunun seviyesi artar. Sevdiğiniz eşiniz ile birlikte bu zevk duyduğunuz aktiviteleri beraber yapmanız sonucunda aşk hormonu olan oksitosin hormonunun seviyesi artar ve aranızdaki bağ daha da kuvvetlenir.


    ]]>
    Bitki Hormonları https://www.hormon.gen.tr/bitki-hormonlari.html Tue, 27 Nov 2018 22:17:04 +0000 Bitki Hormonları, bitkilerin büyümesini ve gelişmesini sağlayan hormonlardır. Birçok bitki hormonu bulunur. Bitkilerde hormonu kök, gövde ucu, yapraklar, tohum, tomurcuk... üretmektedir. Bitkilerde hormonun taşınmasını difüzyon Bitki Hormonları, bitkilerin büyümesini ve gelişmesini sağlayan hormonlardır. Birçok bitki hormonu bulunur. Bitkilerde hormonu kök, gövde ucu, yapraklar, tohum, tomurcuk... üretmektedir. Bitkilerde hormonun taşınmasını difüzyon sağlar. Bu hormonlar bitkilerin hücre bölünmesini, büyümesini, ç,mlenmesini, uyarılmasını, meyvenin olgunlaşmasını, yaprakların dökülmesini, yaralarının kapanmasını, tropizma gibi birçok yaşamsal faaliyetlerinin gerçekleşmesini sağlar. 

    Bitki hormonları iki grupta incelenir.

    Gelişimi uyaran hormonlar:
    • Oksin: Gövde ve kök uçlarında, yapraklarda ise meristematik hücreler tarafından üretilir. Bu hormon hücrelerin büyümesini, hücre bölünmesi sırasında hücreleri uyarır, yeni köklerin oluşmasını sağlar, doku ve hücre farklılaşmasını sağlar, kök, gövde, yaprak ve meyvenin büyümesini sağlar, döllenen çiçekte yaprakların dökülmesini sağlar.  Bu hormon az salgılandığında yapraklar dökülür. Çok salgılandığında ise büyüme ve gelişme gecikir. Aynı zaman da stomaların açılıp kapanmasına etki eder.
    • Giberillinler: Gövdenin anormal ve hızlı uzamasını sağlar. Tohumların çimlenmesini sağlamak için uyarır. Tohumda bulunan nişastanın kullanılabilir glikoza dönüştürmede rol alır.
    • Sitokininler: Asıl bulunduğu yer köklerdir. Bitkide büyümeyi ve hücre bölünmesini sağlar. Yaprak dökülmesini engeller. Tomurcuklar da filizlenme ya da yaprak oluşumunu sağlar. 
    Bitki Hormonları
    Gelişime ket vuran hormonlar:
    • Abisisk asit: Tohumlar da ve tomurcuklar da uyku halinin başlamasında, hücre bölünmesinin azalmasında, su kaybı sırasında stomların kapanmasını sağlar.
    • Etilen: Çiçek açmasını, yaprak dökülmesini,  meyve olgunlaşmasını, meyvenin tatlanmasını sağlar.
    Bitki hormonları bitkilerin tohumdan meyve oluşumuna kadar bulunan her süreçte salgılanan hormonlarla gerçekleşir.
    ]]>
    Hormon Bozukluğu Kıllanma https://www.hormon.gen.tr/hormon-bozuklugu-killanma.html Wed, 28 Nov 2018 05:26:25 +0000 Hormon bozukluğu kıllanma, Hormonların dengesinin bozulması vücut da birçok değişiklikleri meydana getirir. Hormonları bozulması ve yavaşlaması veya hızlı çalışması çoğunlukla günlük yaşamımızda hareketsizlikler, Hormon bozukluğu kıllanma, Hormonların dengesinin bozulması vücut da birçok değişiklikleri meydana getirir. Hormonları bozulması ve yavaşlaması veya hızlı çalışması çoğunlukla günlük yaşamımızda hareketsizlikler, yediğimiz şekerli gıdalar, triod bezlerinin dengesiz çalışmaları hormon bozukluğuna sebep olan faktörlerdir.

    Hormon bozukluğunun nedenleri. 

    Hormon bozukluğu bayan ve erkeklerde farklı şekilde görülür. Bayanlarda östörejen, erkeklerde ise androjen hormonları bulunur. Östörejon hormonda tüyler dökülür androjen hormonunun fazlalığında ise kıllanma meydana gelir. Vücut da oluşan kıllanmanın bir kısmı ince renksiz tüy şeklinde olurken diğer kıllanma ise kılların daha kalın ve uzun olarak görülür.. Vücuttaki kılınmalarının sebeplerden biride genetik olabilir. Ailede kıllı kişiler bulunanlarda irsi çekme nedeniyle aile bireylerinin kıllı olması olanağı yüksek olur

    Ergenliğe ermiş kızların vücudunda yüzlerinde cansız renksiz ince tüylerin (velüs tipi) kalın hızlı büyüyen kalın kıllanma (hirsutizm) şeklinde görülür. Tıp dilinde hirsutizm denilen kıllanma en çok vücudun meme uçlarında, bıyık bölgesinde, çene altlarında, karında, iki göğüs arasında, vücudun üst kısmında oluşmasıdır.  Bu kıllanmaya sebep olarak vücuttaki androjen artışı gösterilir.

    Bir birey ergenlik döneminde hormonlar salgılamaya başlar yaşlandıkça hormon düzeyleri değişir. Bayanlarda aşırı kıllanma erkeklerde ise androjen alopesi meydana gelir. Bunun tedavisi hormon ilaçları başta olmak üzere beslenme ve yaşam stili etkili olmaktadır. Androjen hormon fazlalığı karında, yüzde, göğüslerde kıllanmaya, yüzde sivilcelere ak nelere sebebiyet verir.

    Hormon Bozukluğu Kıllanma

    Kıllanma genç bayanlara oranla yaşı ilerlemiş bayanlarda daha sık görülmektedir. Yası ilerlemiş menopoza girmiş bayanlarda da hormon değişikliği nedeniyle kıllanma olur. Kadınlarda kıllanmanın bir nedeni ise yumurtalık hastalıklarıdır. Yumurtalıklarda irili ufaklı kistlerin oluşması, yumurtlama işleminin olmaması vücudun tamamen dengesini bozar.

    Hormon bozukluğunda kıllanmanın tedavisi, 

    Hormon bozukluğu olan genç kızlarda büyük sorun haline gelen kıllanma sorununu gidermek amacıyla hormon dalında uzman olan endokrinoloji uzmanlarına gidip tedavi olmak isterler. Uzman doktorlar kıllanmanın sebeplerini araştırmak için laboratuvar da bazı testler yapılır. Test sonucu yapılacak kıllanmanın nedenlerini bulup tedaviye başlanır.

    Tedavi esnasında vücuttaki bazı hormon değerlerini düşürmek amaçlı ilaç tedavisinin yanında lazer tedavisi yapılır. Lazer tedavisi kılların köküne elektrik akımı vererek kıl köklerini birkaç seans da yok edilir. Lazer tedavisinde en iyi sonuç alınır.  Redüktas enzimlerini azaltarak ciltteki kıllanma azaltılır, kıllanma böbrek üstü kaynaklı ise kandaki DHES ilaçlarda düşürülür. Hormonlar nedeniyle kıllanma hormon ilaçlarıyla tedavi edilir. Kıllanma tedavisine fark edildiği an başlanırsa başarılı olunur.

    ]]>
    Hormonlar Ve Görevleri https://www.hormon.gen.tr/hormonlar-ve-gorevleri.html Wed, 28 Nov 2018 16:41:21 +0000 Hormonlar Ve Görevleri, Hormon sözcüğünün anlamı uyarmak ve harekete geçirmek anlamına gelmekte olup vücudumuzda ise büyümeyi, gelişmeyi, üremeyi ve bazı metabolik olayların incelenmesinde ve sağlanmasında vücudun sağlıkl Hormonlar Ve Görevleri, Hormon sözcüğünün anlamı uyarmak ve harekete geçirmek anlamına gelmekte olup vücudumuzda ise büyümeyi, gelişmeyi, üremeyi ve bazı metabolik olayların incelenmesinde ve sağlanmasında vücudun sağlıklı olarak görev yapmasını sağlayan kimyasal yapılardır. Hormonal yapılar vücudumuzdaki salgı bezleri tarafından salgılanarak kan yolu ile diğer dokulara taşınıp orada etkilerini göstermektedirler. Miktar bakımından az salgılanan hormonların işlevsel bakımından çok kuvvetli etkiler göstermektedirler.  Hormonlar kan yolu ile taşındıkları hücreye nasıl uyarılması ve davranması gerektiğini öğretmektedirler. Yani bir tür haberci olarakda görev yapmaktadırlar. Hormonlar görevleri bakımından 3 ana başlık altında incelenip ele alınmaktadırlar. Bu hormonlar ise büyüme ve farklılaşma, üreme, son olarak ise vücut dengesinin sağlanmasıdır diye bilmekteyiz.  Günümüzde yaklaşık olarak 200'den fazla hormon keşfedilmiştir.  Hormonlar sürekli bir birleri ile etkileşim içindedirler. Vücut dengesi ise bu etkileşim sayesinde sağlanmaktadır. Hormonların ölçülmesi idrar yolu ile veya tükürük salgısı ile ölçülebilmektedir.

    Östrojen hormonu (kadınlık hormonu),

    Kadınların yumurtalıkları tarafından salgılanan ve üreme, menopoz, adet döngüsü gibi şeylerden sorumlu olan hormona kadınlık hormonu yani östrojen hormonu salgılamaktadır. Östrojen hormonu fazlalığı pek sık kadınlar da görülen bir hastalık değildir. Ancak doğum kontrol hapı kullananlarda veya menopoz sonrasında hormon re plasman tedavisinden sonra ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Östrojen hormonunun fazlalığı olduğu gibi östrojen   hormonunun azlığı da görülebilmektedir.  Bu hastalığın görülme sebepleri ise aşırı egzersiz, hipofiz bezi bozuklukları, kötü beslenme olarak bilinmektedir.

    Kortizol hormonu,

    Kortizol ise sağlıklı ve enerji dolu olmayı sağlayan hormonumuzdur.  Kortizol hormonun amacı fiziksel ve psikolojik stresi kontrol altına alır.  Kortizol fiziksel ve psikolojik stresi kontrol altına alır. Kortizol hormonu stresli zamanlarda vücuttaki seviyesini yükseltmektedir.  Bu da yüksek tansiyona, yorgunluğa yüksek kolesterole, mide ülserine sebebiyet verebilmektedir.

    Hormonlar Ve Görevleri
    Melatonin hormonu (uyku hormonu),

    Melatonin hormonu beyinde epofiz denilen bezde üretilmekte olup canlıların uyumasına yardım etmektedir. Güneş battıktan sonra kişide ki kortizol seviyesi düşerek melatonin hormonunun olduğundan çok daha fazla melatonin hormonunun  üretilmesi ve salgılanmasına neden olmaktadır. Aynı zamandan melatonin hormonu serbest radikallerde savaşan bir antioksidandırlar da diyebilmekteyiz. Melatonin hormonunun kanseri önlediği de düşünülmektedir. Canlı eğer uyku problemi yaşıyor ise ya da uykuya geçmekte zorlanıyor ise vücuttaki melatonin  hormonunun dengesizliği söz konusudur. Vücutta eğere fazla kortizol üretiyor ise buna bağlı olarak melatonin hormonu dengesizliği ortaya çıkabilmektedir. Kişi de melatonin eksikliği görülüyor ise doktora gözükmeli ve doktorun vereceği ilaçları kullanmalı bunun yanı sıra uyku saatinden daha önce yatağa girmelidir.

    Testosteron hormonu (erkeklik hormonu),

    Testosteron hormonu olarak bilinen erkeklik hormonu  kadınlar da ve erkekler de ana seks hormonu olarak bilinmektedir. Testosteron hormonu salgılanması vücuttaki beslenmeye, fiziksel aktivitelere ve kişisel ruh hallerine göre doğru miktarda salgılanmasını sağlamaktadır. Yapılan araştırmalarda günlük aktivitelerin azlığı, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı kişinin  erken yaşta andropoza girmesine neden olabilmektedir.

    DHEA hormonu  (yaşlanmayı engelleyici hormon),

    Vücudumuzda adrenalin bezlerinde ve diğer kısımlarında üretilmektedir. Yaşlanmayı engelleyici hormon bilimsel araşt]]> Prolaktin Hormonu Yüksekliği https://www.hormon.gen.tr/prolaktin-hormonu-yuksekligi.html Thu, 29 Nov 2018 06:54:29 +0000 Prolaktin hormonu yüksekliği, süt hormonu olarak ta bilinen prolaktin, beyinde bulunan hipofiz bezi tarafından salgılanan iç salgı hormonudur. Hipotalamus bölgesinin kontrol ettiği ve buradan salgılanan TRH hormonu tarafından salgı Prolaktin hormonu yüksekliği, süt hormonu olarak ta bilinen prolaktin, beyinde bulunan hipofiz bezi tarafından salgılanan iç salgı hormonudur. Hipotalamus bölgesinin kontrol ettiği ve buradan salgılanan TRH hormonu tarafından salgılanan prolaktin hormonu seviyesi yükselirse, hiperprolaktemi denilen sorun yaşanır. Prolaktin hormonu kadınlarda emzirme döneminde süt üretiminin yapılmasına, yumurtlama döneminde yumurta üretiminin yapımında ve adetlerin düzenlenmesinde etkili olur. Kadınların emzirme döneminde hamile kalmasına mani olur. Eğer bu hormonun salgılanmasında sorun olduğu takdirde, adet sikluslarında düzensizlik yaşanır. Göğüslerden süt gibi salgı gelir. Bu hormon sadece hipofiz bezinden değil, rahim içi dokusundan da salgılanır. Hamilelik başladığı zaman hemen prolaktin seviyesinde yükselme olur. Doğum gerçekleştiğinde bebeğin emmesi için göğüslerde büyüme olur, kolostrum adı verilen ağız sütü üretimini gerçekleştirir. Prolaktin hormonu yüksekliği kadının gebe kalmasını engeller. Kadının bu aşamada gebe kalması sadece yardımcı üreme yöntemi tüp bebek sayesinde olabilir. Bu hormonun yüksekliği, düşük olmasından daha etkili olur.

    Prolaktin hormonu yüksekliği neden olur
    • Kadın uzun süre stresin etkisine kalırsa
    • Karaciğer hastalıklarında ve böbrek hastalıklarında
    • Göğüs uçları sürekli şekilde uyarılırsa
    • Bazı depresyon ilaçları ve hiper tansiyon ilaçlarının kullanılmasında
    • Östrojen hormonu almak ve doğum kontrol hapı kullanımı
    • Uykuyu fazla uyumak
    • Cinsel ilişki sıklığının fazla olması
    • Tiroit hormonlarının yetersiz olması
    • Hipotalamus ve hipofiz bezi hastalıkları
    • Fazla oranda protein tüketilmesi
    • Gebe olmak, emzirme döneminde olmak prolaktin hormonunun yükselmesine neden olabilir.
    Prolaktin hormonu yüksekliği hangi belirtilere neden olur

    Kadında adet düzeninin bozulması, özellikle sık adet kanamalarının olması ya da adet kanamalarının azalması hormonun yükseldiğinin en önemli belirtisidir. Bunun dışında kadının göğüslerinden süt gibi sıvının gelmesi, cinsel isteksizlik olması, gebe kalmakta zorluk çekilmesi, ağrılı cinsel ilişki olması, vajinada kuruluk sorunu çekilmesi de prolaktin yüksekliği nedeniyle yaşanabilir. Ayrıca nadiren baş ağrısı, görme bozukluğu gibi belirtilerde olabilir. Erkeklerde prolaktin hormonu yüksekliği olursa, göğüslerinde büyümeye, sertleşme sorunlarına neden olur.

    Prolaktin Hormonu Yüksekliği
    Prolaktin hormonu yüksekliği teşhisi nasıl yapılır

    Prolaktin hormonu yüksekliği saydığımız bu belirtileri verir. Bu yakınmaları olanlara yapılan kan tahliliyle hormonun seviyesi tespit edilir. Daha sonra hormonun yükselmesine neden  olan etkenin belirlenmesi için, hipofiz beziyle, hipotalamus incelenir. Bunun için röntgen çekilir, MR ve BT görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Hormonun neden yükseldiği belirlendiğinde, buna uygun bir tedavi uygulanır. Bu arada prolaktin seviyesinin düşmesi içinde tedavi yapılır.
    ]]>
    E2 Hormonu https://www.hormon.gen.tr/e2-hormonu.html Thu, 29 Nov 2018 08:11:32 +0000 E2 Hormonu, Östrojen oranın belirlenmesini sağlayan E2 hormonu kan veya idrar içinde bulunmakta olan östrojen hormonunun seviyesini belirleyen değer olarak bilenen E2 hormonları hem erkeklerde hemde bayanlarda üretilmektedir. Bayanla E2 Hormonu, Östrojen oranın belirlenmesini sağlayan E2 hormonu kan veya idrar içinde bulunmakta olan östrojen hormonunun seviyesini belirleyen değer olarak bilenen E2 hormonları hem erkeklerde hemde bayanlarda üretilmektedir. Bayanlar üzerinde üreme organlarının gelişmesinin sağlanılması ve üreme organının fonksiyonu üzerinde işlerlik kazanmasında etkili olan E2 hormonu ayrıca bayanlardaki ikincil seks olarak adlandırılan karakterleri de E2 hormonları sayesi ile gerçekleşir. Progesteron hormonu ile birlikte bayan üzerinde adet oluşumunu kontrolünü sağlar ve aynı zamanda rahim ve meme gelişiminde etkinlik sağlar. Erkeklerde ise bu hormon  çok az miktarda da olsa fıtrat gereğince östrojen hormonu üretilmesine kısmen izin verir. E2 hormonu genellikle menopoz öncesi dönemde bayanlarda yumurtalık üretilir, erkeklerde ise bu hormon sadece testislerde üretebilir. Menopoz öncesi dönemde kadınlarda E2 hormonu çok fazla bulunmaktadır ve devamlı olarak üretimi sağlanarak yenileme işlemini gerçekleştirir.  E2 hormonu insanlar üzerinde bulunan miktarlar belirli oranlardadır. Bu oranın fazla bulunması veya azlığı farklı rahatsızlıkları yanında getirebilir.

    İnsan Bünyesindeki E2 Hormonu Normal Değer Düzeyleri,

    • 0-12 yaş aralığında olan bireylerde: 2-18 pg/ml değerinde olmalıdır. 
    • 13-15 yaş aralığında olan bireylerde: 11-38 pg/ml değerinde olmalıdır.
    • 16-50 yaş aralığında olan bireylerde: 30-119 pg/ml değerleri arasında olmalıdır.
    • 50 yaş üstü olan bireylerde ise: 10-35 pg/ml değerleri arasında olmalıdır.
    • Gebelik döneminde olan bayanlarda ise bu değer: 10-35 pg/ml değerleri arasında olmalıdır. 
    Yukarıda belirtilen hormon değerleri belirli yaş aralığında farklı değerlerde bulunur. E2 hormon değerleri bu yaş değerlerinde fazla yüksek ve azlık durumu bir kısım sağlık sıkıntılarını yanında getirmektedir. E2 hormonunun artmasında etkili olan nedenler ise follikül kistleri, yumurtalık tümörleri, endometriozis belirtileri olmaktadır. E2 hormonlarının azalmasında yani değerinin korunmasında ise kalıtsal rahatsızlık tarzında kronik böbrek rahatsızlıkları, hipofiz ve hipotalamus rahatsızlıkları, şeker hastalığı, tiroid rahatsızlıkları, doğumsal olan kalp rahatsızlıkları bilinmektedir. 

    E2 Hormonu
    E2 Hormon Değerlerinin Tespitinin Faydaları,

    E2 hormon değerleri normal olarak yukarıda belirtilen oranlardaki gibi olmalıdır ve böylelikle normal olan değerleri oluşturmasını sağlayarak kişinin olası rahatsızlığının oluşması engellemektedir. E2 hormon değerleri yapılan araştırmalar neticesinden kişiden kişiye farklılık gösterir ve kişinin organ ve vücut dokusuna göre düşük yada yüksek olarak ortaya çıkar fakat bu hormon değerlerinin normal düzeyde olup olmadığı ancak uzman hekimin yapmış olduğu tahliller neticesinde ortaya çıkmaktadır. Böylelikle hormon değerlerinin yüksekliği veya azlığından kaynaklı rahatsızlıklar tespit edilerek uzman hekimin vermiş olduğu ilaç takviyesi ile E2 hormon değerleri normal oranına dönmesi sağlanır. 

    ]]>
    Estradiol Hormonu https://www.hormon.gen.tr/estradiol-hormonu.html Fri, 30 Nov 2018 02:36:11 +0000 Estradiol hormonu, kadınlarda östrojen hormonundan sonra en önemli hormonlardan biridir. Estradiol hormonu östrojen hormonu ile neredeyse aynı özellikte bir hormon çeşididir. Vücutta üreme sisteminde ve vücut gelişimin Estradiol hormonu, kadınlarda östrojen hormonundan sonra en önemli hormonlardan biridir. Estradiol hormonu östrojen hormonu ile neredeyse aynı özellikte bir hormon çeşididir. Vücutta üreme sisteminde ve vücut gelişiminde önemli rolü olan estradiol hormonu, ergenlik döneminde daha aktifleşerek dişilik özelliklerin gelişimini sağlar. Özellikle kadınlarda göğüs gelişimi için önemli bir hormondur. Regl döneminde progesteron hormonunu ile birleşerek vücutta önemli etkiler yaratır. Özellikle adet döneminin ilk yarısında en yüksek düzeyde olur. Yumurtalıklardan salgılanan estradiol hormonu E2 hormonu olarak da bilinir. Kadınlarda bazı hastalıkların teşhisi için uygulanan testlerde sonuca ulaşılmasını sağlar. Jinekolojik anlamda sorunu olan kadınlarda, gebelik planlayan ancak gebelik sağlanamayan kadınlarda estradiol hormonunun ölçülmesi önemlidir. Her hangi bir sorun için estradiol hormonu ölçüldüğünde hormonun vücutta yeterli oranda olması gerekir. Hormonun eksikliği gibi fazlalığı da bazı sıkıntılara yol açabilir. Estradiol hormonu kadınlık hormonu olsa da erkeklerde de belli ölçülerde bulunmaktadır. Estradiol hormonu tıpta tedavi amacıyla kullanılan birçok ilacın içinde bulunmaktadır. Doğum kontrol haplarının içerisinde bu hormondan fazlaca bulunur.

    Estradiol hormonu fazlalığı

    Kadın hormon tedavisi görüyorsa estradiol hormonu genellikle yüksek seviyelerde olur. Aynı şekilde ergenlik çağına geç geçiş yapan genç kızlarda da estradiol hormonu yüksek olabilir. Farklı hastalıklar araştırılıyorsa önce bu hormonun değerleri ölçülmelidir. Yumurtalık kanseri, böbrek üstü kanseri varlığında astradiol hormonu yine yüksek seviyelerde olabilir. Bu tür hastalıkların tanısı için estradiol hormonu seviyesinin ölçülmesi teşhis için önemlidir. Vücutta hormonal düzeni sağlayan sistem yeterince çalışmıyor ya da kadında anoreksiya nervosa hastalığı, ağır egzersizler, radyoterapi, kemoterapi, over ile alakalı geçirilen ameliyatlar nedeniyle estradiol hormonu düşük olabilir. Hormon düşüklüğü kadında, adet düzensizliği, erken menopoz, ateş basması, vajinal kuruluk, zamanla kırlık gibi problemlere yol açabilir.

    Estradiol hormonu düşüklüğü

    Estradiol hormonunun 75-80 pg/ml'nin üzerinde çıkması kadında gebelik şansını büyük oranda azaltır. Bu değerlerin üzerinde olduğunda foliküler gelişimin anormal bir şekilde hızlı gelişmesine neden olur. Kadınlarda adet döneminin 3. günü estradiol hormonu ölçüldüğünde 50'nin altında olması gerekir.Bu değer yüksek olduğunda her zaman bir sorunun varlığına işaret etmese de bu durumun klinik inceleme ile değerlendirilmesi gerekir.

    Estradiol Hormonu

    Estradiol hormon seviyesi vücuttan vücuda farklı değerlerde ölçülebilir. Kişinin vücut yapısına göre düşük ya da yüksek olabilir. Eğer seviye normalin çok altında ya da üstünde ise bu durumun doktor tarafında düzene sokulması gerekir.

    Estradiol hormon değerleri kaç olmalıdır

    • 0-12 yaş arasında 2-18 pg/ml
    • 13-15 yaş arasında 11-38 pg/ml
    • 16-50 yaş arasında 30-119 pg/ml
    • 50 yaş ve üzerinde 10-35 pg/ml
    • Hamilelik döneminde 10-35 pg/ml seviyesinde olmalıdır.

    Estradiol hormonunun seviyesinde yaşanan değişimler vücutta yaşanan  bazı problemler nedeniyle yaşanabilir. Yumurtalık tümörleri, follikül kisti, endometriozis hastalığı estradiol hormonunun artmasına yol açabilir. Hormonun düşük seyretmesinde ise, diyabet hastalığı, doğumsal kalp hastalıkları, genetik hastalıklar, kronik böbrek hastalıkları, turner sendromu ve troid hastalıkları sorumlu olabilir..

    ]]>
    Köklendirme Hormonu https://www.hormon.gen.tr/koklendirme-hormonu.html Fri, 30 Nov 2018 15:11:59 +0000 Köklendirme hormonu, köklendirilmek istenen bitkiler için kullanılmaktadır. Oksin olarak adlandırılan hormonlar bitkilerin organ şekillendirmelerine yaradığından köklendirme işlemi kullanımı artmaktadır. Oksin kelimesi aynı Köklendirme hormonu, köklendirilmek istenen bitkiler için kullanılmaktadır. Oksin olarak adlandırılan hormonlar bitkilerin organ şekillendirmelerine yaradığından köklendirme işlemi kullanımı artmaktadır. Oksin kelimesi aynı zamanda büyüme anlamına gelmektedir. Hücre bölünmesi, hücre büyümesi, hücre ve doku farklılaşması gibi olayları düzenleyen en önemli hormondur. Günümüzde bu hormonlar oldukça fazla miktarda kullanılmaktadır. Bitkilere uygulanan bu yöntem ile bitkilerin daha hızlı meyve verim elde edilmektedir. 

    Fakat yapılan araştırmalarla bu bitkilerin kullanımı insan sağlığına büyük bir tehdit oluşturmaktadır. O nedenle çoğu insanlar bu hormonları içeren meyve ve sebzelerden uzak durmaktadırlar. İçerisinde yeteri oranda  kimyasal madde içeren bu ürünlerin meyvelerin gen yapısını değiştirdiği yapılan araştırmalar ile ispatlanmıştır. Bu ilaçlar meyvenin ya da sebzenin çok daha hızlı büyümesini ve çürümesini önlemektedir.Bu nedenle gen yapısı değiştirilen meyve ve sebzelerin tüketilmesi uzmanlarca önerilmez. Bu hormonlar her bitkide aynı şekilde etki göstermeyebilir. 

    Köklendirme hormonlarının bazıları kullanım şekillerine göre sıvı halde iken kullanılırken bazıları katı halde kullanılmaktadır. Köklendirme hormonunun oldukça farklı kullanım şekilleri vardır. Kullanım şekillerinden en fazla kullanılan yöntemde bitki gövdesi belirli bir yerden kesilerek yara oluşturulur. Bu yara üzerine köklendirme hormonu bolca sürülür ve işlem tamamlanmış olur. Diğer bir kullanım şeklinde ise  bitkinin yetiştirildiği toprağa bu maddenin enjekte edilmesidir. Böylece kimyasal maddeyi komple toprağa eklemiş olursunuz ve o bölgede yetişen diğer ürünlerde çokça etkilenmektedir. Bu nedenle bu yöntem çok fazla tercih edilmeyen bir yöntemdir.  Köklendirme hormonunun başka bir kullanım şekli de, bitkinin yaprak olan bölgelerine belli oranda hormonu püskürtmektir. Bu yöntemde en fazla kullanılan ikinci yöntemdir. 

    Köklendirme hormonlarını en fazla seri imalat yapan firmalar kullanmaktadır. Bu tüketim sırasını  büyük tarlaları olup meyve sebze üreten çiftçiler takip etmektedir. Ziraat ile uğraşan birçok firma bu maddelerden kullanarak ürünlerinin daha hızlı ve daha güzel olmasını sağlamaya çalışmaktadır. Fakat bitki üretimi için bu hormonun kullanılması kesinlikle şart değildir. 

    Köklendirme Hormonu
    Köklendirme hormonu  evlerde kolayca yapılabilir. Bu yüzden dışarıdan yüksek miktarda para ödeyerek almanıza gerek yok. Köklendirme hormonunu ise, sadece yetişmesi zor olan bitkiler üzerinde kullanmalısınız. Zaten hızlı yetişen ve hızlı dallanan bitkiler üzerinde kullanılması bu bitki için hiç iyi olmaz. Yani genel olarak köklendirme hormonu bahçe meraklılarında ve üretim yapan kişiler yada firmalar tarafından çok fazla kullanılır. Fakat bu maddelerin insan sağlığına zararları kesinlikle göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

    Köklendirme hormonunun bitkiye olan etkileri şöyle sıralanabilir:
    • Bitkilerdeki büyüme hücrelerini uyararak bitkilerin enine ve boyuna büyümesini sağlar.
    • Çok fazla salgılanması durumunda büyümeyi durdururken az salgılanması durumunda ise yaprakların dökülmesine neden olur.
    • Bitkinin benzeri vücut gelişimini (bükülme, kıvrılma, dönme) sağlar.
    • Bitkinin güneşe yönelmesini sağlamaktadır.
    • Hücre bölünmesini, büyümesini ve farklılaşmasını sağlar.
    • İlkbaharda kambiyum gelişimini sağlar.
    • Döllenmiş çiçeğin dökülmesini önlemektedir.
    • Yeni köklerin oluşumunda rol oynar.
    • Çiçeklenme için az, meyve gelişimi için çok etkilidir.
    • Meyve oluşumunda etkilidir.
    ]]>
    Zayıflama Hormonu https://www.hormon.gen.tr/zayiflama-hormonu.html Fri, 30 Nov 2018 23:56:11 +0000 Zayıflama Hormonu, vücudun sol omzunda bulunur, acıkma hissi vererek açlığı belirtir. Vücudumuzda açlık ve tokluk hormonu bulunur, bu hormonlar Ghrelin ve Leptin hormonlarıdır. Zayıflamada kilo kontrolü, Zayıflama Hormonu, vücudun sol omzunda bulunur, acıkma hissi vererek açlığı belirtir. Vücudumuzda açlık ve tokluk hormonu bulunur, bu hormonlar Ghrelin ve Leptin hormonlarıdır.

    Zayıflamada kilo kontrolü,

    Günlük hayatımızda vücuda alınan enerji harcanan enerjiden çok olur ise kilo alınır alınan enerji harcanan enerjiden az ise kilo kaybı olur. Kiloyu dengede tutmak için alınan ve verilen enerjiyi dengede tutmak gereklidir. Vücuttaki bulunan iki hormon Ghrelin, Leptin kilonun dengede kalmasını sağlar.

    Ghrelin hormonu,

    Ghrelin hormonu açlık hormonu olarak bilinir, vücuttaki etkeni enerji dengesini düzenler ve besin alımının düzenlenmesinde rol oynar. Ghrelin midenin aç kalmasıyla kanda yükselir, tokluk halinde ise miktarı düşer. Ghrelin iştahı düzene sokarak açlık duygusunu bastırır ve yemek yeme oranını azaltır, enerji kullanımını düzene sokar.

    Ghrelin obezite hastalığında da büyük rol oynamaktadır. Açlık hissini bastırıp az yemek yemek kalori alımını azaltıp kiloyu kontrol altına alır. Ghrelin hormonu vücuda tokluk hissi verirken uyku düzeninde değişiklik yapar. Uykusuz bir gecenin sabahında mideye çok aç olduğunu bildirir ve yemek yeme hissi verir. Anlaşıldığı gibi gece uykusu Ghrelin hormonu üzerinde etkili olup düzenli uyku sonunda mideye tokluk hissi verir.

    Leptin hormonu,

    Leptin hormonu mideye açlık hissi vererek yemek yeme hissini artırır, yemek yedikçe doyma hissi vermez midenin doyduğunu hissettirmez açlık hissettirir. Leptin hormonu beyne 2 saate bir açlık sinyali gönderir vücudun yağa enerjiye ihtiyaç olduğunu bildirir. Alınan yağ oranını vücutta saklamasını ve enerjinin vücutta kalmasını beyne bildirir. Bu durumda vücut aldığı enerjiyi harcamaz aşırı kilo almaya başlar. Düzensiz uyku, geceleri uyku uyumamak midede devamlı açlık hissi oluşturur bu durumda iştah artması görülür ve aşırı yemek hissiyle yenen yemeklerde çok fazla karbonhidrat alımı, yağ alımı vücuda istenmeyen kiloların alınmasına neden olur.

    Zayıflama Hormonu

    Leptin beyne sinyaller göndererek vücuttaki yağ depoları hakkında bilgi verir, vücutta yağ depoları az ise kandaki Leptin oranı düşer ve beyin bunu açlık hissi olarak algılar ve mideye açlık sinyalleri gönderir. Vücuttaki yağ oranı çoğaldıkça kilo artışı görülür ve obezite ye kadar gider.

    Leptin 4-5 saat yemek yemeden durup aç kalınmışsa beyne gönderdiği sinyalle vücuttaki yağları yakar ve vücudun enerji ihtiyacını karşılar. Sabahları protein ağırlıklı besin değeri yüksek gıdalar alınan bir kahvaltı daima sağlık açısında ve kilo kontrolü açısında çok faydalıdır.

    Sağlıklı günler.

    ]]>
    Bebeklerde Hormon Testi https://www.hormon.gen.tr/bebeklerde-hormon-testi.html Sat, 01 Dec 2018 22:43:32 +0000 Bebeklerde hormon testi, bebeklerde hormonlarla alakalı olan hastalıkların tespitinde yapılır. Hormonların gereğinden az ya da fazla salgılanmasından kaynaklanan hormon bozuklukları erken aşamada tespit edilirse, tedavisi daha başa Bebeklerde hormon testi, bebeklerde hormonlarla alakalı olan hastalıkların tespitinde yapılır. Hormonların gereğinden az ya da fazla salgılanmasından kaynaklanan hormon bozuklukları erken aşamada tespit edilirse, tedavisi daha başarılı şekilde yapılabilir. Bu tür sorunlar iç salgı bezlerinden kaynaklanabileceği gibi, iç salgı bezlerinin görevini yapmasına rağmen, hormonların görevini yapmamasından kaynaklanan sorunlar olabilir. Bu tür hormonal bozuklukların tespitinde yeni doğan döneminde yapılan topuk testinin büyük önemi vardır. Bebekler doğduğunda ilk 72 saat içinde yapılan bu test sayesinde, ileride ortaya çıkabilecek ve metabolizmada önemli hasarlara neden olabilecek hormonal sorunlar ve enzim eksikliği gibi problemeler erken aşamada tespit edilebilir. Bu konuda yapılması zorunlu testler bulunmaktadır. Bunlardan biri merkezi sinir sisteminin etkilenerek zeka geriliğine yol açan fetülketölnüri hastalığının tespiti için yapılan test, görme ve işitme kaybının yanında zeka geriliğine neden olan biotinidaz eksikliğinin tespiti için yapılan test ve tiroit bezinin sağlıklı olarak işlevini yerine getirip getirmediğini belirleyen TSH testinin yapılması zorunludur. Bu test sayesinde vücudun gereksinim duyduğu tiroit hormonu yetersizliği tespit edilebiliyor. Bu hormonun yetersiz olması bebeklerde zeka geriliğinden, metabolik sorunlara kadar etkili oluyor. Bunların erken dönemde belirlenmesi bebeklerin daha sağlıklı gelişmelerine yardımcı oluyor.

    Yeni doğan bebeklerde hormon bozukluklarının tespitinde kullanılan testler

    L-Dopa uyarı testi: Bu test bebeklerdeki büyüme hormonu eksikliğinin tespiti ve hormon ölçümünde kullanılan ilk testtir. Ancak dalgalı olarak salgılanan büyüme hormonunun net olarak tespit edilebilmesi için testin en az 2 kez yapılması gerekir. Test sonucunda büyüme hormonunun yetersiz olduğu tespit edilirse, hemen Klonidin denilen uyarı testi yapılır. Aşırı oranda salgılanan büyüme hormonu, ileri aşamada hipofiz hasarına neden olabilir. Bu yüksek tansiyon riskini arttırır, cinsel işlev bozukluklarının, kemik erimesinin ortaya çıkmasını sağlar. Büyüme hormonunun az salgılandığı tespit edilirse, bebekte kemik gelişimi sorunları görülebilir. Boy kısalığı sorunu olan bebeklerin % 3-14 kadarında büyüme hormonu eksikliği belirlenmiştir. Bu nedenle testin önemi büyüktür.

    Bebeklerde Hormon Testi
    Klonidin uyarı testi: Yapılan ilk testin ardından büyüme hormonunun araştırılması için yapılan bir testtir. Yeni doğan bebeklerde hormon bozukluğu belirlenirse, bu test uygulanır. Alınan sonuca göre tedavi uygulanır.

    Konjenital hipertirodi: Bu sorun tiroit bezinin yetersiz çalışması ya da görevini yapmamasından kaynaklanır. Bebeklerde yeni doğan döneminde bunun tespit edilmesi için, topuk testi denilen test yapılır. Bu sayede zeka geriliği gibi beyin hasarlarının oluşmaması sağlanabilir. Erken aşamada tespit edilmediği takdirde bebeklerde dil büyümesi, uzayan sarılık, seste kalınlaşma, kabızlık gibi etkilere neden olur. Tiroit bezinin işlevini yerine getirip getirmediğini belirlemek amacıyla TRH uyarı testi de yapılır.

    LHRH uyarı testi: Bebeklere yapılan bu testle puberte hormonlar ve cinsiyet hormonlarının seviyesi ölçülür. Bu sayede bebeklerde ergenlik dönemine gelindiğinde, yaşanabilecek hormon bozuklukları tespit edilir. Bu test bebeklik çağında cinsel hormonların düzeyini ölçtüğünden, ileride ergenlik döneminin beklenenden önce başlaması önlenmiş olur.
    ]]>
    Hormon Dengesizliği https://www.hormon.gen.tr/hormon-dengesizligi.html Sun, 02 Dec 2018 00:04:31 +0000 Hormon dengesizliği, oldukça geniş bir kavramdır. Hormon dengesizliği yada bozukluğu sadece kadınları kapsamaz erkeklerde ve çocuklarda da görülebilir, hormon dengesizliği bir hormonda görülebileceği gibi bütün Hormon dengesizliği, oldukça geniş bir kavramdır. Hormon dengesizliği yada bozukluğu sadece kadınları kapsamaz erkeklerde ve çocuklarda da görülebilir, hormon dengesizliği bir hormonda görülebileceği gibi bütün hormonlarıda kapsayabilir. Vücudun içinde bulunduğu durum hormon dengesizliğine sebebiyet verebilir. Erkeklerde bazı hormonsal bozukluklar olabilir, ancak kadınlar acısından düşünüldüğünde özellikle vücutta tüylenme, kısırlık, adet dönemindeki düzensizlik ilk akla gelen sebepler olabilmektedir. Örneğin; insanın yaşam şekli, kullanılan ilaçlar, görülen tedaviler, hamilelik dönemi yada menopoz gibi süreçlerde hormonda ciddi anlamda bir dengesizlik görülebilir.

    Ülkemizde hormon dengesizliği yada bozukluğunun en çok görüldüğü yer, genç yaşta kıllanma yada tüylenme olarak bilinir, ancak bu çok doğru bir düşünce değildir, çünkü kıllanma yada tüylenmenin sebebi sadece hormonda oluşmuş bir dengesizlikten kaynaklanmaz kişinin ten yapısıyla da alakalı olabilir ya da ciddi başka rahatsızlıkların belirtisi de olabilmektedir. Bu gibi halk arasında yayılmış her hastalığı da hormon dengesizliğine bağlamamak gerekir, içinde bulunduğunuz durumun bir başka önemli sebebi olabilir çok geç kalmadan doktora gitmeniz gerekmektedir. Genellikle kadınlarda çok az hastalıkların sebebi hormonların dengesizliğinden kaynaklı olmaktadır. Kadınlar da her adet dönemindeki sıkıntı yada gebelikte yaşanan sıkıntılar, yapılan tahlil sonuçlarına göre hormonsal olmadığı çoğu zaman görülmüştür.

    Hormon dengesizliğinin nedenleri,

    Günümüzde hormon da  oluşan dengesizliklerle  oldukça sık karşılaşılmaktadır. Genç yaşta görülen hormonsal bozukluklar olduğu gibi yaş ilerledikçe de hormon düzensizliği ortaya çıkabilmektedir. Adet düzensizliği, menopoz, tiroid ile alakalı sıkıntılar ve ayrıca diyabet gibi sorunlarda da hormonsal dengesizlikler görüle bilinir.

    Doğum kontrol hapı kullanmak ta vücudun kimyasal yapısını bozabilir ve hormonsal sıkıntılara sebebiyet verebilir. Hamilelikte de genellikle, hamileliğin ilk aylarından başlayarak doğuma kadar olan sürede ve hatta doğum sonrasında bile vücutta oluşan hormon dengesizliği kendini gösterir, şunu da unutmamak gerekir ki bazı insanlasın bünyeleri kuvvetli iken zayıf bünyeye sahip insanların hormonsal dengesizliğe daha yatkın olduğu ortaya çıkmıştır.

    uyku düzensizlikleri, hareketsizlik, yanlış diyet uygulamaları, yaşanılan stresler de hormonsal dengesizliğe sebebiyet verirler.

    Hormon Dengesizliği

    Hormon dengesizliğinin belirtileri,

    Kadınlarda, hormon dengesizliğinde genellikle düzensiz ve de çok fazla ağır kanamalar görüle bilinir. Adet öncesinde de yaşanan ruh halindeki sıkıntılar hormonsal dengesizlikten kaynaklı olabilir. Bunun dışında hormonel bozukluk olan kişilerde; uykusuzluk, iştah kaybı, kilo artışı, cinsel isteksizlik, hararetlenme, geceleri terleme, huzursuzluk, konsantre olamama gibi durumlar görülür.

    Hormon dengesizliği tedavisi,

    Hormon dengesizliğinin durumuna göre, yani kişi hormondaki bu düzensizliği kendi yöntemleriyle giderebiliyorsa ilaç kullanmasına gerek görülmez, çünkü adet dönemi olsun, menopoz dönemi olsun bunlar o süreçler gecene kadar ki sıkıntılardır, o süreçler geçtikten sonra rahata erişilecektir.

    Hormon dengesizliğinden dolayı doktora başvurulduğu durumlarda doktor, hormonel bozukluğu azaltmak için ilaçla beraber yaşam şeklinde değişiklik önere bilir. Bu değişiklik kişinin hayatını düzenlemesiyle mesela  düzenli uyku, doğru diyet, düzenli egzersiz yapma etkenler vücudun kimyasal yapısını düzelteceği gibi ruhsal yapısını da toparlar.

    Hormonel dengesizlikte genellikle sentetik hormonlar için ilaç önerilir, yaygın olarak sentetik progesteron ve östrojen hormonu hormonel dengesizlikler de reçete edilmektedir.  

    ]]>
    Oksitosin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/oksitosin-hormonu.html Sun, 02 Dec 2018 20:59:24 +0000 Oksitosin hormonu, beyinin en önemli yeri olan  hipotalamusta sentez edilir ve arka hipofizden salınır. Hipotalamus, beyin tabanına yerleşmiş merkezi sinir sisteminin bir parçası olan ve bu sinir sistemiyle hormon sistemini birb Oksitosin hormonu, beyinin en önemli yeri olan  hipotalamusta sentez edilir ve arka hipofizden salınır. Hipotalamus, beyin tabanına yerleşmiş merkezi sinir sisteminin bir parçası olan ve bu sinir sistemiyle hormon sistemini birbirine bağlayan bir köprüdür. 

    Oksitosin'in anlamı Yunanca'da kullanılan hızlı doğum kelimesinden gelmektedir. Bu hormon sadece kadınlarda görülürken toplum arasında sevgi hormonu olarak da bilinmektedir. Hamilelik süresinin başında artış göstermeye başlayıp hamilelik süresi boyunca da hızla artmaya devam etmektedir. Özellikle döllenmeyi hızlandırıcı etkisi sayesinde doğum esnasında ve doğum sonrasında rol oynamaktadır. Bu hormon en fazla miktarda doğum esnasında salınır, rahim kaslarının kasılmasını sağlar ve böylece doğumu kolaylaştırır. Doğumdan sonra ise süt üreten hücrelerin etrafında bulunan kas dokusunu harekete geçirerek kas dokusunun kasılmasını sağlar. Kasılan dokular oksitosin hormonunun kanalları genişletici özelliği ile sütün kanallarda ilerlemesini sağlar. Meme ucu uyarısı  sağlayarak kadının çocuğunu emzirmesine yardımcı olur. Süt üretimi arz ve talep olarak işler. Bebek ne kadar emerse o kadar çok oksitosin hormonu salgılanır ve memede o kadar çok süt üretilir.

    Oksitosin hormonunun döllenmeyi hızlandırıcı etkisi de oldukça yüksektir. Cinsel ilişki sırasında kadınlar cinsel uyarı ile hipofiz bezlerinden vücuda sinyal gönderir ve bu hormon yardımıyla döl yatağına ulaşması sağlanır. Döl yatağına ulaşan spermler  yumurta ile döllenme olayına olanak sağlar. Kadınların yaşadığı kısırlık problemi birçok zaman bu hormonun vücutta eksik ya da fazla bulunmasından kaynaklanmaktadır. Bu hormon salgılandığında kadınların bağlanma güdüleri de harekete geçer. Yapılan araştırmalarda, kadınlardaki oksitosin hormonunun, arkadaşlık, bağlanma, paylaşma, güvenme, ilgi görme gibi durumlarda arttığı gözlemlenmiştir. Örneğin kadınlar sadece doğum esnasında değil, aşık olunca da çok yüksek seviyede oksitosin üretirler.

    Oksitosin Hormonu
    Tüm bu bilgilere ek olarak hiçbir şekilde oksitosin hormonu salgılamayan kişilerin sayısı dünya nüfusunun %5'ini oluşturmaktadır. %5'lik dilimdeki bu insanlar incelendiğinde hareketlerinde gözle görülür bozukluk ve ruhsal sorun yaşadıkları saptanmıştır. Oksitosin hormonu dokunma, koku ve ses ile aktifleşerek salgılanırken birebir yapılan iletişimler, masaj yaptırmak ,sarılmak, el ele tutuşmak, spor yapmak, dans etmek, öpüşmek, hayal kurmak vb. aktiviteler ile çoğalmaktadır.

    Oksitosin hormonu üzerine yapılan geniş araştırmalarda vücuda ve zihne etki eden birçok sonuca ulaşılmıştır. Bunlar sıralanacak olursa:
    • Bağlılığı geliştirir
    • İlişkileri sağlamlaştırır
    • Stresi azaltır.
    • Vücuttaki kan basıncını düşürür.
    • Kadının doğum yapmasını ve çocuğunu emzirmesini kolaylaştırır.
    • Cinsel uyarılmayı artırır.
    • Sosyal yetenekleri geliştirir.
    • Koruyucu iç güdüleri tetikler.
    • Uyumaya sevk eder.
    ]]>
    Erkeklerde Hormon Bozukluğu https://www.hormon.gen.tr/erkeklerde-hormon-bozuklugu.html Mon, 03 Dec 2018 20:04:37 +0000 Erkeklerde hormon bozukluğu, testosteron denilen erkeklik hormonunun düzensiz salgılanmasından kaynaklanır. Bu hormonun az salgılanması ve fazla salgılanması hormon bozukluğuna neden olarak, çeşitli sorunların yaşanmasına neden Erkeklerde hormon bozukluğu, testosteron denilen erkeklik hormonunun düzensiz salgılanmasından kaynaklanır. Bu hormonun az salgılanması ve fazla salgılanması hormon bozukluğuna neden olarak, çeşitli sorunların yaşanmasına neden olur. Testosteron hormonu androjen grubunda yer alır. Erkeklerin olduğu kadar kadınların vücutlarında da doğal şekilde salgılanır. Erkeklerin cinsel yaşamında oldukça önemli bir yere sahip olan bu hormon böbrek üstü bezi ve testislerden salgılanır. Sperm üretimi, cinsel uyarı, seste kalınlaşma, penis büyümesi gibi olaylarda hormonun etkisi büyüktür. Cinsel etkilerin yanında açık yara iyileşmesinde, vücutta biriken yağların yakımında da etkin rol oynar. Hormonun bir kısmı kanda proteinlere bağlı olarak bulunur. Bunlar proteinlere bağlı gelişir. Bunun erkekler açısından fazla yararı olmaz. Esas serbest erkeklik hormonu vücutta cinsel uyarıyı ve cinsel gücü sağlar. Sabahları hormonun salgılanması daha fazladır. Akşama doğru erkeklerde hormon salgılaması azalır. Erkeklerde hormon bozukluğu söz konusu olursa, erkeklik hormonun az ya da çok salgılanması araştırılmalıdır. Yaşanan sıkıntılara göre hormon tedavisine başlanmalıdır.

    Erkeklerde hormon bozukluğu hangi belirtilere neden olur

    Erkeklik hormonun fazla salgılanması halinde, aşırı cinselliğe düşkünlük etkisi görüldüğü gibi, sinirsel bir yapı ve asabiyet oluşur. Erkeklik hormonunun vücutta fazla salgılanması aynı zamanda saçların dökülmesine, kötü kolesterolün yükselmesine, kalp ve damar hastalıkları gibi sağlığı riske atacak sorunlara yol açabilir. Bu şekilde erkeklerde hormon bozukluğu yaşandığında, ilerleyen yaşlarda prostat kanseri riski oluşur. Özellikle zamanında hormon tedavisine başlanmazsa, kanser riski yükselir.

    Erkeklerde hormon bozukluğu erkeklik hormonun az salgılanması sonucunda da yaşanabilir. Bunun nedeni genellikle testislerden kaynaklanan sorunlardır. Erkeklerde testisleri etkileyen her türlü sorunda hormon üretiminde azalma meydana gelir. Bu sorunlar arasında kabakulak geçirme, inmeyen testisler, testislere alınan darbeler sayılabilir. Bu hormonun salgılanması en sağlıklı olarak ergenlik döneminde olur. Bu yüzden erkeklerin en enerjik olduğu dönem ergenlik çağıdır. Yaşın 30'lara gelmesiyle ve daha sonraki yıllarda hormon salgılaması azalmaya başlar. Bu yüzden erkeklerde çeşitli hastalıklar ve şikayetler başlar. İleri yaşlarda azalan hormonun yanı sıra hastalıklardan ve yüksek oranda strese maruz kalma durumunda da hormon seviyeleri düşer. Stresin sürekli olması halinde, erkeklik hormonu en düşük seviyelerde seyreder. Nadiren doğumsal kusurlardan kaynaklı olarak hormon üretimi az olur. Kromozom bozukluğu ile hipofiz bezinin işlevini eksik yapması gibi etkenler hormon azlığına yol açar.

    Erkeklerde Hormon Bozukluğu
    Erkeklik hormonu az salgılandığında, erkeklerde cinsel isteğin azaldığı ve sertleşme problemlerinin ortaya çıktığı görülür. Bu durumda testislerde küçülme, karın bölgesinde yağlanma, vücuttaki kıllarda azalma, kasların gücünü kaybetmesi, boyda kısalma, stres, uyku problemleri yaşanmaya başlar. Eğer erkeklik hormonu azlığı anne karnındaki bebekte yaşanırsa, cinsel organlar bundan olumsuz şekilde etkilenir. Fakat böyle bir sorun ancak çocuğun ergenlik döneminde fark edilebilir. Gelişim ve büyüme sorunları erkeklerde hormon bozukluğu olduğunu gösterir. Hormonun eksikliği aynı zamanda şeker hastalığına, iktidarsızlık sorununa, yorgunluk, kilo alma, kas kaybı, uyku sorunları, kemik erimesi, vücutta performans kaybı gibi belirtilerle hissedilir.

    Erkeklerde hormon bozukluğu için ne yapılabilir

    Eğer hormon azlığından kaynaklanan sorunlar yaşanıyorsa, beslenmede sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Özellikle ceviz yağı, zeytinyağı, tereyağı, kuruyemişlerin yağı erkeklik hormonunun salgılanmasını arttırır. Bunun yanında beyaz şeker tüketmemek, karbon]]> Çelik Köklendirme Hormonu https://www.hormon.gen.tr/celik-koklendirme-hormonu.html Tue, 04 Dec 2018 05:02:30 +0000 Çelik Köklendirme Hormonu,köklenmesi zor olan bitkilerin çeliklendirip su veya hormonlarla hazırlanmış toprak içerinde köklenmesini sağlayan (oksin) hormon takviyesidir. Çelik köklendirme hormonu oksin direk olarak çeliklere Çelik Köklendirme Hormonu,köklenmesi zor olan bitkilerin çeliklendirip su veya hormonlarla hazırlanmış toprak içerinde köklenmesini sağlayan (oksin) hormon takviyesidir. Çelik köklendirme hormonu oksin direk olarak çeliklere verilmez, oksin ilk önce alkol ve özel hazırlanan karışımlarla çözülür ve saf suyla karıştırılarak çelik köklerine verilir. Ziraatta alınan çelik köklendirme hormonlarının içinde bulunan Fenilasetik asit, İndol 3 bütirik asit, 4- kloro indolasetik, doğal oksinlerin birleştirilip bitkilerin güçlenmesini verimli olmasını sağlayan hormon takviyesidir.

    Köklendirilmesi istenilen ağaç, çiçek, bitkilerin yeni yaprak vermeye başlamış dallarından 20-25 santim boylarında kesilerek suya konulur suda 2-3- haftada kök, çillenme başlar, ilkbahar aylarında mayıs haziran ayında köklenmiş dallar toprağa dikilir.

    Evde çelik köklendirme hormonu.,

    Hazır çelik köklendirme hormonları kadar besleyici ve geliştirici olmasa da evde kendi imkanlarla da çelik yetiştirme yapılabilir. Evde yapılacak çelik köklendirme sinde ilk yapılacak kesilen dallar veya diplerden alınmış sürgünler 4-5 gün su içerisinde bekletilir. Bu bekletme süresinde evde kendi imkanlarımızla hormon işlemi yapabiliriz.

    Evdeki hormon vermenin en kolayı günlük hayatımızda kullandığımız kan sulandırıcı aspirin suda eritilerek çeliklere verilir. Bu aspirin li su köklendirmek istediğimiz çeliklerin bekleme süresinde bekletilen suyun kalınlaşmasını önler. Çelikleşmek istenen dalların öz suyunu kaybetmemesi ve koruması amaçlı aspirin kullanılır. Çeliklerin çürümemesi için çelikleri içine koyduğumuz suyu 2 günde bir değiştirmek gerekir bu işlem oksijen yenilemesidir.

    Çelik Köklendirme HormonuÇelik köklendirme işlemi,

    Köklen dirilmek istenen çelikler çok kalın olmamalı kalem kalınlığında ve 20-25 santim olması lazım çelikler boğum yerinde kesilmelidir.  Çelik köklendirme Mart-Nisan aylarında yapılmaya başlanılır. Kesilip hazırlanan çelikler Ziraat ve Tarım ilaçları satılan yerde perlit karışımlı torf hormonları alınarak çelikler önce suya batırılır ardında köklendirme hormonuna(toz) batırılır ve perlit karışımının içine çelikler yarıya kadar sokulur.

     Köklenmeye başlayan çelikler saç gibi ince kökler vermeye başlayınca su içerisinde çıkarılarak özel hormonlarla hazırlanmış toprağa dikilir. Çelik köklendirme hormonları köklen dirilecek fidelerin yetiştirilmesinde büyük önem taşır. Evde kendi imkanlarla yapılan köklendirme işlemine  oranla köklendirme hormonlarıyla daha çabuk ve sağlıklı çelikler köklendiriş olunur.

    Köklen dirilmek istenen çeliklerin sıcaklık ortamı 18-20 C olmalı bu sıcaklıktaki çelikler daha sağlıklı ve çabuk köklenir. Çelik fideler ilk dikilecek alanlar fidan poşetleri  poşet alma imkanı olmayanlar saksılara tenekelere dikebilir. Çeliklerin dikileceği saksılar veya poşetlerin mutlaka delik açılmalıdır, köklere verilen suyun fazlalığı bu deliklerden dışarı atılmasını sağlamak amaçlı yapılır.

    Saygılar. 

    ]]>
    Growth Hormonu https://www.hormon.gen.tr/growth-hormonu.html Wed, 05 Dec 2018 00:00:48 +0000 Growth hormonu, erkek yada kadın fark etmeden tüm insanlarda bulunan bir hormondur. Direk olarak beyindeki hipofiz bezlerinden sentezlenen bu hormon, yine beyin tarafından gerektikçe vücuda gönderilmektedir. İnsanlarda büyümenin Growth hormonu, erkek yada kadın fark etmeden tüm insanlarda bulunan bir hormondur. Direk olarak beyindeki hipofiz bezlerinden sentezlenen bu hormon, yine beyin tarafından gerektikçe vücuda gönderilmektedir. İnsanlarda büyümenin gerçekleşmesi ve insanların gelişiminin sağlanması için gerekli olan bu hormonun daha bilinen adı büyüme hormonudur. Özellikle çocuklarda çok büyük önemi olan growth hormonu, eksikliği nedeni ile günümüzde birçok çocuğun gelişimi sağlanamamaktadır. Çocuklarda büyümenin sağlanmasına yarayan bu hormon, yetişkinlerde gelişimin sağlanması ve kas gelişimi için çok büyük önem taşımaktadır. Growth hormonunun her zaman yüksek seviyede uyutulması gerekmektedir. Çünkü bu hormon, ne kadar yüksek olursa insanlardaki gelişim ve büyüme o kadar iyi olacaktır. Bu hormon, insan vücuduna kişi uyanıkken salgılanmaz. Bu hormon sadece kişinin uykusu sırasında salgılandığı için bol bol uyumak, gelişimi hızlandıracaktır. İşte bu nedenle bebeklerin bol bol uyutulması hem zeka, hem de fiziksel gelişim açısından çok önemlidir. Kişi uyuduğu anda bu hormonun en yüksek salgılanması gerçekleşir. Uykunun devamında ise hormon salgılanması biraz daha azalmaktadır. Bu hormon yaklaşık olarak 30 35 yaşlarına kadar insanlar için önem taşır. 

    Growt hormonunun vücuda etkisi,

    Growth hormonu, insan vücudunda kas gelişiminde yaklaşık olarak yüzde elli kadar etkili olmaktadır. Bunun yanında insanlardaki yağ yakımının yaklaşık yüzde yirmiside bu hormonun salgılanmasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Yani bu hormonunun sürekli olarak az salgılanması durumunda insanlarda ciddi kilo artışları meydana gelebilmektedir. Fakat hormon fazla salgılandığında kişilerde yağlar yakılacak ve yerine kasların gelişimi sağlanmış olacaktır. Bu nedenle elimizden geldikçe growth hormonlarını yüksek tutmalıyız. Büyüme hormonunun arttırılabilmesi için uzun ve derin uykulara ihtiyacınız vardır. Bunun için günde en az 8 saat kadar olmalıdır. Bunun yanı sıra kişilerin karanlık ortamlarda uyuması hormon salgılanmasını etkileyecektir. Çünkü aydınlık alanlarda kişi tam olarak dalamayacaktır. Bu hormonun salgılanmasını sağlayabilmek için uykudan en az bir sat önce televizyon ya da bilgisayar kullanmamalısınız. Son olarak ise uyku esnasında ışık ve ses yapabilecek durumların oluşmasını önleyerek iyi bir uyku ve buna bağlı olarak iyi bir growth hormonu salgılanmasını sağlayabilirsiniz. 
    Bunun yanı sıra ayrıca bolbol B ve C vitamini tüketmeniz gerekmektedir. Bu iki vitaminin düzenli bir şekilde tüketilmesi ile çok hızlı bir şekilde büyüme hormonunu arttırabilirsiniz. Bu vitaminlerin bol bol kullanılması durumunda vücutta güçlü bir antioksidan etkisi oluşturulmuş olacaktır.

    Growth Hormonu
    Growh hormonu nasıl arttırılır

    İnsanlarda growth hormonunun arttırılmasında kan şekerinin de çok büyük bir önemi vardır. Gün içerisinde sürekli olarak düşük tutulan kan şekeri growth hormonunun arttırılmasını sağlayacaktır. Bu nedenle çocuklarınızın aşırı tatlı tüketmesini engelleyerek gelişimlerinin hızlanmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için kan şekeri seviyesini düşük tutulması ile birlikte bol bol karbonhidrat tüketmeyi unutmayın. İnsanlarda egzersizler ile kas gelişimini arttırmak mümkündür. Fakat bazı insanların aşırı spor yapması durumunda growth hormonu salgılanması durarak gelişim de yavaşlar. Bunun için yapılabilecek en iyi şey kişilerin spor takvimlerine uygun spor yapmasıdır. Bu hormon insanlarda olduğu kadar hayvanlarda da gelişme için çok büyük önem taşımaktadır. 
    ]]>
    Melatonin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/melatonin-hormonu.html Wed, 05 Dec 2018 20:42:58 +0000 Melatonin Hormonu; Beyindeki epifiz bezinden ötürü, özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanmakta olan melatonin hormonu, normal vücut ritimlerini koruma durumunda büyük önem taşır. Melatonin üretimi yaşla birlikte azalır. Melatonin Hormonu; Beyindeki epifiz bezinden ötürü, özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanmakta olan melatonin hormonu, normal vücut ritimlerini koruma durumunda büyük önem taşır. Melatonin üretimi yaşla birlikte azalır.

    Yeterli bir melatonin salgısıı için, genellikle çok karanlık ortamda uyunması gerekir. Melatonin sürekli karanlıkta sentezlenerek, kana salgılanır. Karanlık ortama ne zaman girilirse, o zaman üretilmeye başlanır ve karanlık ne kadar sürerse üretimide devam eder. Gün ışığı azaldıkça, beyinde yüksek oranda üretilmeye başlanır, uykuyu desteklemek için de, bütün gece boyunca yüksek kalır. Gençlerde ve orta yaşlı insanlarda üretilen melaton hormonunun miktarı, 5 ile 20 mikrogram arasındadır. Melatonin üretimi özellikle kış mevsiminde artar, yazın ise azalır. Kışın güneş ışığının azalmasından dolayı ve gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması sonucu, melatoninin daha fazla üretimi gerçekleşmiş olur. Yazın ise ışığın artması ve gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışığın fazlalaşması, melatoninin üretimini düşürür.

    Melatonin, beynin tabanındaki  yer alan, epifiz bezinden doğal halde salgılanır. Epifiz bezinin varlığı uzun zamandır biliniyordu, ama işlevi 20. yüzyılın sonlarına kadar hala bir sır gibiydi. 1600 de Fransız filozof Descartes, epifiz bezine ruhun makamı adını vermiştir çünkü, bir çok kişi duyguların oradan kaynaklandığına inanmaktaydı. Melatonin, epifiz bezinin, pineolasit adı verilen hücrelerinden salgılanan bu hormonun, 45 yaşından sonra salgılanmasında düşüş yaşanır.

    Melatonin bulunduğu bitkiler;

    Doğal kızılcık ve vişne şerbeti, rezene çayı, anason, sarıkantaron, papatya çayı, ayçiçeği, fıstık, ceviz, badem ve fındık gibi besinler, melatonini arttıran besinlerdir. Bu yiyecekler melatonin salgılanmasını tetikleyip, uyku düzensizliğini ve uykusuzluğu gidermek için yardımcı olabilir. İtalya da yapılan bir araştırmada, uyku sorunu olan 20 kişiye, iki hafta süresince sabah ve akşam olmak üzere 227 gr vişne suyu verilmiş ve bu kişilerin, uykusuzluk problemlerinin azaldığı tespit edilmiştir.

    Melatonin HormonuMelatonin takviyeleri;

    Melatonin genel olarak, uyku sorunları yaşayan insanlara yardımcı olan, güvenli bir ek takviye olarak kabul edilir. Doğal ve sentetik olmak üzere iki çeşiti kullanılır. Doğal melatonin, hayvanların pineal bezinden elde edilir. Doğal melatonin, hayvanın taşımakta olduğu virüslerden kötü şekilde etkilenmesi gibi bir risk taşıması olayından dolayı, insanlara da zararlı olma potansiyeli bulunabilir. Sentetik melatoninde ise böyle bir risk söz konusu olmaz. Melatoninin uygun dozu, insandan insana farklılık gösterir. Yatmadan bir saat önce 1 ile 3 mg genellikle etkili olur, ama bazı insanlarda, 0.1 ile 0.3 mg lık bir doz bile uykuyu getirebilir. Yapılan çalışmalar ve araştırmalara dayanarak, melatoninin genellikle tavsiye edilen dozlar ile, kısa dönem kullanımında güvenli olduğu düşünülmektedir. Doz aşımından dolayı, ertesi günde, uykulu ve bitkin olma hali, baş ağrısı, depresyon ve ya bağırsak bozukluğuna neden olabilir. Ciddi hastalıklarda kullanmadan önce doktora danışılmalıdır.

    ]]>
    Adrenalin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/adrenalin-hormonu.html Thu, 06 Dec 2018 06:39:10 +0000 Adrenalin hormonu, böbrek üstü bezleri tarafından salgılanan bir hormon türüdür. Böbrek üstü bezleri bir diğer adıyla adrenal bezleri, ortalama 7.62 cm uzunluğa sahiptir. Adrenalin, bu bezlerin ürettiği hormonlardan sadece Adrenalin hormonu, böbrek üstü bezleri tarafından salgılanan bir hormon türüdür. Böbrek üstü bezleri bir diğer adıyla adrenal bezleri, ortalama 7.62 cm uzunluğa sahiptir. Adrenalin, bu bezlerin ürettiği hormonlardan sadece biridir. Daha çok heyecan verici ve korkutucu durumlarda ortaya çıkar. 

    Adrenalin hormonunun keşfedilmesi,

    Tarihte adrenalin hormonunun keşfedilme zamanı 1894 yılına kadar uzanmaktadır. 
    Adrenalin hormonu, vücudun acil zamanlarda harekete geçmesine ve tepki vermesine yardımcı olur. Örneğin kişinin kendini herhangi bir tehdit altında hissettiği yada çok fazla heyecanlandığı zaman salgıladığı bir hormondur. Yaşanan bu aşırı heyecan durumunda vücut derisinin solgun bir renge geçiş yapması da adrenalin hormonu yüzündendir. Bu tür anlarda artan nabız ile kişinin algı seviyesi en üst düzeye ulaşır ve dış uyaranlara karşı hızlı bir şekilde tepki verir. Adrenalin hormonunun kontrolü,  beyin tarafından sağlanmaktadır. Travma, stres, şok ve aşırı şaşırma gibi  durumlarda beynin verdiği emirle çok yüksek bir oranda salgılanmaktadır. Adrenalin hormonu vücudun tüm enerji ihtiyacı karşılarken, kişinin daha güçlü olmasına ve daha az acı duymasına da yardımcı olur. Adrenalin hali geçtikten sonra vücudun dengesi biraz bozulur. Genelde kas ağrıları yaşanır, vücut halsiz kalır ve bitkin düşer.

    Adrenalin hormonunun her organla arasında kurduğu iletişim farklıdır. Adrenalin kalbe ulaştığı zaman, kalp hücrelerinin kasılmalarını hızlandırır. Bu sayede kalp daha hızlı atarak kaslara ekstra güç gönderir. Böylece kalbin gerekli kanı pompalamasını sağlar. Adrenalin karaciğere ulaştığında ise buradaki hücrelere, kana daha çok şeker yollamalarını emreder. 

    Adrenalin hormonu salgılandığı sırada, her vücudun gösterdiği tepkiler birbirinden farklıdır. 
    Genelde: 
    • İskelet kaslarında genişleme, düz kas sisteminde ise daralma meydana gelir.
    • Vücuttaki kan basıncı yükselir.
    • Kalp atış hızı artar.
    • Göz bebekleri büyür.
    • Vücuttaki kan şekeri yükselir.
    • Kafa, ense, yüz, kol ve ayak kısımlarında uyuşmalar yaşanır.
    Adrenalin Hormonu
    Tıp alanında adrenalin  hormonu bronşları açma, devam eden kanamaları durdurma gibi tıbbi işlemlerin yanı sıra tedavi amaçlı da uygulanmaktadır. Örneğin, bazı sebeplerden dolayı atmayan,durmuş olan kalbe adrenalin tedavisi uygulanmaktadır. İlk önce göğüs duvarından uzun bir iğne ile boşluğa girilir ve buraya adrenalin enjekte edilir. Bu yöntem sayesinde duran bir kalp yeniden çalıştırılabilir. Adrenalin hormonu aynı zamanda ameliyatlar sırasında da kullanılır. Ameliyat sırasında, operasyon yapılan bölgede yer alan damarlara adrenalin damlatılır ve damarların büzülmesi sağlanır. Bir de ameliyat sırasında vücutta daha fazla uyuşma elde etmek için anestezi bazlı maddelere belli bir oranda katılır.
    ]]>
    Endorfin Hormonu https://www.hormon.gen.tr/endorfin-hormonu.html Thu, 06 Dec 2018 07:44:29 +0000 Endorfin hormonu, hem kadınlarda hem de erkeklerde ortak olarak bulunan bir hormondur. Bu kimyasal madde, doğumdan ölüme kadar her insanda vardır. Fakat bu hormon bazı insanlarda artarak fazlalaşırken, bazı insanlarda eksilme göstere Endorfin hormonu, hem kadınlarda hem de erkeklerde ortak olarak bulunan bir hormondur. Bu kimyasal madde, doğumdan ölüme kadar her insanda vardır. Fakat bu hormon bazı insanlarda artarak fazlalaşırken, bazı insanlarda eksilme gösterebilir. Bu durumlarda çok farklı problemler meydana gelebilmektedir. İnsan vücudunda bu hormonun birçok farklı görevi bulunmaktadır. Endorfin hormonu, insanlarda tek başına görevler yaptığı gibi bazen diğer hormonlarla birlikte de bazı görevleri üstlenmektedir. Bu nedenle diğer hormonlarla bağlantısının olduğunu söyleyebiliriz. Vücutta çok büyük bir öneme sahip olan endorfin hormonu, sağlıklı insanlarda diğer hormonlarla dengeli bir seviyede gözlenir. Eğer kişilerde bu hormon eksik ya da fazla ise bu kişilerde küçükte olsa sağlık sorunlarının olduğunu söyleyebiliriz. Fakat belirtmek isterim ki hamile olan insanlarda bu hormonun seviyesi sürekli olarak değişiklikler gösterebilmektedir. Bu durum çok yaygın bir şekilde görülmektedir. Çünkü hamile bayanlarda sadece endorfin hormonu değil, vücuttaki diğer birçok hormonda gebelikle birlikte değişiklikler gösterebilir. Endorfin hormonunun halk tarafından bilinen adı ise mutluluk hormonudur. Mutluluk hormonu yapılan araştırmalara göre tüketilen çikolataya bağlı olarak artış göstermektedir. Bu nedenle bayanların regl günlerinde çikolata istekleri artmaktadır. Endorfin hormonu, vücutta özel hormon bezleri tarafından üretilmektedir. Fakat bu hormonun salgılanmasını beyin kontrol ettiği için vücutta düzenli olarak istemsiz olarak salgılanır. 

    Endorfin hormonunun görevi nedir

    Endorfin hormonu, insanlarda bazen oldukça fazla salgılanabilir. Genellikle kişinin vücudunda şiddetli ağrıların meydana gelmesi durumunda vücutta yüksek miktarda endorfin hormonu salgılanarak bu ağrıların ağrı derecesinin azaltılması sağlanır. Bu durum nedeni ile acıların bastırılması görevi, endorfin hormonunun en büyük görevlerinden biridir diyebiliriz. Endorfin hormonunun salgılanması için illa ki kişinin yaralanması gerekmez. Bunun yanı sıra baş ağrısında, karın ağrısında, bel ağrısında ve diğer ağrılarda da vücuda endorfin hormonu salgılanır. Bu sayede vücut sistemli bir çalışma izler. İnsanlarda herhangi bir ağrı yada acı meydana geldiği zaman direk olarak kişinin sinirlenmesi, gerilmesi gibi durumlar meydana gelir. Bu durumlarda endorfin hormonunun salgılanması ile çok büyük bir denge oluşur ve kişinin sinirleri biraz daha yatışır. Aslında endorfin hormonu ile tıp biliminde kullanılan morfini bir tutabiliriz. İnsanlarda gerektiği zamanlarda tıpta morfin uygulaması ile kişi, kendinden geçerek daha mutlu bir hal alır ve bu sayede ağrılardan kurtulur. İşte endorfin hormonuda aynı etkileri gösterir. Fakat vücuttaki miktarı biraz daha düşük olduğu için etkisi de az olur.  Bazen insanlarda endorfin hormonu eksiklikleri görülür. Bu durumlarda kişilerde sinirlilik halleri görülür. Sürekli olarak endorfin eksikliği görülen insanlarda dışarıdan kimyasal maddeler ile hazırlanmış olan hormonu vermek fayda sağlamaz. Çünkü bu hormon sadece beyin tarafından uygun zamanlarda salgılandığında beklenen sonuç gerçekleşir. 

    Endorfin Hormonu
    Endorfin hormonu ne zaman salgılanır

    Genel olarak; İnsanlarda beyinde ne kadar endorfin salgılanırsa o kadar çok rahatlama ve mutluluk meydana gelecektir. Kimi insanlarda istemeden olan gülme krizlerinde endorfin hormonu üretimi oldukça artar ve salgılanır. İşte bu durumun asıl nedenide bu hormonun fazla salgılanmasıdır. Bu durumda sürekli olarak mutlu olan ve aşık olan insanlarda endorfin seviyesi daha fazladır. Bu kişilerde sürekli olarak mutluluk olması nedeniyle normal insanlara göre daha fazla endorfin hormonu taşırlar. Sadece mutluluk değil, aynı zamanda insanlarda heyecan, korku ve aksiyon durumlarında da bu hormon salgılanır. 
    ]]>
    Büyüme Hormonu Arttırma https://www.hormon.gen.tr/buyume-hormonu-arttirma.html Fri, 07 Dec 2018 00:45:30 +0000 Büyüme hormonu arttırma, aslında birçok anne babanın çocukları için yapmaya çalıştığı bir uygulamadır. Büyüme hormonunun artması, insanlarda fayda sağlarken azalması da bir o kadar zarar vermektedir. Bu nedenle her zaman Büyüme hormonu arttırma, aslında birçok anne babanın çocukları için yapmaya çalıştığı bir uygulamadır. Büyüme hormonunun artması, insanlarda fayda sağlarken azalması da bir o kadar zarar vermektedir. Bu nedenle her zaman bu hormonun yüksek tutulması insanlar için çok daha iyidir. Sizlerde çocuklarınızda ya da kendinizde büyüme hormonunun artmasını istiyorsanız birazdan bahsedeceğimiz durumlara dikkat verebilirsiniz. Büyüme hormonunun arttırılmasının yanı sıra bu hormonun doğal bir şekilde arttırılması gerekmektedir. Aksi durumlarda kişide farklı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Yüksek büyüme hormonuna sahip olan insanlar arasında sporcuları örnek verebiliriz. Bu kişiler düzenli olarak spor yaparak ve daha da önemlisi sağlıklı beslenerek bu hormonlarını arttırırlar ve çok sağlıklı bir şekilde gelişirler. Büyüme hormonunun arttırılabilmesi için sadece yeme düzeninize dikkat etmeniz ve yediklerinize dikkat etmeniz bile yeterli olacaktır.

    Büyüme hormonunun arttırılmasında vücuttaki değişimler:

    Sağlıklı bir şekilde arttırılan büyüme hormonu, kişilerde çok daha güçlü kasların ve aynı zamanda büyük kasların oluşumuna ortam hazırlamaktadır. Bazı insanlarda büyüme hormonunun eksik olması nedeni ile kişiler ne kadar egzersiz yaparsa yapsın en ufak bir gelişme görülmeyebilir. Bu nedenle iyi ve güçlü kaslar istiyorsanız büyüme hormonu arttırma için çalışabilirsiniz. 

    Yaşlılık belirtisi çok daha geç görülür. Büyüme hormonu yüksek olan insanlarda hücre gelişimleri ve yenilenmeler daha hızlı olduğu için yaşlanma ve vücudun çökmesi çok daha geç olacaktır. Bunun için büyüme hormonunuzu yüksek tutmanız yeterli olacaktır. 

    Kişilerin vücudundaki yağ oranının düşer. Büyüme hormonu ile vücuttaki yağlar ters orantılıdır. Yani büyüme hormonu arttıkça kişilerdeki yağ oranı hızlı bir şekilde düşecektir. Çünkü büyüme hormonu yağ oluşumu yerine kişilerde kas oluşumuna neden olacaktır.

    Büyüme Hormonu Arttırma
    Büyüme hormonu nasıl arttırılır
    • Bol bol baklagil besinleri tüketmeniz gerekmektedir. Bu bitkiler içerisindeki protein oranı son derece yüksektir. Vücutta artan protein direk olarak büyüme hormonu arttırma için etkili olacaktır. Bunun için  baklagillerin bulunduğu yemekleri bol bol tüketmelisiniz. Baklagiller, direk olarak insanlarda doğal bir L-dopa kaynağıdır. Bu sayede kişilerde GH hormonu yani büyüme hormonunun gelişmesi için çok büyük bir etki yapacaktır.
    • Birçok kişinin bilmediği bir şifa kaynağı olan Hindistan cevizi, insanlarda ciddi olarak büyüme hormonunu arttırmaktadır. Aslında Hindistan cevizinin yağı, bu konuda daha etkilidir. Sizlerde bu yağı kullanarak vücudunuzdaki büyüme hormonunu hızlı bir şekilde artırabilirsiniz.
    • Kuru meyveler, büyüme hormonu arttırma için birebirdir. Özellikle kuru üzüm, kuru erik, kuru elma ve kuruyemişler insan vücudundaki hormon seviyelerinin dengelenmesinde çok etkilidir. Bu besinler çocuklar üzerinde hormon artışı için oldukça etkili olmaktadır. Bunun için yemeklerinizde bile kuru üzüm vb. besinler kullanabilirsiniz. Bu besinleri günlük olarak bol bol tüketin.
    • Büyüme hormonu arttırmak için çok büyük bir etkisi olan egzersizleri de bol bol yapmanız gerekmektedir. Bu egzersizler sayesinde hem vücut gelişiminiz sağlanacak hem de büyüme hormonunuzda artış olacaktır. Sizlerde bu uygulamalara geçmeden öne ve uygulamalardan sonra hormon testlerinizi yaparak sonucun ne kadar mükemmel olduğunu görebilirsiniz. 
    Bunların yanı sıra;
    Ananas, susam, esmer pirinç, yoğurt, kırmızı pancar, karpuz, goji meyvesi büyüme hormonlarının artması için çok tüketilmesi gereken önemli besinlerden biridir.
    ]]>
    Büyüme Hormonu İğnesi https://www.hormon.gen.tr/buyume-hormonu-ignesi.html Fri, 07 Dec 2018 20:18:22 +0000 Büyüme Hormonu İğnesi, yüz doksan bir tane aminoasitten oluşan bir hormondur. Büyüme hormonu küçük yaştaki çocukların steroit hormonunun salgılanmaması ile ortaya çıkan bir sağlık durumudur. Bu durum insanın uzuvlar Büyüme Hormonu İğnesi, yüz doksan bir tane aminoasitten oluşan bir hormondur. Büyüme hormonu küçük yaştaki çocukların steroit hormonunun salgılanmaması ile ortaya çıkan bir sağlık durumudur. Bu durum insanın uzuvlarında tam gelişmeme ve boy kısalığı gibi bazı sorunları doğurur. Büyüme hormonu kemik uzamasında, hücre yenilemede, kas gelişiminde ve doku tamirinde kullanılır. Aynı zamanda kemiklerdeki kalsiyumu tutmak içinde bire birdir. Çocuklardaki etkisi yetişkinlere göre daha fazla gözlemlenir. Çocuklarda bu hormon düzeyi düşük olursa veya büyük bir insan ile aynı seviyelerde olursa bu hormonun mutlaka dışarıdan alınması gerekir. Vücuda bu hormon fazla miktarda verilirse büyüme hormonu salgılanması durabilir. Bunun için mutlaka hekim gözetiminde veya hekim ile birlikte sürekli irtibat halinde olunmalıdır. Zaten reçetesiz bu hormonlar kullanılamaz. Günümüzde yasa dışı yollardan bu tür hormon ilaçlarına erişim sağlanmaktadır. Fakat ne olduğu belli olmayan vücuda zararı aşırı derecede yüksek olan testesteron, steroit hormon ilaçlarından kaçınılmalıdır. Yapıları değiştirilerek birden fazla insana bu zamana kadar bu tür ilaçlardan satılmıştır. Reçetesiz ve hekim onayı olmadan bu tür ilaçların yasal olmayan yollarla elde edinilmesinden kaçınılmalıdır. 

    Büyüme Hormonu İğnesini Yasal Olmayan Yollardan Kullanmak,

    Büyüme hormonu iğnesini sadece sağlık problemi olanlar kullanmıyor. Günümüzde spor dalları ile uğraşan, vücut geliştiriciler, koşucular, halterciler, yüzücüler bu tarz ilaçları kendilerine enerji ve vücudunda büyük değişiklik olması için kullanırlar. Bu sporcuların bazıları büyüme hormonunu kendi vücutlarına iğne yoluyla yaparak vücutlarına enjekte etmektedirler. Bu hormonların vücuda fazla alınmasından dolayı bazı iç organlarımızda büyüme yaptığı saptanmıştır. Bunlardan bir tanesi ise kalbimizdir çünkü kalbimizde kaslardan oluşmakta ve vücudumuza kan pompalamaktadır. Kalbimizin büyümesinden dolayı çoğu spor dallarında sporcuların stabil nabızlarının düşük olması gözlenmiştir. Bunun nedeni kalp kasının büyüyüp vücuda bir seferde normal bir insan kalbinden daha fazla kan pompalamasıdır. Bu durum sizin vücudunuz için sıkıntı yaratmıyor ve normal hayatınıza devam edebiliyor iseniz doktorlar tarafından da bir sıkıntı yoktur. Bu durum ilaç kullanmayan sporcular için geçerlidir.Büyüme Hormonu İğnesi Eğer ki bu hormonu vücuda fazla enjekte ederseniz ani ölüm ile sonuçlanabilir. Bunun nedeni de kalbimizin gereğinden fazla kendini yormasıdır. Bazı sporcular kendilerini belirli bir yerde gösterişli kılmak için yada yarışma müsabakalarında daha iri görünmek için kullanırlar. İlerleyen evrelerde bu tarz sporcular genellikle böbrek yetmezliği, kalp krizi gibi nedenlerden dolayı çok ciddi sağlık problemleri ile karşılaşırlar hatta ölürler. Ülkemizde bu tarz ilaçlar reçetesiz satılabilirken, yurt dışında uyuşturucu muamelesi görülüp kesinlikle reçeli yada doktor kontrolü ile uygulanmaktadır. Büyüme hormonu eksikliği olan kişilerde kan şekeri düşüklüğü, psikolojik rahatsızlıklar, uykusuzluk ve metabolizmanın gereğinden az yada çok çalışması gibi bir çok belirti ortaya çıkar. Büyüme hormonu eksikliği yaşamamak için düzenli spor yapmak, sebze ağırlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durma, bol meyve ve vitamin açısından zengin gıdaları tüketmekte fayda vardır. Bu tarz ilaçların sadece genetik olarak doğuştan büyüme hormonu eksikliği olan hastalarda hekim gözetiminde kullanılması gerekmektedir. 
    ]]> Östrojen Hormonu Fazlalığı https://www.hormon.gen.tr/ostrojen-hormonu-fazlaligi.html Sat, 08 Dec 2018 14:33:48 +0000 Östrojen Hormonu Fazlalığı, Östrojen hormonu, kadınların adet düzenlerinde ve kadınsal döngülerinin dengeli bir biçimde işlemesine katkısı olan ve kadınlarda ve erkeklerde bulunan çok önemli bir hormondur. Üreme çağındak Östrojen Hormonu Fazlalığı, Östrojen hormonu, kadınların adet düzenlerinde ve kadınsal döngülerinin dengeli bir biçimde işlemesine katkısı olan ve kadınlarda ve erkeklerde bulunan çok önemli bir hormondur. Üreme çağındaki kadınlarda daha fazla salgılanan östrojen hormonu yumurtalar sayesinde salgılanır ve menopoz durumu, adet döngüsü ve üreme görevlerini üstlenir. Östrojen hormonunun vücuda fazla yada eksik salgılanması vücutta bir takım değişikliklere neden olmaktadır. Östrojen hormonunun fazla salgılanması yumurtalıklarda bir sorun olduğunun işaretidir.

    Östrojen hormonunun fazlalığında;
    • Yumurtalıkların fonksiyonları bozulur ve adet düzensizliği yaşanır
    • Adette meydana gelen düzensizlikler kısırlığa yol açabilir
    • Overlerin östrojen hormonunu fazla salgılanması nedeniyle aşırı kilo alma durumu olabilir
    • Meme ve rahim kanseri riski artar
    • Kalçalarda yağ dokusu giderek çoğalır ve selülitler meydana gelir
    • Yüz yuvarlaklaşır, el ve  ayaklarda şişkinlik durumu ve ödem oluşur
    • Bacak damarlarında kalınlaşma meydana gelir
    • Safra kesesi taşı ve yüksek tansiyon riski artar
    • Vücutta su ve tuz emilimi artar
    • Akciğerde pıhtı olabilir
    • Polikistik over hastalığına neden olabilir.
    Östrojen hormonunun değeri;
    • 0-12 yaş: 2-28 pg/ml
    • 13-15 yaş: 11-38 pg/ml
    • 15-50 yaş: 30-119 pg/ml
    • 50 yaş üzerinde: 10-35 pg/ml
    • Hamilelik döneminde 10-35 pg/ml olmalıdır.
    Östrojen Hormonu Fazlalığı
    Östrojen hormonu fazlalığı nasıl azaltılabilir
    • Alkol kullanımı karaciğerleri yıprattı için vücuttaki östrojen değerlerini yükseltebilir. Bu nedenle alkol kullanımını azaltın.
    • Hormonlu yiyeceklerin içinde bulunan bazı maddeler vücuttaki östrojen değerini yükselttiği için doğal gıdalar tercih edin.
    • Soya fasulyesi gibi soya ürünlerinin çerisinde bulunan izoflavon adı verilen maddenin östrojen oranını artırması nedenle soya ürünlerini tercih etmeyin.
    • Aşırı yağlı yiyecekler vücuttaki östrojen değerini artırdığı için tercih etmeyin ve kilo almamaya özen gösterin.
    • Vücutta yağ oranını azaltacak bazı egzersizler yapın
    • Çinko vitamini bakımından zengin gıdaların östrojen oranını dengeleyeciği için çinko içeren besinler tüketin.
    • Brokoli sebzesi gibi içerisinde DIM adı verilen madde içeren yiyecekler tüketin.
    • Fındık, ceviz, badem gibi yemişlerin içerisinde bulunan yağlar vücuttaki östrojen seviyesinin dengesini kuracağı için bol bol tüketmeye dikkat edin.



    ]]>
    Dht Hormonu https://www.hormon.gen.tr/dht-hormonu.html Sat, 08 Dec 2018 14:53:59 +0000 Dht hormonu, erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun aktif bir versiyonu olan metabolitine verilen addır. Testosteron hormonunun aktif olarak görevini yerine getirebilmesi için 5-Alfa Redüktaz adlı bir enzimle DHT hormon Dht hormonu, erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun aktif bir versiyonu olan metabolitine verilen addır. Testosteron hormonunun aktif olarak görevini yerine getirebilmesi için 5-Alfa Redüktaz adlı bir enzimle DHT hormonuna dönüşmesi gerekir. Testosteron hormonu Tip-2 5-Alfa ve 5-Alfa Redüktaz olarak bilinen iki enzim sayesinde Dht hormonuna dönüşür. Eğer bu dönüşüm gerçekleşmezse testosteron hormonu birçok işlevini yerine getiremez. Dht hormonu henüz bebek anne karnındayken erkek cinsel özelliklerini kazanmasını sağlar.

    Dht hormonu erkek bebeğin cinsel organlarının gelişimi için önemli rol oynayan bir hormondur. Cinsellik haricinde anne karnındaki bebeğin beyni üzerinde de etkili olan hormon, fetusun anne karnında cinsiyetini belirler. Bunların haricinde ergenlik çağında ikincil seks karakterlerinin oluşmasını ve erkek tipi farklılığı sağlar. Ergenlik döneminden önce kız ya da erkek olduğu fark edilemeyen çocuklarda ergenlik dönemine geçildikten sonra bu hormon sayesinde farklılıklar oluşur ve çocuk erkekliğe ilk adımını atar.Dht Hormonu Sakal ve bıyıkları çıkmaya başlar. Sesi kalınlaşır. Cinsel organı büyür ve testislerde sperm üretimi başlar. Bu değişimlerin tümü testesteron hormonunun Dht hormonuna dönüşmesiyle gerçekleşir. Dht hormonunun bir diğer fonksiyonu da prostat dokusunun devamlılığını sağlamak, sperm üretimi ve aerobik kapasitenin artmasında görevlidir. Erkek vücudunda Dht hormonu ömür boyu görev yapar.

    ]]>
    Lüteinleştiren Hormon https://www.hormon.gen.tr/luteinlestiren-hormon.html Sun, 09 Dec 2018 09:29:37 +0000 Lüteinleştiren hormon, kısaca Lh hormon olarak bilinen ve insan vücudunda üretilen kimyasal bir maddedir. Hipofiz bezleri tarafından üretilerek vücuda salgılanan bu hormon insanlarda üreme sisteminin kontrol edilmesind
    Lüteinleştiren hormon, kısaca Lh hormon olarak bilinen ve insan vücudunda üretilen kimyasal bir maddedir. Hipofiz bezleri tarafından üretilerek vücuda salgılanan bu hormon insanlarda üreme sisteminin kontrol edilmesinde görev yapmaktadır. Yani bu hormon ile canlılarda çoğalma gerçekleşir. Kadınlarda yumurtalar üzerinde etkili olan lüteinleştiren hormon, erkeklerde testosteron üretiminde etkin rol oynamaktadır. Yani Lh hormonu hem erkekler için hemde kadınlar için çok büyük bir öneme sahiptir. Bilindiği gibi erkeklerde karakteristik özelliklerin belirlenmesine etkili olan testosteron az yada fazla salgılandığında çok ciddi sorunlar meydana gelmektedir. İşte bu hormonda testosteron üretimini doğrudan etkilemektedir. Bu hormon kadınlarda ise adet döngüsünün 1 ile 2. haftalarında luteinizan hormonunu üretmek için yumurtalık foliküllerinni oluşturmaya başlar. Sağlıklı insanlarda bu durum sürekli olarak ve zamanında gerçekleşerek üremeyi mümkün hale getirir. İşte bu durumda kısırlık sorunlarının neden kaynaklandığınıda anlamış oluyoruz. Kısır olan erkeklerde yada bayanlarda bu hormonun az salgılanması veya aşırı fazla salgılanması gibi durumları ortaya çıktığı için üreme sistemi dengeli olmaz ve kişilerde üreme gerçekleşmez. Bu hormon için tıbbi olarak çok büyük tedaviler yapılamaktadır. Fakat hormonun eksik ya da fazla salgılanmasına neden olan durum düzeltildiğinde sorun kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle ne olursa olsun eğer üreme olayı gerçekleşmiyorsa kişilerde hormon testleri yapılmalıdır.

    Lüteinleştiren hormunun vücuda etkileri ve vücuttaki testi,

    Kadınlarda meydana gelen adet düzensizlikleri, yumurtlama bozuklukları gibi tedirgin edici durumlara neden olan en önemli hormon lüteinleştiren hormondur. Bu hormon aslında hormonlar arasında ana hormondur diyebiliriz. Çünkü diğer birçok hormonun artışından ya da azalışından bu hormon direk olarak etkilenmektedir. Aslında hormon testleri yaptıracak olan kişilerin en çokta bu hormona dikkat etmeleri gerekmektedir. Eğer sizlerde hormon testi yaptıracaksanız, bayanların adetin üçüncü gününde hormon testi yaptırması gerektiğini unutmayın. Çünkü bayanlarda bu hormon, en doğru sonucu adetin üçüncü günü verecektir. Bunun yanı sıra doktorunuz hormon testi sonrasında sizlerden idrar numunesi isteyebilir. Çünkü hormon yüksekliğinden emin olmak için ya da lüteinleştiren hormonun ne kadar fazla olduğunu öğrenmek için idrar testleri yapılmalıdır. Vücutta fazla gelen bazı hormonlar direk olarak idrara karışarak vücuttan atılır. Eğer fazla gelen hormon miktarı aşırı fazla ise bu durumda fazla olan hormonunun tümü atılamaz ve kısırlık durumu meydana gelir. Bu hormon sayesinde erkeklerde ergenlik dönemlerinde penisin büyümesi, bıyık ve sakal çıkması, koltuk altında kıllanma gibi durumlar sağlanırken, kızlarda da memelerin adet oluşumu, memelerin büyümesi gibi değişimler sağlanır. Bu hormon erkeklerde yaş ilerledikçe artmaktadır. Bu nedenle ergenlik dönemi değişimleri görülmeyen kişilerde doktor kontrolü altında lüteinleştiren hormon testleri yapılmalıdır. 

    Lüteinleştiren Hormon
    Bebeklerde lüteinleştiren hormon,

    Lüteinleştiren hormon, aslında bebeklerde de bulunmaktadır. Fakat seviyesi son derece düşüktür. Bu nedenle bebeklik dönemlerinde herhangi bir işleve ya da değişime neden olmaz. Fakat doğumdan kısa bir süre sonra lh hormonu yani lüteinleştiren hormon seviyesi yükselir. Bu hormon bebeklerde 1. yaşta oldukça alt seviyede olurken yaklaşık olarak sekiz yaşlarında ergenlik dönemine girmeden ve ikincil cinsiyet özellikleri gelişmeden lüteinleştiren hormon tekrar yükselir. 
    ]]>
    Erkekte Fsh Hormonu https://www.hormon.gen.tr/erkekte-fsh-hormonu.html Sun, 09 Dec 2018 16:44:25 +0000 Erkekte Fsh hormonu, Fsh hormonu kadın ve erkekte beyinden salgılanan, kadınlarda yumurtalıkları, erkeklerde ise testisleri uyaran bir hormondur. Üreme için gerekli olan sperm ve yumurtayı geliştiren hormon, kadınlarda Erkekte Fsh hormonu, Fsh hormonu kadın ve erkekte beyinden salgılanan, kadınlarda yumurtalıkları, erkeklerde ise testisleri uyaran bir hormondur. Üreme için gerekli olan sperm ve yumurtayı geliştiren hormon, kadınlarda östrojeni, erkeklerde ise testosteronu salgılatır. Fsh hormonunun yüksek olması erkeklerde testislen yeteri kadar işlev görememesine neden olur. Fsh hormonu normal düzeylerde olmadığı zaman kadın ya da erkeğin anne-baba olma olasılığı çok düşüktür. Fsh hormonu her iki cinste üreme sistemini etkilese de her iki cinsi farklı şekillerde etkiler. Erkek ve kadında Fsh hormonu yükselmesine farklı nedenler sebep olur. Fsh hormonunun neden arttığını bilmek Fsh hormonu tedavisinde önemli rol oynar.

    Fsh erkek üremesinde temel bileşenlerden biridir. Sperm büyümesini sağlayan Fsh hormonu yüksek olduğunda testislerde Fsh hormonunu ayarlayan ve inhibin olarak tanımlanan hormonun yeterince üretilmediği bilinir. Bu durum karşısında testislerde bir sorun, belli bir testis sorunu ya da tüm testisleri etkileyen bir sorun olduğu ortaya çıkar. Erkeklerde Fsh hormonu tedavisinde direkt hormon tedavisi değil testislerde hormon nedeniyle açığa çıkan problemin tedavi edilmesi gerekir. Tedavi ise deneyimli bir uzman tarafında yapılmalıdır. Çünkü tedavi büyük ustalık ister. Bazı erkeklerde prolaktin seviyesi çok yüksek olabilir. Bu yükseklik hipofiz bezi salgısından kaynaklanır. Bu sorun ilaç tedavisi ile genelde başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Testis yetersizliği testislerde gelişen bir travma nedeniyle oluşmuşsa Fsh hormonunu tedavi edebilmek için çok şans yoktur. Bu nedenle tedaviyi belirlemek için ve tedavinin başarısı için testis yetersizliğinin neden kaynaklandığı önemlidir.

    Fsh hormonu yüksekse ve düşürülmesi gerekiyorsa ilk önce hormon seviyesinin ölçülmesi gerekir. Hormon ölçümü sonucu yükseklik ya da düşüklük hormonun normal değerleri ile karşılaştırıldığında anlaşılır.

    Erkekte Fsh Hormonu

    Erkeklerde Fsh hormonu kaç olmalıdır

    • 0-6 ay arasında 1.00-4.00 mIU/ml
    • 6 ay-12 aya arası ekek bebeklerde 0.20-3.00 mIU/ml
    • 12 yaş erkeklerde 1.00-15.00 mIU/ml değerlerinde olmalıdır.

    Fsh hormonunun normal değerlerinin her zaman korunması gerekir. Az ya da çok olması birçok sıkıntıya yol açar. Değerleri ölçmek için uygulanan ölçümden sonra değer belirlenerek düzene sokmak için tedavi yapılmalıdır. Fsh hormonu değerleri idrar ya da kan testleri ile ölçülür. Fsh hormonu düzeyi düşükse kadının gebe kalması zordur. Yine yüksek olduğunda gebe kalma şansı neredeyse hiç yoktur. Bu gibi vakalarda ilaç tedavisi ile gebelik sağlanmaya çalışılır, ilaç tedavisinden yanıt alınamazsa tüp bebek tedavisi ile çiftlerde gebelik oluşumu sağlanabilir. Fsh hormonu 25'den daha yüksek değerlerde çıktığında ilaç tedavisi, kendiliğinden ya da tüp bebek tedavisi ile gebelik sağlanma ihtimalide çok düşüktür.

    ]]>
    Hormon https://www.hormon.gen.tr/hormon.html Sun, 09 Dec 2018 23:41:23 +0000 Hormon, beden içerisinde yer alan özel bezler yoluyla salgılanan ve vücutta bulunması gereken dengeyi ve yapısını belirgin bir biçimde değiştiren ve bedeni harekete geçiren doğal bileşiklerdir. Hormonlar, dolaşım sistemi Hormon, beden içerisinde yer alan özel bezler yoluyla salgılanan ve vücutta bulunması gereken dengeyi ve yapısını belirgin bir biçimde değiştiren ve bedeni harekete geçiren doğal bileşiklerdir. Hormonlar, dolaşım sistemi içerisinde salgılanmaya başladıktan hemen sonra etki edebileceği organa doğru yönelmektedir ve bu organa belirli bir şekilde etki etmektedir.

    Bedende yer alan bezlerin arasında da mutlaka bir denge bulunmaktadır. Hormonlar, etki etme sürecini genellikle iki şekilde gösterirler:

    Hormon-sinyal sistemi ve hücre içinde gerçekleşen protein sentez sistemidir. Hormonlar genellikle iç salgı olarak da bilinmektedirler. Üretilmeleri iç salgı bezlerinde gerçekleşir ve kana yollanırlar. Hormon, kelime anlamı olarak bakıldığında uyarma veyahut da uyarıcı anlamına gelmektedir. Hormonlar vücudu tetikleyerek apaçık bir farklılık ya da hareketlilik kazandırırlar.

    Genelde birkaç sâniye içerisinde etkisini gösteren hormonlar varsa dahi birçok hormonun etki başlatması için dakikalar ve hatta bazen saatler geçmesi gerekebilir. İç salgı bezleri yardımıyla meydana gelmiş olan hormonlar sistemine diğer bir isim olarak ‘endokrin sistem’ adı da verilmektedir. Vücutta yer alan her hormonun özellikle de etki ettiği organ ya da dokular( bunlara diğer bir isim olarak “hedef organ” da denilmektedir). Hücrelerin genelinde etki edebilen büyüme hormonu ve tiroksin türünde yaygın olan hormonlar da bulunmaktadır. Fakat bu bahsedilen yaygın ve tesirli hormonlar da her hücrede istenilen tepkiyi vermemektedir. Bunların arasında yer alan büyüme hormonu genelde büyümesi gereken ve büyüme ihtimali bulunan organ ve dokularda etkili olmaktadır. 

    Hormonlar beden açısından düzenleyici bir yapıya sahiptir. İç bütünlük ya da vücudun dengesini sağlamak yönünden yardımcıdır. Doğal bir şekilde üretilen bu kimyasal maddeler bireyin isteği dışında vücut tarafından üretilmektedir. Büyüme, gelişme en belirgin biçimde hormonlarda ortaya çıkmaktadır. Özellikle de ergenlik zamanında yüzlerde ortaya çıkan sivilce ve diğer değişiklikler hormonlardan dolayı
    gerçekleşmektedir.

    Hormon

    Hormonların Fonksiyonları

    • Büyümeye ve gelişimeye yardımcı olmak
    • Stres durumunda kontrolü ele alabilmek
    • Vücutta enerji üretimi ve enerji depolamak
    • Üremek.

    Hormonların enzim üretimi ve bu enzimin kana karışması(yani salınım)belirli bir düzen doğrultusunda gerçekleşir. Hormonlar özel bezler yardımıyla kana aktarılır ve bu şekilde hedeflediği dokuya ulaşınca sorunsuz bir biçimde etki etmektedir.

    Hormonal bozukluğundan dolayı oluşan hastalıklar

    Bu tip hastalıkların başlıca nedeni yine hormonlar ile ilgisi vardır. Hormonların lazım olandan fazla üretimi ya da hormonların gerekenden daha az üretilmiş olması hormonun direnç ve yapısında çeşitli sıkıntıların meydana gelmesine sebep olmaktadır. Hormonların aşırı bir biçimde salgılanması, bağışıklık sisteminde meydana gelen bozukluklar ya da iltihaplanma sonucunda gerçekleşir. Bu durum vücudun olduğundan daha da fazla hormon salgılamasına ve bünyeye zarar vermesine sebep olmaktadır. Bu söz konusu bölge neresiyse örneğin; bazı bölgelerde gereksiz büyüme, aşırı hormon salgılama gibi rahatsızlıklara sebep olmaktadır. Hormonların az salgılanma nedeniyse gerekli olan bezlerin işlevini yitirmesinden dolayı kaynaklanan bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Direnç sorunuysa vücuttaki hormonların hücreye etki edememesinden dolayı gerçekleşmektedir.

    ]]>
    Growth Hormonu Kürü https://www.hormon.gen.tr/growth-hormonu-kuru.html Mon, 10 Dec 2018 13:35:54 +0000 Growth hormonu kürü, bu hormon (growth hormon) beyinde yer alan hipofiz bezi aracılığıyla üretilir. Vücudun büyümesi ve gelişmesinden sorumludur. Eksikliği ciddi sıkıntılara neden olabilir. Bu tip konular her yerde rahatlı Growth hormonu kürü, bu hormon (growth hormon) beyinde yer alan hipofiz bezi aracılığıyla üretilir. Vücudun büyümesi ve gelişmesinden sorumludur. Eksikliği ciddi sıkıntılara neden olabilir. Bu tip konular her yerde rahatlıkla olabilir, anlatacaklarım yağ yakımı ve adale gelişimi amaçlı en randımanlı pozisyonda büyüme hormonunu natürel olarak ne türlü arttıracağımız konusunda olacaktır. 

    Büyüme hormonunun düzeyini (GH) fazla düzeyde tutmaktaki emel, az çaba ve kısa çalışarak nispeten sıkı neticelere ulaşmaktır. Büyüme hormonu uyku anında salgılanır. Uykunun öncesinde düzeyi yükselir. Bebeklerin çok uyuması ve gençler amaçlı uykunun ehemmiyeti bu yüzdendir. 30-35 yaşlarından bu yana bedendeki GH etkinlikleri azalmaktadır ve 80-85 yaşlarına civarı bu azalma devam ediyor. Bu yaşlardan ek olarak sonra süratle imalatı azalmaktadır.  Yapılmış Olan araştırmalar bedendeki natürel büyüme hormonunun gerçek pozisyonda tetiklenmesi yardımıyla, adale gelişiminde %50, yağ yakımında ise %20'ye varacak randıman elde edilebileceğini iddia etmiştir. Bu kürü pro seviyedeki bir sporcunun yapabileceği bir kür olarak düşünmemelisiniz. Büyüme hormonu ülkemizde bilinçsizce kullanılmakta. Fazla meblağlardan ötürü pek çok sporcu çok kısa sürelerde dahi büyüme hormonu kullanmayı denemekte. Halbuki sporcular bilinçsizce yapacakları 3-4 kür mahalline, o küre harcadıkları parayla, ortada seviye bir büyüme hormonu kürü uygulayabilirler. Büyüme hormonu asgari 20 hafta olmalıdır ve anabolizanlarla desteklenmelidir. Size 20 haftalık bir başlama HGH tüketimi ve anabolizan yazılımı sunulacaktır. Programın mantığında 20 hafta sabit büyüme hormonu tüketimi var. İlk 10 haftası uzunca esterli ilaçlardan nihai 10 haftası da kısa esterli definasyona yönelik ilaçlardan oluşmakta. Dileyen 20 hafta uzunca esterde kullanabilir.

    Growth Hormonu Kürü
    Alttaki kürde 10 hafta boyunca aynısı uygulanıyor 
    • Birinci ve onuncu hafta dahil 4 IU Growth Hormonu-750 mg Test.Enanthate-600 mg Boldenon-400 mg Trenbolone  
    11. ve 15 hafta aynısı uygulanıyor
    • 11.ve 15. hafta dahil 4 IU Growth Hormonu-500 mg Test. Proiponat-600 mg Boldenon-400 mg Tren Acetat-300 mg Masteron 
    16. ve 20. hafta aynısı uygulanıyor
    • 16.ve 20. hafta dahil 4 IU Growth Hormonu-500 mg Test.Proiponat-400 mg Tren Acetat-300 mg Masteron-40 mg winstrol tablet 
    ]]> Anti Müllerian Hormon https://www.hormon.gen.tr/anti-mullerian-hormon.html Tue, 11 Dec 2018 02:24:02 +0000 Anti Müllerian Hormon, yumurtalıkta salgılanan 6 mm glikoprotein hücreleri tarafında salgılanan genç hormonların ergenlik dönemlerinde cinsiyet belirleme fonksiyonlarıdır. Anti mülerian hormonu erkek bebeklerde erkeklik orga Anti Müllerian Hormon, yumurtalıkta salgılanan 6 mm glikoprotein hücreleri tarafında salgılanan genç hormonların ergenlik dönemlerinde cinsiyet belirleme fonksiyonlarıdır. Anti mülerian hormonu erkek bebeklerde erkeklik organının oluşumunda etkili hormondur. Sağlıklı erkeklerde Wolf kanalı kadınlarda ise Müller kanalı vardır. Anne karnına düşmüş yeni ceninler erkek olacaksa erkeklik cinsel organının düzgün şekilde olması için Müller kanalına baskı yapar bu baskı nedeniyle Wolf kanalı gelişir. Eğer anti müler hormonu değişimlere uğramışsa müler kanalına baskı yapamaz ve bu durumda doğacak bebek çift cinsiyetli olarak dünyaya gelir.

    Günümüzde ileri yaşta evlilik ve ileri yaşta çocuk sahibi olmak kısırlık olasılığını artırmaktadır. Yaş ilerlediği zaman özellikle 30-35 yaş üzerindeki bayanlarda yumurta canlılığı yumurtanın azalması ve yumurta kalitesinden düşmeler görülür. Yumurtaların kalitesinin düşmesi ciddi anlamda gebelik oranında düşüşlere sebep olmaktadır.

    Aynı zamanda kadınlarda yaş ilerlemesinde embiyolardaki kromozomun anomoni riski yaş ilerledikçe bebeğin genetik bozukluklar ve canlı bebek dünyaya gelmesinde düşüşler meydana gelir. AMH testi yumurtaların canlılığını oranını belirten son dönemlerin en çok yapılan ve en güvenilir testlerden biridir.

    Anti müllerian hormonun üreme çağındaki kadınlar için hayati önem taşımaktadır. AMH ölçümü kadınlarda yumurta sayısını öğrenmek için çok yaygın şekilde yapılmaktadır. Kadında güçlü bir yumurta sayısı olduğu zaman iyi bir ilişki olduğu düşünülür, yumurta sayılarında azalma görülünce kan seviyesinde de düşmeler görülür.

    Anne karnındaki canlı hücrelerde bulunan çekirdeklerin radyasyon, x ışınları, ani sıcaklık değişikliği ve alınan kimyasallar sonunda çekirdekler bozulur ve bozulan çekirdeklerde bebek sağlıklı olmaz. Anti müllerian hormonu anne karnındayken 36. Haftasında kız çocuklarında başlar ve kadınların menopoz dönemine kadar da devam eder.

    Anti Müllerian HormonAnti müllerian hormon testi. AHM bir kan testidir bu test adet döneminde yapılması şart değildir ay içinde herhangi bir gün gidip bu testi yaptırılabilirler. Bu test bir defa yaptırılması yeterlidir, her ay yaptırmaya gerek yoktur. Hastalarda en güvenilir test AMH testidir bu test sonucu eğer hastanın AMH çok düşükse bunun rezervinin azaldığını ve gebelik şansının azaldığı bilinir.

    Yumurtaların azalmasının en büyük sebebinden biri sigara kullanımıdır bunun yanı sıra aileden gelen erken menopoz dönemi, yaşın ilerlemesi, yumurtalarda çikolata kisti denilen kist bulunması bu faktörlerin kadınlarda yumurtalarda azalma görülür. Yapılan testler sonunda yumurtalıklardan iyi veya kötü cevap alınabilir. Bu durumu testten önce anneye anlatmak gereklidir.

    ]]>